Yazar Celal Duruoğlu, Türkiye Milli Futbol Takımı’nın Dünya Kupası’ndaki başarısız başlangıcını sert bir dille eleştirerek teknik direktör Montella’nın sistemini yetersiz bulmaktadır. Metinde, kadro seçiminde liyakat yerine torpil yapıldığı öne sürülürken, fiziksel gücü yüksek rakiplere karşı santrforsuz oyun anlayışının iflas ettiği savunulmaktadır. Milli takımın taktiksel hataları ve oyuncu tercihleri üzerinden stratejik bir analiz sunulurken, Paraguay maçı öncesi karamsar bir tablo çizilmektedir. Ayrıca yazar, TFF yönetimini, yabancı kuralını ve kulüp takımlarındaki teknik direktör değişikliklerini de içeren geniş bir futbol değerlendirmesi yapmaktadır. Yazı, Türk futbolundaki yönetimsel ve teknik zafiyetlerin uluslararası arenada alınan sonuçlara doğrudan yansıdığını vurgulayan eleştirel bir genel bakış sunmaktadır.
Merhaba değerli okurlarımız, Dünya Kupası başladı. Bizim için kötü bir başlangıç oldu. Ne yazık ki, “Mağlubiyetten Öte” sonuçları olacak gibi görünüyor…!
Milli Takım’ı “babasının çiftliği gibi” liyakatle değil de, “torpille” belirleyen Montella’nın “santrforsuz sistemi” Avustralya maçında iflas etmiştir…! Dünya Kupası elemelerinde güçsüz takımları bile zorla yenebilen bir Milli Takım vardı… Ancak skor yazarlarımız bu durumu görmezden geldiği için Montella rahat edip, eleştirilmeden Dünya Kupası’na gitti…!
Montella, “Okan Buruk’un yabancı versiyonu” gibi…! Nasıl mı? Onun da B planı yok, onun da “manevi evlatları” var…! O da kim olursa olsun aynı oyunu oynatıyor…! Montella döneminde Türk Milli Takımı kendi gücündeki takımlara üstünlük sağlayamadı…!
Peki neden? Milli Takımımızın “santrforsuz sistemi” ve “manevi evlat” uygulamalarından tabii…! Avustralya Milli Takımı niçin kazandı? Disiplin, fizik güç ve ciddiyet… İşte bu üç özellik yetti de arttı bile. Montella’nın “vasat hocalığı” sayesinde bu durumdayız.
Gelelim kadromuza. Savunması “uzun boylu” futbolculardan oluşan takıma karşı, santraforun Kerem…! Futbolun en temel kuralı: “Uzun boylu ve fizikli savunmalara” asla yan ortalarla oynayamazsın… Ne yaparsın? Çok basit bir kural: “Yerden ve hızlı oyuncularınla” değişerek oynarsın ki defansın dengesi bozulsun…! Bitmedi; Barış, Kenan ve Yunus ile bu işi yaparken, onların arkasına Arda’yı koyarsın. Orta sahada ya Hakan ya da Orkun’u oynatırsın…! Ben olsam Orkun’u oynatırdım. Olmadı, ikinci yarı Hakan’ı oynatırsın. İrfan kadroda varsa onu da eklerim. Savunmada asla Merih’i* oynatmam; Abdülkerim ile Ozan ile başlardım. Bu arada Zeki gibi sıradan bir bekle asla oynamazdım, Mert oynar…!
İkinci yarı geridesin, ne yaparsın? Orta saha ile sağ bek çıkarıp aynı tip oyuncu mu alırsın? Barış gibi takımdaki en fiziği güçlü oyuncuyu mu çıkarırsın…! Montella ne yapmaya çalıştı? Fark yememeyi amaçladı. Çünkü Montella’nın, kendi gücünde ya da fiziği üstün takımlara karşı oyun planı yok…! Eeee, hak edeni değil de “manevi evlatlarını” seçersen sonu bu olur…!

Paraguay maçı ne olur? Bu maçtan iyi olma olasılığı var mı? Rakibi izlemedim. Ancak anlatılanlara bakılırsa, “Zor dostum zor…!” Paraguay “zor gol yiyen” bir takım…! Paraguay genelde ilk yarıyı berabere bitiren bir takım…! Bitmedi, eğer Montella; Merih gibi, Samet gibi “manevi evlatları” ile maça başlarsa, Paraguay’ın geniş alanı iyi oynayan futbolcularına gün doğar. Bu maçta ilk golü yersek işimiz çok ama çok zor olur…! Bu takım yenilgilerini daha çok “tek farklı” alan ve çok zor gol yiyen bir takım….! Bu arada “Güney Amerika takımı” olması dolayısıyla futbol altyapısı ve bilgisi daha güçlü bir takım.
Yarın sabah Paraguay ile “berabere” kalırsak gruptan çıkmamız kesinlikle hayal olur…! Bu arada üçüncü olan “üst tura çıkar” diye bir kural da yok; en iyi 8 takım çıkacak. Paraguay maçını kazanmak da yetmeyebilir…!
Dünya Kupası başlamadan önce tahminim, Milli Takımımızın grupta “iki puan” alacağı yönündeydi…! Ancak Avustralya maçı tahmin ettiğim gibi bitmedi…! Umarım Montella “saçmalardan seçmeler” yapmaz da grubu “üç puanla” bitiririz. Çünkü ABD karşısında takımımızın asla şansı yok…! Bakacağız ve göreceğiz. Umarım yanılırız da sevinerek moral buluruz…!
Montella döneminde, “fiziken bizden güçlü” ya da “hem fizik hem de teknik” yönden üstün takımlara karşı başarımız yok….! Dünya Kupası; ne Avrupa Kupası’na ne de Uluslar Ligi “C ve B” grupları maçlarına benzer…! Oralarda senden güçsüz takımları zarla zorla yendin ya da berabere kaldın…!
TFF Başkanı’nın “Galatasaray alerjisi” devam ediyor. Türk futbolunun ve Galatasaray’ın “Efsane Hocası” Fatih Terim’e sarf ettiği sözler bunun kanıtı… Beyefendi, Fatih Hoca’nın sözlerini dinlemeden ve anlamadan “saygısızca eleştirmeye” kalktı. TFF Başkanı bir demeç verirken karşısındaki ne demiş, ne söylemiş iyice dinler ve anlar, öyle konuşur. Bu saygısız beyefendi, “Fenerbahçe tarafı” ne derse desin, ne yaparsa yapsın “sesi çıkmayan” bir zavallı maalesef…! Gücün yetiyorsa Fenerbahçe Başkan Adayı Hakan Safi’ye sesini yükseltsene! Milli maç öncesi yapılan “Merih Demiral ve Hakan Çalhanoğlu” görüşmelerine ses çıkarıp eleştirsene…! Yapamazsın; sen daha başkanlığını yaptığın Trabzonspor’un “şampiyonluk kupasını geri alacağını” söyleyip bu sözünü yiyen, Fenerbahçe’nin her dediğini yapan birisin…! Dünya Kupası sonrası makamı bırakacağın konuşuluyor, bir an önce git ve Türk futbolunu kurtar…! Bu arada gelen gideni aratır mı…! Bilemeyiz.
Çok kısa “Yabancı Oyuncu Kuralına” değinelim. TFF Başkanı’nın doğru yaptığı tek uygulama… 10+4 kuralı son derece isabetli bir karar bence. Vasat Okan Buruk gibiler için kötü tabii…! Ben olsam 7+7 yapardım ya da “takım içinde en az iki tane 20 yaşında yerli oyuncu” kuralı da koyardım…! Neymiş, Avrupa kupalarında bu kural nedeniyle Vasat Okan Buruk zorlanırmış…! Siz merak etmeyin; 14 yabancı oyuncu kuralı bile olsa, ne Vasat Okan Buruk ne de Türk takımları bu kafa ve mantıkla Avrupa’da başarılı OLAMAZ…!
Son söz; Fenerbahçe’nin “sözde yeni, özde eski hocası” İsmail Kartal hayırlı olsun. İsmail Hoca ile Talisca’nın işi biter, İrfan yerine döner. Transferleri şimdilik görmediğimiz için kadro hakkındaki düşüncemizi sezon başı paylaşırız. Ama Muriqi ile bu iş olmaz, bunu belirtelim. İsmail Hoca’ya başarılar diliyorum.
Paraguay maçında Milli Takımımıza başarılar diliyoruz. Umarım yanılırız da zor günler geçiren yurttaşlarımızın yüzü güler. Hoşça kalın.
NOT: Bize ulaşmak isteyen dostlarımız ve okurlarımız [email protected].tr adresine mail atabilir. Düşünce ve önerilerinizi bekliyoruz. Sevgiyle kalın.