Av Özcan Pehlivanoğlu
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Yeni Yıla Vefasızlık ile Başlamak!

Yeni Yıla Vefasızlık ile Başlamak!

featured
0
Paylaş

Bu makale, Rodos ve İstanköy gibi Ege adalarında yaşayan yaklaşık 6000 Türkün maruz kaldığı ağır insan hakları ihlallerini ve kimlik mücadelelerini konu almaktadır. Yazar, Türkiye kamuoyunun ve siyasetinin Gazze veya Kudüs gibi dış meselelere odaklanırken, kendi soydaşlarının maruz kaldığı asimilasyon politikalarını ve vakıf mallarına el konulmasını görmezden gelmesini eleştirmektedir. Adaların fethinin 504. yıl dönümünde, oradaki Türk varlığının eğitim ve dini özgürlükler noktasında yaşadığı büyük kısıtlamalar vurgulanarak toplumsal bir vefasızlık tablosu çizilmektedir. Metinde, bu adalarda yaşayan Müslüman Türklerin Türk kimliklerini koruma çabalarının Türkiye topraklarında yeterli yankıyı bulmaması sert bir dille sorgulanmaktadır. Sonuç olarak yazar, hem bir vicdan muhasebesi yapmakta hem de bu sessizliğe karşı farkındalık yaratarak soydaşlarına olan manevi borcunu ödemeye çalışmaktadır.

 

“Bugün 1 Ocak 2026… İstanbul’da Filistin ve Gazze için yürüyorlar ya onlarca yıldır inim inim inleyen Rodos ve İstanköy Türkleri ne yapsın? Oniki Adalar’da kendini gizlemek zorunda kalan Türkler ne yapsın? Onlar hiç aklınıza gelmez mi?

Yazmayayım söylemeyeyim hatta Fethi Gemuhluoğlu gibi “söz orucu” tutayım diyorum ama bir türlü kendime verdiğim bu sözü tutamıyorum!

Bu kez sözümü tutamamamın nedeni başta Rodos ve İstanköy olmak üzere Ege Denizindeki Türk adaları ve o adalar üzerinde Türklüklerini muhafaza etmiş veya gizlemiş olanlarla ilgili

Rodos Adası 1522 yılında fethedilmiş. Yani 2026 yılı bu fethin 504.yılıdırTürkiye Türklerinin bu 504 yıl, birkaç istisna dışında umuru bile olmadı. Hâlbuki bu konu bir Avrupa ülkesinde veya Yunanistan’da olsaydı o ülkeler ayağa kalkardı. Öyle ya, 504 yıl bu!

Hem Rodos ile diğer adaların Türkiye’nin güvenliği ile ilgili önemini anlatmaya gerek bile yok… Bu adalar Anadolu’nun ayrılmaz bir parçası!

Türkiye Türkleri birçok şeyi unuttuğu gibi çok değerli olan Rodos’un fethinin 504 yıllık geçmişini de unuttu. Onların (kimse onlar!) gündeminde abidik gubidik olarak tanımlayabileceğim çok önemli(!) meseleler vardı. Ama Rodos ve İstanköy ile sadece (diğer adaları saymıyorum bile) o iki adada yaşayan 6000 civarında Türk hiç olmadı!

Biz bu adaları vatanlaştıralı 500 küsur yıl olmuş ama bu durum bizim umurumuzda bile değil. Benim de umurunda değil ama o 6000 civarındaki Türk’ü önemsediğim için vicdan azabı çekiyorum.

Evet, halen Rodos ve İstanköy’de 6000 civarında Türk yaşıyor. Biz bilmesek ve farkında olmasak bile bu insanlar Türk ve Müslüman olarak kalmak için inanılmaz bir mücadele veriyorlar…

1972 yılından bu yana okulları kapalı, bir cami dışında ki o da öğle ve ikindi namazları dışında kapalı bütün camileri kapalı, her türlü insan hakları ihlali onların yaşamının bir parçası, mallarını türlü dalaverelerle ellerinden alıyorlar, vakıf mallarına vatandaşı oldukları Yunanistan el koyuyor, ecdatın mezarlıkları yok ediliyor, sağlık hizmeti almakta zorlanıyorlar ve Türk’üm demeye korkuyorlar… Yani Rodos ve İstanköy Türkleri için yaşam da zor, ölümde!

Hem de bizim onların haklarını korumak için orada uluslararası anlaşmalar ile belirlenmiş bir başkonsolosluğumuz bile var! Tâbi konsolosluğun kapısı Türklere açıksa!

Ama bizim için onların bu hali bir şey ifade etmiyor! Yani umurumuzda bile değil… Ancak Türkiye topraklarında attık mı, mangalda kül bırakmıyoruz! Lafım siyasetle birlikte tüm vatandaşlarımıza…

Rodos’un fethinin 504.yılına girerken ve 2025 biterken onlara büyük bir vefasızlık ettiğimin ben şahsen farkındayım ya siz farkında mısınız?

Siz yılbaşı gecesi eğlenirken, vur patlasın çal oynasın yaparken ya da Kudüs’ü kurtarma tiyatralı içinde İslam devleti kurmanın hayallerini kurarken acaba bu 6000 civarındaki Rodos ve İstanköy’lü Müslüman Türk ne yapıyor, nasıl yaşıyor bu geceyi nasıl geçiriyor diye hiç aklınıza geldi mi?

Benim yaptığım da amma boş hayal! Nereden gelecek aklınıza bu insanlar? Sizlerin onlarla ilgilenecek boş vakti yoktur elbette!

Ne ise yılın son gecesi ben vefamı gösterdim… Hem onları düşündüm hem bir Türk olarak o toprakları yeniden vatana katmanın ince hesaplarını yeniledim ve hem de imanımın gereği onlar için dualar ettim…

Çünkü onlar Türk kalarak bunu fazlasıyla hak ediyorlar…

Rodos ve İstanköy Türkleri, sizlerden milyonlarca kez bir Türk olarak özür diliyorum… Affedin bizleri! Bu fethin 504. yılında yani 2026’da dünyayı ayağa kaldırıp uğradığınız insanlık zulmünü tüm dünyaya anlatabilmeliyiz… Bakalım yapabilecek miyiz? Ama sizde bilin ki, Türkiye topraklarında sizleri unutmayan insanlar var… Yılbaşı’nda ruhlarımız sizlerle oldu ve umarım sizler de bunu hissettiniz!

Merak etmeyin yarınlar dünden daha iyi olacak!

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!