Mehmet Özkendirci
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Kuyruk Muhabbetleri

Kuyruk Muhabbetleri

featured
0
Paylaş

Mehmet Özkendirci’nin kaleme aldığı bu metin, ucuz ekmek kuyruğunda bekleyen farklı kesimlerden insanların sosyo-ekonomik durumunu ve siyasi bakış açılarını çarpıcı bir dille yansıtmaktadır. Kuyruktaki emekli ve dar gelirli vatandaşlar, yaşadıkları maddi imkânsızlıklara rağmen mevcut yönetime olan sarsılmaz bağlılıklarını şükür kültürü üzerinden dile getirmektedirler. Yoksulluğun kanıksandığı bu diyaloglarda, temel ihtiyaçlara erişimin zorluğu ile devletin itibarı arasında kurulan trajikomik bağ dikkat çekmektedir. Hikâye boyunca karakterlerin birbirleriyle olan etkileşimleri, toplumun bir kesimindeki kanaatkârlık anlayışının ulaştığı uç noktaları gözler önüne sermektedir. Sonunda ekmeğin bitmesiyle dağılan kalabalık, içine düştükleri yoksunluğu diğer ülkelerle kıyaslayarak meşrulaştırmaya devam etmektedir. Yazar, bu ironik anlatımıyla toplumsal gerçekliği ve ideolojik sadakatin bireysel yaşam standartlarının önüne geçişini etkileyici bir şekilde özetlemektedir.

 

Arefe günü ucuz ekmek kuyruğunda bekleyen bir emekli: “Allah Erdoğan’dan razı olsun… Bu bayram öncesi de ikramiyemizi erkenden verdi. Yoksa ne yiyecektik mübarek bayramda? Baklava alamasam bile dört tane kerhane tatlısı alırım, maksat ağzımız tatlansın. Torun için de biriktirdiğim kefen banktan bir şeyler ayarlarım.” Arkada sıradaki emekli: “Şükürler olsun bu günümüze. Sağ olsun Erdoğan iktidarı zamanında kefen mezar parası yok. Allah ondan razı olsun…”

Öndeki işçi sağ olsun; “Aç öleceğiz ama kefensiz gömülmeyeceğiz” diye alaycı bir şekilde sırıttı. Mesajı almayan onun önündeki emekli: “Yahu önceden kıçımıza giyecek don bulamıyorduk. Şimdi öyle mi? Yamalı olsa bile bir çift donumuz var. Allah Erdoğan’dan razı olsun. Efendim, aza kanaat getirmeyen çoğu bulamaz.” “Haklısın,” dedi öndeki hanım teyze… “Bir pişimlik aşım, kaygısız başım derdi merhum eşim.” “Açından ölmesin,” dedi yeni yetme bir velet… “Teyze, yok be oğlum; merhum açlığa talimliydi, veremden öldü.” “Allah rahmet eylesin,” dedi gözlerini teyzeden ayırmayan yetmişlik zampara dede. “Bu Erdoğan her şeyi iyi yaptı ama dul kadınlara maaş bağlamayı kötü etti. Altı yıldır dulum, evlenecek bir hanım bulamadım.” Önündeki bastondan destek alan emekli öksürerek söze girdi: “Yahu dini nikah yap sen de, ben dört yıldır çift maaş alıyorum.” Arkadaki emekli eğilerek kulağına fısıldadı: “Bağırma öyle sağıra duyurur gibi, yerin kulağı var. Allah Erdoğan’dan razı olsun… Soğan ekmek yeriz ama Erdoğan’ı yedirmeyiz… Tabi ya, devletin itibarı önemli.” Belediyenin ucuz ekmek kuyruğu uzayıp giderken büfede görevlinin sesi duyuldu: “Ekmekler bitti…

“Eh, kısmet bu,” dedi en ön sıradaki emekli. “Bunu da bulamayan Afrika’daki açlar var. Bu bayramda makarna yeriz ama Reis’i yedirmeyiz…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!