Erol Sunat
Erol Sunat

Gidecek yerim mi var?

featured

Türk siyasetinde geçiş rüzgarlarının esmeye başladığı şu günlerde gidecek yer meselesi bayağı bir netameli… Aynı parti içerisinde taraf olanlar… Yan yana duranlar… Verdiği görüntü başka, fikri zikri başka telden çalanlar…Havaya göre, gücün istikametine göre kendine yeni rota çizenler… Sonra da gidecek yerim mi var? Sen onu benim külahıma anlat derler ya…

“Gidecek yerim mi var? / Diyecek sözüm mü var? / Bunu eller anlamaz / Sana ihtiyacım var”

Bu sözler bir Emre Altuğ şarkısının sözleri…İki binli yılların başlarından itibaren sözleriyle ve melodisiyle oldukça ilgi çekmişti. Hâlâ çok duygulu bir şarkı…

Şarkı güzel, sözler vurgulu, şarkıyı söyleyen öyle bir iz bırakmış ki, o da onun başarısı…

Şarkı en çok nereye mi yakıştırıldı?

Siyasete…Ve siyaset yaptığını söyleyenlere…Üstelik tamda bu günlerde…

Gidecek yerim mi var diyen gerçekçiler, gidecek yerim mi var diyen yalancılar, içlerinde fırtınalar kopanlar, gemileri çoktan yakanlar için sözler adeta “cuk” oturuyor.

Hem de öyle böyle değil…

Ne demişti Hz. Mevlâna?

“Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.”

Sözün doğrusuyla işimiz olur mu?

Keşke olsaydı….

“Gidecek yerim mi var?” diye soruyor ya şarkı sözü…

O söze istinaden, siyasilerde ortaya konuşuyorlar, gidecek yerim mi var diyorlar.

Bu söz bir yerde iyi bir ajitasyon…

Kalmak içinde münasip, gitmek içinde…

*****

Gidecek yerim mi var diye konuşanların cümleyi söyleyenin söyleme biçimine, jest ve mimiklerine, yüzünün aldığı hal ve ahvale, özellikle gözlerine baktınız mı?

Çünkü, gözlerin yalan söyleyemediği, binlerce yıldan beri bilinir. Hele bir de muhatabınızın sizi analiz etme kabiliyeti varsa…Gözler artı sözler artı beden dilinin kendini ele verdiği durumlar üst üste eklendiğinde, gidecek yerim mi var diyenin ne demek istediğini çözmek analiz edenin kabiliyetine kalmıştır.

Derler ki, bizim yanımızda değil…Derler ki, işin başından beri yanımızdaydı, yine yanımızda. Kırılmış amma, taş basmış bağrına…Derler ki, çoktan gitmiş, kalacak yeri de varacak yeri de bulmuş…Derler ki, dili bizden yana, aklı ve gönlü çoktan varacağı yere varmış….

Sözlerin ve gözlerin ele verdiği insan gidecek yer laflarını allasa pullasa ne olacak ki…

Siyasette bu türden geçişler, yeni adresler, yeni duruşlar, ayrılmalar, vazgeçmeler ve daha öteleri mubah sayılır.

*****

Türk siyaseti bir gecede göçen partileri, ardı ardına yapılan istifaları, görevden alınmaları, saf değiştirmeleri, ittifakları, sürpriz ortaklıkları az yaşamadı.

Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz cümlesinin en geçerli olduğu alandır siyaset.

Yan yana gelmezler, selam vermezler, tabanları birbiriyle yıllardan beri kavgalı denen birçok siyasi parti ve görüş, canciğer kuzu sarması olmadı mı?

Gidecek yerim mi var diye sormak neyin nesi mi?

Gidenin yerine gelen keyfi…

Gidecek olana açılan kapıların gıcırtısı…

Daha da çarpıcı olanı…

Gidecek yerim mi var eşliğinde…

Bize geldi diye, bizden gitti diye zil takıp nasıl oynandığının kelimelere ve cümlelere yansıyan hali…

*****

Gidecek yer konusunu halletmiş olanın diyecek sözü olmaz mı?

Aman efendim, ne gerek var?

Gittim, gidiyorum diyenleri sosyal medya açıktan ilan ediyor.

Eskiden ağzında bakla ıslanmaz derlerdi.

Zavallı bakla…Garibim bakla…

Hem ne suçu var baklanın? Sonra efendim, ağızda ıslanacak bakla mı kaldı?

Bakla ateş pahası…

Bakla alan mı kaldı, baklaya dönüp bakan mı?

Bakla sakız bakla olarak kuruldu pazarların baş köşesine, dedikoduyu, laf taşımaları, konuları ifşa etmeyi de, imalı laf çarpmaları da havale etti sosyal medyaya…

Kim kimin yanında, kim kimin kolunda, kim kimin yolunda şöyle bir göz atıverin yeter.

*****

Ne diyoruz yılladır?

Üsküdar’da Üsküdar!

Atı alan Üsküdar’ı geçmiş mi? Üsküdar’ı görememiş mi? Üsküdar neresi bilememiş mi?

Üsküdar neresi? At ne Üsküdar ne nedir işin aslı, nedir bahane?

Sözün özü, bayılırız Üsküdar’ı geçmeye…

İster atla ister lafla…

Ne diyorduk?

Gidecek yerim mi var?

Bu cümle, gitmek için her yolu deneyen, ancak gitmeye muvaffak olamayanlar içinde geçerli mi?

Kim bilir…

Kâhin olmadığımıza göre, gönülden geçenleri ne bilelim?

*****

Önce ne diyorlardı?

Bizden başka gidecek yerleri mi var?

Varmış…

Gemileri yaktıktan sonra…Gitmeyi göze aldıktan sonra…

Gidilir mi gidilir! Bugüne kadar giden hep gitmedi mi?

Gitmek mi zor kalmak mı zor?

Bana sorma gidene sor, kalana sor denmiş…Duruma göre kalınır olmadı gidilirmiş!

Kim demiş?

Bir kal diyene bakmışlar, bir de gel diyene…

Yeminle gitmem. Beni aldığım karardan kimse döndüremez diyenlere dikkat.

İlk önce onların gittiği dünya kadar vaka yaşandı gözlerimizin önünde…

Ne diyorduk?

Gidecek yerim mi var?

Ah Emre Altuğ ah!

Nerden söyledin bu güzel şarkıyı?

*****

Türk siyasetinde geçiş rüzgarlarının esmeye başladığı şu günlerde gidecek yer meselesi bayağı bir netameli…

Aynı parti içerisinde taraf olanlar…

Yan yana duranlar…

Verdiği görüntü başka, fikri zikri başka telden çalanlar…

Havaya göre, gücün istikametine göre kendine yeni rota çizenler…

Sonra da gidecek yerim mi var?

Sen onu benim külahıma anlat derler ya…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Zafer Partisi
Zafer Partisi
Giriş Yap

Haberiniz.com.tr ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!