Mehmet Özkendirci

BOP ve NATO

featured
0
Paylaş

Bu köşe yazısı, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) çerçevesinde bölge sınırlarının yeniden çizilmesini ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Ortadoğu’daki askeri müdahalelerini eleştirel bir dille ele almaktadır. Yazar, İran ve ABD arasında yaşanan gerilimi merkezine alarak Türkiye’deki askeri üslerin bu çatışmalardaki stratejik rolüne ve olası güvenlik risklerine dikkat çekmektedir. İsrail’in bölgesel çıkarları ile PKK gibi yapıların “Büyük Kürdistan” idealinin bu kaos ortamından nasıl beslendiği üzerinde durulmaktadır. Ayrıca, siyasi liderlerin kararları ile toplumsal tepkiler kıyaslanarak savaşın küresel enerji piyasaları ve ekonomik dengeler üzerindeki yıkıcı etkileri vurgulanmaktadır. Son olarak yazar, ABD’nin dış politikasını tarihsel örneklerle sorgularken emperyalist müdahalelerin bölge halkları üzerindeki karanlık mirasına işaret etmektedir.

 

Condoleezza Rice, ABD’nin siyahi eski dışişleri bakanlarından biri oluyor kendileri. Onu bize hep hatırlatan BOP, yani Büyük Orta Doğu Projesi… Yani Kuzeybatı Afrika’dan Türkiye dahil 22 ülkenin sınırlarının değiştirilme projesi.

Yani ülkelerin bölünüp İsrail için küçük lokmalara dönüştürülmesi. T.C. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, Condoleezza’nın söylediklerinden habersiz olmalı. Olsaydı, “Biz de bu projenin eş başkanlarından biriyiz” demezdi, değil mi?

BOP’un son lokmaları Irak ve Suriye’de yaşandı. Bu ülkeler şimdilik ikiye, üçe bölündü. Bugünlerde sıra İran’da olmalı ki ABD, okyanus ötesinden İran’ı sözde tehdit, özde ABD’li Yahudi patronların isteğiyle İran’a savaş açtı.

Savaşın ilk saatlerinde İran rejiminin başkanı ve önde gelen subay ve yöneticileri ani bir baskınla etkisizleştirildi. İran, bu savaşta ABD’nin saldırılara karşı kullandığı Müslüman ülkelerdeki askerî tesislere füze atışları yaptı. Bu konuda Sayın Erdoğan, İran’ı suçladı. Siz olsanız bu durumda kayıtsız kalıp ülkenize komşularınızdan bombalar, füzeler atılmasına seyirci mi kalırdınız? Türkiye’de İncirlik ve Yumurtalık üsleri, ABD ve destekçisi İsrail’in gözü kulağı. Son olarak Konya’dan havalanan NATO’nun büyük patronu ABD uçağı, İran’ın askerî ve stratejik noktalarını tespit etti. Bu durumda, İran üsleri olan Arap ülkelerini bombaladığı için biz de hedef haline gelmiş olabilir miyiz?

Kuzey Suriye ve Kuzey Irak’tan sonra, İran-Türkiye sınırındaki PKK güçleri devletçik kurma düşlerindeler, “Büyük Kürdistan” hayaliyle… İran’da ABD’nin yerine kara ordusu görevine talip olmuşlar.

İran saldırısı sadece İran’ı değil, komşu Arap ülkelerini etkilediği gibi yakın bir sürede petrol ve doğal gaz satışlarının askıya alınmasıyla Avrupa ve dünyayı da etkileyecek.

Netanyahu, iktidardan düşerse kendisini nelerin beklediğini biliyor, yaptığı yolsuzluklar nedeniyle. Trump’ın geleceği de pek parlak değil. Trump, bu savaş için Kongre’den izin alma gereği bile duymamıştı; Menderes’in Kore’ye asker gönderirken TBMM’den izin almadığı gibi. ABD halkının %21’i bu savaşta yanında, kendi seçmeninin yarısı ise savaşa karşı.

ABD, geçmişteki Vietnam bataklığını unutmuşa benziyor. Uçaklar dolusu gelen ABD askeri tabutları, “Bizim Vietnam batağında işimiz ne, neden eş ve çocuklarımız ölüyor?” diye büyük tepki toplamıştı.

Yakında İran’da bu sayıların artması, ABD’nin komik “DESTANSI ÖFKE” adını koyduğu savaşın bitmesiyle sona erebilir. Destansı Öfke bana ABD’nin Özgürlük Anıtı’nı hatırlattı. Hatırladıkça hep gülerim. Özgürlüğü sadece kendi ülkesi için hak sanan, dünyada ABD’den başka özgürlük düşmanı ülke var mı?

Gelecek sayfamda ABD’nin Irak işgaliyle ilgili çizimlerimi paylaşacağım. Sarı Şeytanlar ABD’de hiç eksik olmadı, olmayacak da… Bushlar gider, Trumplar gelir.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!