Ercan Çalışkan
Ercan Çalışkan

Bu Hamur Daha Çok Su Götürür (2)

featured

Siz, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın 15 üyenin 11 tanesini kendisinin, 4 tanesini de bir zamanlar kardeşim dediği, eski Cumhurbaşkanı’mız Abdullah Gül’ün atadığı Anayasa Mahkemesi üyeleriyle ilgili olumsuz bir şey düşünebileceğini sanıyor musunuz? Yine siz, Sayın Bahçeli’nin, Sayın Erdoğan’a rağmen Anayasa Mahkemesini kapatabilecek gücüm var diye düşündüğünü sanıyor musunuz?

Geçen haftaki “Bu Hamur Daha Çok Su Götürür” başlıklı yazımı bir “Not”la bitirmiştim: “Bu konu bitti mi?” diye sorarsanız cevabı “Bitmedi!” ama devamı haftaya…

İşte o gün geldi. Birlikte “Daha çok su götürecek bu hamurda neler varmış?” bakalım isterseniz.

Önce kısa bir 21 yıllık Anayasa yolculuğu…

Biliyorsunuz Anayasa’mız 177 maddeden oluşuyor.

21 yıllık iktidarında AKP, Anayasada 12’si kritik, 30’u aynı maddelerde olmak üzere toplam 134 maddede değişikliğe imza attı.

Yani neredeyse 12 Eylül’de kabul edilen Anayasa’nın değişmeyen maddeleri kalmadı. Anayasa’nın değiştirilemeyen ilk dört maddesini hatırlayıp konumuza devam edelim:

  1. Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
  2. Türkiye Cumhuriyeti Devleti insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir.
  3. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.
  4. Türk Devletinin dili Türkçedir.

Şimdi soru şu:

“Değiştirilemeyen ne kaldı da ikide bir gündeme anayasa konusu getiriliyor?”

Ya da soruyu bir de şöyle soralım isterseniz:

“İlk dört madde zaten değiştirilemiyor. Değiştirmeyi geçin; değiştirmesi teklif dahi edilemiyor. Onları geçelim.  Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nde Sayın Cumhurbaşkanı’nın yapmak isteyip de yapamadığı herhangi bir işi yaptırmayan veya Türkiye’nin gelişmesine engel olan hangi madde ya da maddeler vardır da bu konu gündeme gelmektedir?”

Ben gerçekten merak ediyorum. Bu arada yazılarında “değiştirme aşkı”na düşmüş köşe yazarlarını bu kadar motive eden ne olabilir ki? Hiç olmazsa onlar, yukarıdaki soruların cevabını yazsalar da öğrensek diyeceğim ama nerede bulacaksın öyle yazıyı?

Peki bu konuda asıl söz sahibi iki kişiyi motive eden, gerçekte Anayasa değişikliği mi, yoksa hedefte Anayasa Mahkemesi mi var?

“Tam da hedef bu!” diyenleriniz olduğunu duyar gibiyim. Acele etmeyin lütfen. Sizi biraz zamanda yolculuğa çıkarayım. Kararı ondan sonra verin.

Önce 30 Temmuz 2008’ye gideceğiz birlikte… Bu tarihte Anayasa Mahkemesi AKP’nin kapatılması teklifini reddetti. Ertesi gün Sabah gazetesinde Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “Durmak yok, yola devam. Öncelik toplumsal barış!’ mesajı verildi.” demeci yer aldı.

Ve destekleyen gazetelerde sayfalar dolusu Anayasa Mahkemesi övgüleri…[1]

İkinci olarak sizi 18 Haziran 2014 tarihine götüreceğim. MHP Milletvekili Engin Alan, Anayasa Mahkemesi’nin bu tarihteki gerekçeli kararı nedeniyle, 19 Haziran 2014’te Balyoz Davası’ndan tahliye edildi. Bu karara yönelik olarak Sayın Devlet Bahçeli TBMM’de gerçekleşen partisinin ilk grup toplantısında ”İyi ki Anayasa Mahkemesi vardır, iyi ki vicdanı sapmayan hakimler görev başındadır.” demişti.[2]

Tam da burada geçen haftaki yazıyı hatırlamamız gerekiyor.

28 Şubat 2016’da Sayın Cumhurbaşkanı’mız ne demişti: “Anayasa Mahkemesinin verdiği karara uymuyorum, saygı da duymuyorum.”

Peki, 31 Mart 2021’de Sayın Devlet Bahçeli’nin “Anayasa Mahkemesi’nin de kapanması artık ertelenemez bir hedef olmalıdır.” dediğini de hatırladık mı?

Şimdi bunları hatırlayınca gönül rahatlığıyla hâlâ “Tam da hedef bu!”  diyebiliyor musunuz?

Soruyu tersten soralım:

Siz, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın 15 üyenin 11 tanesini kendisinin, 4 tanesini de bir zamanlar kardeşim dediği, eski Cumhurbaşkanı’mız Abdullah Gül’ün atadığı Anayasa Mahkemesi üyeleriyle ilgili olumsuz bir şey düşünebileceğini sanıyor musunuz?

Yine siz, Sayın Bahçeli’nin, Sayın Erdoğan’a rağmen Anayasa Mahkemesini kapatabilecek gücüm var diye düşündüğünü sanıyor musunuz?

***

Peki hedef Anayasa veya Anayasa Mahkemesi değilse ne olabilir? Biz bunları tartışırken başka şeyler olabilir mi? Acaba yine cambaza mı bakıyoruz?

Hadi lafı dolandırıp durmayayım da sizi bazılarınızın “Yok canım, daha neler!” diyeceği bir sonuca götüreyim:

Acaba AKP ile MHP arasında gizliden gizliye bir bilek güreşi mi başladı?

Ne dersiniz?

 


[1] https://bianet.org/haber/gazete-mansetlerinde-mahkemenin-akp-karari-108711

[2] https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/aym-kapatilsin-diyen-devlet-bahcelinin-eski-sozleri-gundem-oldu-2141399

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Zafer Partisi
Zafer Partisi
Giriş Yap

Haberiniz.com.tr ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!