Yazar Nazım Peker, bu metinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in siyasi liderliğini mercek altına alarak kendisine yönelik bir dizi stratejik tavsiye sunmaktadır. Özel’in enerjisini takdir eden yazar, partinin geçmişteki hatalardan arınması için Atatürk ilkelerine bağlı ve ulusalcı bir çizgiye dönülmesi gerektiğini savunmaktadır. Metinde, bölücü unsurlarla araya mesafe konulması, Türk kimliğinin daha gür bir sesle vurgulanması ve Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanlığı adaylığının desteklenmesi gibi somut öneriler ön plana çıkmaktadır. Ayrıca, mevcut siyasi ittifakların ve parti içi dengelerin gözden geçirilerek yerli ve milli bir sosyal demokrasi anlayışının benimsenmesi talep edilmektedir. Son olarak yazar, CHP’nin aldığı yaraları sarması için bu dönemin tarihi bir fırsat olduğunu belirterek Özel’i kapsayıcı ama öz değerlerinden kopmayan bir politika izlemeye davet etmektedir.
Ö. Özel’in kimi söylemlerini beğenmesem de takdir etmekte bir sakınca görmüyorum.
Genç ve dinamik. Müthiş bir enerjisi var.
İhtiraslı K. Kılıçdaroğlu’nun, yılların ve ulu önder ATATÜRK’ÜN partisi CHP’yi ne hallere getirdiği ve kimlere hizmet ettiği artık kamuoyunca biliniyor.
Ben meslek hayatımda, Baykal yönetimindeki CHP’den gördüğüm zulüm ve eziyeti asla unutamam. Ama olup bitenler de bir Türk aydını ve eğitimcisi olarak içime sinmiyor.
Elbette bu, CHP’nin parti içi meselesi. Benim bu işe karışmam ne haddimdir ne de hakkım. Bir eğitimci olarak iktidara yürüyen CHP’nin böylece önünün kesilmesine hukuk ve etik açısından gönlüm razı değil.
Bunun için Sn. Özel’e birkaç öneri ve tavsiyede bulunmak istiyorum.
Eğer ki yeni bir parti kurma aşamasına mecbur olur ve kurarsanız:
Son günlerde kamuoyunda, “Özgür Özel hep Kürt lafı ediyor, Kürt hakları diyor” söylemine karşı, Türk kelimesini de sık sık telaffuz ediniz.
Kılıçdaroğlu’ndan devraldığınız başta S. Tanrıkulu olmak üzere ne kadar bölücü, Türklük karşıtı CHP görünümlü var ise yeni partide onlara yer vermeyiniz.
Partiyi Atatürk’ün kurduğu felsefe ve doktrinlerle kurunuz ve O’nun izinden ayrılmayınız.
Mutlak butlan meselesi için oturduğunuz söylenen katil PKK’ya, Apo’ya güç ve meşruiyet verme ve çözülme amacı olan “Terörsüz Türkiye” masasına kuvvetli bir tekme vurunuz.

Sağa sola sapmadan, parti ve ideoloji kaygısı düşünmeden Sn. Mansur YAVAŞ’ı cumhurbaşkanı adayı gösteriniz.
Kimilerince sizin kamburunuz olduğu söylenen İmamoğlu kamburundan da kurtulunuz.
Gerçek Türk solu, yani sosyal demokrat olunuz. Bizdekiler hariç dünyadaki tüm solcular; yerli, millî ve ulusalcıdırlar.
Sakın ola Sn. Erdoğan’ı taklit ederek: “Milletim/milletimiz” demeyin. Bu asil milletin adı anlı şanlı Türk milletidir. Bu adı ara sıra da olsa söylemeyi ihmal etmeyiniz.
Ne olur lütfen yüce İslam’ı Araplaşmak olarak gören günümüz Sünnileri gibi siz de İslam’ı Araplaşmak olarak görmeyiniz. Bu İslam, asla ve asla ne Arap dinidir ne de Araplaşmaktır.
Lütfen rica ediyorum, Sn. Erdoğan gibi etnik kimlikleri sayarak birlik sağlamaya yeltenmeyiniz; sağlayamazsınız, sağlanmaz.
Şartlar gerektirirse, bir başka siyasi partiyle birliktelik oluşturarak bu süreci daha az zararla atlatmak da bir başka seçenek olmalıdır.
Rahmetli S. Demirel’in: “Demokrasilerde çare tükenmez” sözünü de dikkate alınız.
Bunları unutmayınız.
Partiniz CHP, ne acı ve ne yazık ki bu süreçte büyük ve onulmaz bir yara aldı. Bunun telafisi, aylar hatta yıllar alabilir.
Bu travmayı kolay atlatmak engin bir zekâya ve kıvrak bir siyasi plana bağlıdır.
Bunu sizin ve ekibinizin göstereceğine inanıyorum.
Bu altın fırsatı kaçırmayınız.
Esen kalınız.