Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu: Ya erken seçim ya ara seçim!
Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, Türkiye gündemine ilişkin yaptığı açıklamada son günlerde yaşanan okul saldırılarına dikkat çekti. 14 Nisan’da Şanlıurfa’da 16 öğrencinin yaralandığı saldırının ardından, 15 Nisan’da Kahramanmaraş’ta gerçekleşen başka bir saldırıda 8 öğrenci ve bir öğretmenin hayatını kaybettiğini hatırlattı.
Karamahmutoğlu, yaşanan olayların yalnızca saldırganlara yüklenemeyeceğini belirterek, “Uzun süredir sokakları güvensiz olan ülkemizde artık okullar da güvenli değil” dedi. Hayatını kaybeden öğrencilerin ailelerine başsağlığı, yaralılara ise acil şifalar diledi.
SORUMLULAR İSTİFA ETMİYOR
Açıklamada, hükümetin olaylardaki sorumluluğu üstlenmediği eleştirisi öne çıktı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekinbaşta olmak üzere ilgili bakanların görevde kalmaya devam etmesi sert sözlerle eleştirildi.
Karamahmutoğlu, “Çocuklarımızın güvenliğini sağlayamayan yetkililer istifa etme nezaketini dahi göstermiyor” ifadelerini kullandı.
Karamahmutoğlu, “Bu kahredici silahlı saldırının sorumluluğu ne yazık ki yalnızca saldırıyı yapan öğrencilerin üzerine bırakıldı. Hem Şanlıurfa’da hem Kahramanmaraş’ta. Oysa uzun yıllardır sokakları, caddeleri güvensiz halde bırakılan ülkemizin, artık görüldüğü gibi okullarında da gençlerimizin güvende olmadıklarını büyük bir acıyla deneyimledik, tecrübe ettik. AKP hükümeti, 9 ailenin kıyameti olan bu silahlı saldırının sorumluluğunu üstlenmedi. Türk Milli Eğitiminin üzerine karabalık gibi çökmüş olan AKP’li Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi utanmadan görevinin başında kalabiliyor. Hakeza AKP hükümetinin İçişleri Bakanı, çocuklarımızın güvenliğini sağlayamamış olmanın sorumluluğunu üzerine almadan aynı şekilde arsızca koltuğunda oturmayı sürdürebiliyor. Evlatlarını kaybeden, kıyametlerini yaşayan ailelerin acısına hürmeten istifa ederek özür dileme nezaketini bile gösteremiyorlar” ifadelerini kullandı.
YA ERKEN SEÇİM YA ARA SEÇİM
Ekonomiden güvenliğe kadar birçok alanda yaşanan sorunlara dikkat çeken Karamahmutoğlu, hükümetin artık ülke için bir yük haline geldiğini savundu.
Anayasa gereği ara seçim yapılması gerektiğini dile getirerek, “Ülkemizde kötü giden her şeyi sahipsiz bırakarak hiçbir şeyin sorumluluğunu üstüne almayan bu müflis AKP hükümeti, krizdeki ülke ekonomisinden tutun, sokaklara taşıp, artık sokaklardan okullara kadar uzanan, taşınan bu asayişsizliğin sorumlusu, müsebbibi olan müflis AKP hükümeti, artık Türk halkının sırtında taşıyamayacağı bir yük haline gelmiştir. AKP hükümeti gecikmeksizin bir an önce Anayasanın zorunlu kıldığı ara seçime giderek güven oyu tazelemesi yapmak zorundadır. Ya erken seçim ya ara seçim. Tükenmiş AKP hükümetini, 2028 yılının Mayıs ayına kadar yani olağan seçim tarihine kadar yani önümüzdeki uzunca iki yıllık süre boyunca taşıyabilmemiz, önümüzdeki koskoca iki yılı daha AKP hükümetiyle geçirebilmemiz mümkün değildir. Artık Türkiye’mizin üzerine bir kara basan gibi çöken bu hükümetin varlığı ülkemiz için bir kabus haline gelmiştir. Türkiye’miz AKP’yi sırtından atmalıdır. Ya erken seçim ya da ara seçim.” dedi.
GÜLİSTAN DOKU VE FAİLİ MEÇHULLER
Konuşmada, uzun süredir çözülemeyen cinayet dosyaları da gündeme getirildi. Gülistan Doku olayının altı yıldır aydınlatılamadığına dikkat çekildi.
Karamahmutoğlu şunları söyledi:
AKP hükümeti eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in de içinde olduğu şüphesi bulunan maktul Gülistan Doku cinayetini altı yıldır aydınlatılmamış olmasının sorumlusu hiç şüphesiz AKP hükümetinin Bakanlıkları ve bu bakanlıklarda çalıştırılan siyasi iradeyle yönlendirilen bürokrat kadrolardır. Ülkenin başkenti Ankara’da işlenen Sinan Ateş siyasal cinayetinin azmettiricilerinin kim olduğunun bunca senedir aydınlatılmamış olması, Tunceli’deki Gülistan Doku cinayetinin altı yıldır faili meçhul kalmasının sebeplerinden biridir. Ve ne yazık ki faili meçhul kayıp ve cinayetlerin dosyaları bunlarla sınırlı değildir. AKP iktidarından güç devşirenlerin şüphelisi konumunda olduğu bu dosyalar halen daha açıktır ve meslek etiği, ahlakı, vicdanı yüksek olan kahraman savcı ve hakimlerin adalete ve insanlığa el atmasını bekliyor bu açıkta bulunan dosyalar. Tunceli’de görev yapmakta olan son bu dosyayı açan savcımızın sergilemiş olduğu gibi meslek etiği, ahlak ve vicdan sahibi olduğunu gösterecek savcılara, hakimlere memleketin ve açıkta bekleyen bu faili meçhul dosyaların ihtiyacı var.
YENİ ANAYASA DAYATMASINA KARŞIYIZ
Karamahmutoğlu, hükümetin yeni anayasa çalışmalarını da eleştirerek bunun toplum tarafından kabul edilmeyeceğini savundu. Açıklamada, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan ile ilgili politikaların da gündeme getirildiği görüldü.
“Türk milleti, Cumhuriyet’in temel değerlerini zedeleyecek bir anayasa değişikliğine karşı duracaktır” ifadeleri kullanıldı.
TOM BARRACK’A TEPKİ
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack hakkında da sert açıklamalarda bulunan Karamahmutoğlu, diplomatın sözlerinin kabul edilemez olduğunu söyledi.
Tom Barrack’ın görevden alınması gerektiğini savunan Karamahmutoğlu “Son haftanın bir diğer tartışmasına ilişkin Zafer Partisi’nin tespitlerini sizlerle paylaşmak istiyorum. Hatırlayınız iki hafta önce yine burada yapmış olduğumuz basın açıklamasında ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack için diplomatik gelenekte istenmeyen adam ilan edilmeye müstahak olduğunu söylemiştik. Atatürk Türkiye’sini Orta Doğu’da tayin edilmiş emirlikler ile karıştıran ve Türkiye için de mutlak gücü elinde bulunduran bir tek adam rejimini salık veren, tavsiye eden küstah açıklamasını ‘diplomatik bir gah’ diyerek geçiştiremeyiz. Tom Barrack gittiği gurbetten memleketine geri dönmüş, gurbetçi bir Arap gibi Arap coğrafyasında şımarıkça dolaşıyor. Arap coğrafyasında şımarıkça dolaşan bu ABD Büyükelçisi’nin Türkiye’den geri çekilmesini, Türkiye-ABD diplomatik ilişkilerinin selameti açısından gerekli görüyoruz” şeklinde konuştu.
DOĞA KATLİAMI YAPILIYOR
Açıklamanın son bölümünde çevre politikalarına değinildi. Giresun ve Muğla’da yürütülen madencilik faaliyetlerinin doğaya zarar verdiği öne sürüldü.
Özellikle Akbelen Ormanı çevresindeki kamulaştırma kararlarına karşı çıkan köylülerin desteklendiği belirten Karamahmutoğlu, “Çevre katliamına yol açan girişime verilen maden ruhsatları ve ruhsat alanlarının genişletilmesine bir başka örnek de az önce değindiğim gibi Muğla ilinin Milas ilçesinde bulunan İkizköy Akbelen Ormanlarında yaşanıyor. Akbelen Ormanları çevresindeki araziler için verilen acele kamulaştırma kararlarına karşı köylüler ve avukatları itirazlarını sürdürüyor. Onlar bu itirazları sürdürürken kuşaklar boyu bu topraklarda yaşayan köylüler arasından ne yazık ki tutuklananlar oluyor. Oysa o köylüler geçim kaynaklarını korumak isteyen, zeytinlikleri ve tarım üretimini sürdürmek isteyen, yerinden edilmemek ve ata topraklarında kalıp yaşayarak kuşaklar arası yaşam hakkına sahip çıkmak isteyen Türk köylüsü var orada ve biz Zafer Partisi olarak o Türk köylüsünün, vatandaşların yanındayız. Köyden fabrikaya, okuldan caddelere, meydanlara kadar Zafer Partisi yorulmadan, bıkmadan çalışarak faaliyetine devam edecek ve Cumhuriyet’in ruhuna sahip çıkarak bilhassa kimsesizlerin kimsesi olmayı sürdürecektir.” diye konuştu.
MUHALEFETE BİRLEŞME ÇAĞRISI
Karamahmutoğlu, açıklamasının sonunda vatandaşlara çağrıda bulunarak, mevcut siyasi tablo karşısında muhalefet etrafında birleşmenin zorunlu olduğunu ifade etti.
“Türkiye’nin bu süreçten çıkabilmesi için toplumsal dayanışma şart” diyerek sözlerini tamamladı.