Mehmet Edip Ören
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Siyasetin Çıkmaz Sokağı ve Milliyetçi Çözüm

Siyasetin Çıkmaz Sokağı ve Milliyetçi Çözüm

featured
0
Paylaş

Bu köşe yazısı, Türkiye’nin güncel siyasetini, ekonomik sıkıntılarını ve toplumsal meselelerini sert bir dille eleştiren bir köşe yazısı niteliğindedir. Yazar, iktidarın ve muhalefetin mevcut tutumlarını samimiyetsiz bularak, çözümün Mansur Yavaş etrafında kenetlenen bir milliyetçi ittifakta olduğunu savunmaktadır. Emeklilerin maruz kaldığı ekonomik haksızlıklara ve terörle mücadeledeki stratejik hatalara dikkat çeken yazı, ülkenin içinde bulunduğu siyasi düğümlere karşı uyarılarda bulunmaktadır. Ayrıca yolsuzluk eleştirileri ve parti içi stratejiler üzerinden, siyasi aktörlerin halkın çıkarlarından ziyade kendi ikballerini düşündükleri vurgulanmaktadır. Metin, mevcut siyasi düzenin değişmesi gerektiğini savunan ve toplumsal adalet arayışını dile getiren keskin bir perspektif sunmaktadır.

 

Cüce Şubat’ın sonuna geldik. İkinci Cemre de düştü. Bahar uyanmaya hazırlanıyor.

Kupkuru odunların canlanması, bereket fışkırması; acaba bizde neleri çağrıştırıyor?

Tekrar uyanıp hesap verme günü yaklaşanlar, ikincisi düştü üçüncüyü beklerken saçlarına düşecek cemresi kalmayanlar, hâlâ pervasızca kul hakkı yiyenler, o sorgu gününü unutanlar.

Cenab-ı Allah’ın gazabından korkmaz mısınız? ABD’deki çiftliklerin, Londra’daki mülklerin, Malezya’daki kulelerin, kamyon yükü paraların vesaire size hiçbir faydasının olmayacağını nasıl akıl edemezsiniz? Herkese merhabalar olsun.

Türkiye birden büyüktür…

Küçük Kripto Özgür, bir taşla 3-5 kuş vurmaya çalışıyor.

İmam’ı aday ilan ederek onu aç kurt sürüsünün önüne attı. Muhataplar da gereğini yaptı.

Ekrem İmam iktidar değişmeden, değişince de üniversite ve mahkeme işleri halledilmeden CB adayı katiyetle olamaz.

Bu arada “Bizim CB adayımız” demek ve de bunun üzerinden kendi propagandasını yapmak, sadece AKP ve RT’ye yarar.

Kripto bunu bilmiyor mu? Bal gibi biliyor… Ekrem İmam’ın çift taraflı olarak aceleyle harcanması sağlanınca, Mansur Başkan’ı da halletmek için uzun bir süre kaldı.

Güdümlü mahkemeler bir iki teşebbüste bulundu ama pırıl pırıl geçmişi sayesinde netice alamadılar… Önümüzde çok zaman olduğundan, akla hayale gelmeyecek başka yollar devreye sokuldu.

Ne mi? Mansur Başkan’ın olmasını istediği Keçiören Belediye Başkanı istifa ettirildi ve AKP’ye katılması sağlandı.

Birçok Ankara içi belediyenin de namlunun ağzında olduğu bilgileri servis ediliyor. Hedef, direkt Mansur Başkan.

Onu itibarsızlaştırmak ve CHP seçmeninin gözünden düşürmek ana gaye. Bu neyi getirir?

Zaten parti elinde olan Küçük Kripto Özer’in, “Ne yapayım, başka çare kalmadı, ben aday olmak zorundayım” demesini sağlar.

Burası tamam, şimdi işin ikinci kısmına bakalım… DEVA + Gelecek + Demokrat + Saadet + Yeniden Refah bu sefer CHP olmadan yeni bir altılı masa modeli üzerinde anlaşmak üzereler; ama gel gör ki başta Erbakan olmak üzere teker teker CB adaylığı açıklıyorlar… CHP ise İYİ Parti ile flört yapıyor.

Yani ha Ali-Veli veya Veli-Ali, değişen bir şey yok.

Özet olarak kaybedilen bir önceki seçimin şablonu aşağı yukarı oluşmuş durumda.

Sizce önümüzdeki neticeyi değiştirir mi yoksa pekiştirir mi? CHP iktidarın tek alternatifi olarak lanse edilecek.

Kabul gördüğü andan itibaren de güvenilemeyeceği öne çıkarılacak. Bu durumda tek alternatif kim kalacak? Bu ana hattın teferruatına şimdilik girmeyeceğim.

Zamanla, olaylar geliştikçe konuları açarım… Peki iyi hoş da çare ne diyenlere tek adres var diyorum.

İçine merkez sağı da almış, Mansur Başkan’ın CB adaylığı etrafında kenetlenmiş Milliyetçi Cephe’dir diyorum.

Kurtuluşun başka adresi kalmamıştır. Komple bütün oyunları bozacak tek sistem de budur…

Bir aralar seçim propagandalarında Erdal İnönü gündeme taşımıştı. “Limon gibi sıkılacaksınız” demişti.

Şu an için bu tarife en uygun kesim emekliler… Limon gibi sıkılmayı bırakın, öldürücü darbelerle siyasi lince maruz kalıyorlar… Bir örnekle anlatmaya çalışayım.

Bankaya %40 faiz ile para yatırdınız. Vadesi geldiğinde sizlere %10 verilip “Bu kadar yeter” denmesi hoşunuza gider mi?

Kabul edilecek bir durum mudur? İşte emeklinin vaziyeti de bu… Kesilen paralarının getirisi aylık 80-90 bin lira olması gerekirken, “Sana yirmi bin lira yeter” deniyor.

Ben eski memur derneği (Ülküm) genel merkez yöneticisiyim. Sendikalaşmadan sonra ismi Kamu-Sen oldu.

Bu sıfatımla işi bir kademe daha ileriye taşıyorum… Emekli, parasının getirisini alıyor. Kimsenin başına yük değil.

Peki vefatında ne oluyor? Getirisini aldığı ana para hazineye kalıyor. Kalmasın kardeşim; o da mirasçılarına verilsin, haksız mıyım?

PKK meselesinde, bakın Kürt Meselesi demiyorum, takke düştü kel göründü… Olayın “Çözüm Süreci” olarak lanse edilen “Çözülme Süreci” olduğu anlaşıldı… Leş başkanların pis ağız kokuları havayı bozdu.

Baklalar lağımlardan düşüp yerlere saçıldı. Anayasa’nın 66. Maddesi çok net bir şekilde gündemde.

“Ama abi bunlar Müslümancı”lar ve “beyinsiz Türkmen” için çok anlaşılır biçimde söylüyorum… Türklük kağıt üzerinden de yok edilmek isteniyor.

Sarı Öküz’ü isteyenler kararlı. Bir muhterisin ikbali için her şeyi yapacağını bildikleri için de çok doğru bir zamanda oldukları kanaatindeler… Şimdilik bu kadar.

Teferruat için malzeme elimize mutlaka gelecektir…

Ca-Ce (Canlı Cenaze) tekrar PKK düşmanı olur mu?

DEM Parti sokağından geçenleri bile hain ilan eder mi? Benim yaşımdakiler bilir; bir aralar meşhur dansöz Tayyibe vardı.

Garibim bu günleri görseydi mutlaka “Ben bunlar kadar kıvıramam” diyerek işi bırakırdı… Bu ülkede artık “olmaz” diyeceğimiz bir şey kalmadı.

Albızların canını alasıca ihtiyar bunak, ihanet yolunda dur durak bilmiyor.

Son olarak Apo itinin statüsünü Başmüzakereci olarak ilan etti.

Teröristbaşlığından başmüzakereciliğe… Allah’ım aklıma mukayyet ol… Afrika ülkeleri, muz cumhuriyetleri bile teröristle aynı masaya oturmaz.

Biz, yok etmek üzere olduklarımızla masaya oturuyoruz. Ey bunak, sen git istersen Apo itinin kucağına otur ama bu milletten elini çek.

Şimdiye kadar bahsettiklerimizden gündem olmayanına rastlamadık. Ne AKP ne CHP dedik. Milliyetçi ittifakı önerdik. Semeresini aldık.

Son anketteki bu tip sorgulamada ittifak %20’lerde oy aldı.

Bir de gerçekleşsin, en az %30-40’a varır… Buradaki gevşeklik ve ağırdan alma, ihanetin de ötesidir; biline…

CHP nasıl AKP’nin teminatıysa, Galatasaray’ın şampiyonluk teminatı da Fenerbahçe’dir.

Bu güzide kulübümüzün taraftarlarının sık sık kanser taramaları yaptırmaları, sağlıkları açısından büyük bir önem arz etmektedir…

Gene aldık başımızı gittik. Yarına da malzeme kalsın mı? Peki… Hepiniz Yüce Allah’a emanetsiniz. Hoşça kalınız…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!