Yazar Nazım Peker, günümüz dünya düzeninin büyük bir değişim sürecinden geçtiğini ve gerçek küresel gücün ileri teknoloji, ekonomi ve askeri kapasiteye dayandığını savunmaktadır. Metne göre ABD, özellikle CIA aracılığıyla dünya genelindeki devasa uyuşturucu ticaretini kontrol ederek bu finansal gücü diğer stratejik sektörlerin önüne geçirmektedir. Yazar, küresel güçlerin insanları bağımlı hale getirerek sorgulayan zihinleri köreltmeyi amaçladığını ve bu kirli ağın Türkiye üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekmektedir. Emperyalist güçlerin kendi çıkarlarına hizmet etmeyen liderleri tasfiye ettiğini belirten yazı, uluslararası uyuşturucu trafiğinin aslında siyasi bir tahakküm aracı olduğunu ileri sürmektedir. Sonuç olarak Türkiye’nin bu tek kutuplu dünya sahnesinde varlığını koruyabilmesi için akılcı ve geleceği kurtaracak yeni stratejiler geliştirmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Sevgili okurlarım!
Dünya da, dünya düzeni de hızla makas değiştirmekte.
Gücün kadar saygın, gücün kadar söz sahibisin.
Bu güçte ileri teknoloji, güçlü bir ekonomi ve donanımlı bir askeri güçle olabilmektedir.
Bugün, bu gücü elinde tutan ABD, dünyaya rol kesmekte, ülkelere rol dağıtmaktadır. Oysa dünyanın en karmaşık nüfusuna ABD sahiptir ama tek dil İngilizce’dir.
Venezuela başkanı Maduro’nun kaldırılmasının ardındaki gerçek sizce nedir?
Hiç düşündünüz, acaba mı dediniz mi? Biraz araştırdım, ilginç bilgilere ulaştım.
Dünya EROİN üretiminin % 90’ına yakını şeriat diye yırtınan Taliban yönetimindeki Afganistan’da yapılmakta imiş.
Sakın ha nasıl demeyiniz.
Hem de ABD ve CIA kontrolünde.
Şaşırdınız mı? Evet aynen öyle imiş.
Dünya KOKAİN üretimini % 70’ine yakınını da Kolombiya’da yapılmaktaymış.
Olur mu demeyin. ABD ve CIA’ı kontrolünde yapılıyorsa bal gibi olur. Hem de Sam Amca’nın kontrolünde dağıtılırmış.
Geri kalan kısmı; Meksika, Peru ve Venezuela gibi ülkelerde yapılmakta imiş.
Neden mi uyuşturucu?
Neden mi uyuşturucu ticareti?

Sıkı durun, kemerlerinizi bağlayın, derin bir nefes alın.
Uyuşturucunun getirdiği para, son yıllarda silah ve ilaç üretimi sanayisini geçmiş ve bir numaraya oturmuş
Bu rakamı bir hayal edin; bu paranın bir yılda kaç Trilyon olduğunu düşünün.
Şimdi gelelim öze: böyle bir gelirin kimin elinde olması gerekir?
Elbette bu kontrolü CIA yapmalı. Kendi kontrolünde olmayıp, paralel işe yeltenenleri, ABD’den habersiz ticaret yapanları yok etmek gerekmez mi? Babalar gibi yok ederler.
Kendi beslemeleri ve kendi çocukları olan PKK’nın gelir kaynağı nedir: uyuşturucu.
Ne yazık ki iktidarımız sayesinde Türkiye, şu an Ortadoğu ve Avrupa’nın dağıtım merkezi haline getirilmiştir.
Eğer ABD, söylendiği gibi uyuşturucuya ve ticaretine karşı olsaydı: önce bunlara bir şey yapardı.
Kaldı ki siyonizmin ve Batı emperyalizminin yeni dünya düzeninde insanları, uyuşturucu bağımlısı yapmakta var.
Neden mi?
Bağımlı insan, sistemi, yanlışı sorgulayıp itiraz etmez/edemez. Siyasal İslam da bunu yapıyor.
Bu tespit, güzel ülkem Türkiye için de geçerli.
Türkiye’de içen yakalanıyor, satan yakalanıyor da yurt dışından getirenler, bunun uluslararası ticaretini yapanlar neden yakalanmıyor? Olan, bağımlı olan Türk çocuklarına oluyor.
Bu alanda Maduro, işin devede kulağıdır.
Özetle, “benim ol, dediğim yap, sonra ne olursan ol, ne yaparsan yap” demekte ABD.
10 ton uyuşturucuyla yakalanan geminin sırrı nedir, kamuoyundan neden saklandı?
Yeni dünya düzeninde yeni. akıllı, geleceği kurtaracak stratejiler geliştirmek zorundayız; dünya denen tek kutuplu sahnede kalmak istiyorsak.
Esen kalınız.