Zafer Partili Fikret Bayır’dan Sert Eleştiri: “3. Dünya Ülkesi Gibi Gösterildik, Türkiye Piyon Yapılmamalı!”
Başkent Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi nedeniyle kent genelinde hayat durma noktasına geldi. Alınan sert güvenlik önlemleri, yoksul mahallelerin brandalarla kapatılması ve gözaltılar tepki çekerken; Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı E. Kur. Alb. Dr. Fikret Bayır, “Türkiye bir sömürge ülkesi gibi gösteriliyor” diyerek Karadeniz, Ege ve hava savunmasındaki büyük stratejik tehlikelere dikkat çekti.
HABER MERKEZİ — Ankara’nın ev sahipliği yaptığı dev NATO Zirvesi, kentte hayatı adeta felç ederken güvenlik, dış politika ve jeopolitik başlıklarında çok tartışılacak değerlendirmeleri de beraberinde getirdi. SÖZCÜ Televizyonu canlı yayınına katılan eski NATO Karargâhı görevlisi ve güvenlik uzmanı Fikret Bayır, hem Ankara sokaklarında yaşanan tablonun hem de zirve arkasındaki küresel güç savaşlarının perde arkasını teferruatlı bir şekilde deşifre etti.
SOKAKLAR KİLİTLENDİ, BRANDALAR GERİLDİ: “GÖRÜNTÜ BİR UTANÇ TABLOSU”
NATO Zirvesi vesilesiyle kentin ana arterlerinin kapatılması ve olağanüstü güvenlik tedbirlerinin uygulanması, Başkentlileri çileden çıkardı. Normal şartlarda 20 dakikalık mesafedeki stüdyoya polis barikatlarını tek tek ikna ederek 2 saatte ve ancak yayına 12 dakika kala yetişebildiğini belirten Fikret Bayır, kentin halini “işgal görüntüsü” olarak tanımladı.
Liderlerin geçiş güzergahındaki bakımsız veya inşası süren binaların üzerinin dev brandalarla kapatılmasına çok sert tepki gösteren Bayır, şunları kaydetti:
“Sanki biz bir sömürge ülkesiymişiz, Türkiye bir 3. dünya ülkesiymiş gibi bir izlenim bırakıldı. Binaların, yoksul mahallelerin görünmemesi için brandalar çekildi. Bu bir utanç tablosudur. Sıkıyönetim dönemlerinde veya pandemide bile böylesine bir kapalılık yaşanmamıştı.”
“DELİLSİZ GÖZALTILAR VE BASKI NATO KULİSLERİNDE İTİBAR KAYBETTİRİR”
Zirve öncesinde somut bir istihbarat veya delil olmadan yüzlerce vatandaşın gözaltına alındığını iddia eden Bayır, NATO karargahlarındaki genel havanın sanılanın aksine bu tür uygulamaları takdir etmediğini vurguladı:
- Hukukun Üstünlüğü Faktörü: “NATO karargahlarında çalışmış biri olarak bilirim; bir ülke çağdaş hukuki normlara göre yönetiliyorsa müttefikler buna saygı duyar. Ancak bir zirve için olağanüstü baskı kuruluyor, hukuk çiğneniyorsa kulislerde ‘Bu ülke 3. dünya ülkesi standartlarındadır’ diye konuşulur.”
- Anayasal Haklar Çiğnendi: Anayasa’nın toplantı, gösteri yürüyüşü ve ifade özgürlüğünü düzenleyen maddelerinin yok sayıldığı ifade edildi.
KÜRESEL SATRANÇ: ÇİN VE RUSYA’DAN ANKARA ZİRVESİNE SERT MESAJLAR
Ankara’daki zirvenin yalnızca bölgesel değil, küresel bir güç savaşına sahne olduğunu belirten Fikret Bayır, zirve sürerken Doğu blokundan gelen gövde gösterilerini şu sözlerle aktardı:
- Rusya Kiev’i Vurdu: Kremlin Sözcüsü’nün barış çağrılarına rağmen Rusya aynı gün Kiev’e bombardıman yağdırdı. Putin, “Bunca silaha ve yardıma rağmen sahada inisiyatif bende” mesajı verdi.
- Çin’den ABD’yi Sarsan Füze Testi: Çin, Güney Çin Denizi’nde denizaltıdan fırlatılan ve 11.000-13.000 km menzile sahip JL-3 balistik füzesini test etti. Füze 7.000 km katetti. Bayır, bunun “Kendi kıyımdan çıkmadan ABD ana karasını nükleerle vurabilirim” anlamına geldiğini söyledi.
“TÜRKİYE EURODEFEND’IN DIŞINDA BIRAKILDI”
ABD’nin odağını Asya-Pasifik’e kaydırmasıyla Avrupa’nın kendi savunması için başlattığı 850 milyar avroluk “EuroDefend” projesine değinen uzman isim; Yunanistan ve GKRY’nin vetoları nedeniyle Türkiye’nin bu devasa savunma fonunun ve tedarik ağının dışında bırakıldığına dikkat çekti.
HAYATİ UYARI: “TÜRKİYE KARADENİZ’DE PİYON KONUMUNA DÜŞÜRÜLMEMELİ!”
Türkiye’nin füze savunma sistemlerinde ve katmanlı hava savunmasında ciddi eksikleri olduğunu vurgulayan Bayır, iktidarın SİHA ve İHA başarılarıyla kamuoyu oluşturmaya çalıştığını ancak stratejik teknolojik hamlelerin henüz tamamlanmadığını belirtti.
Konuşmasının sonunda Montrö ve Karadeniz vurgusu yapan Fikret Bayır, kritik uyarılarda bulundu:
“Boğaz’da, Anadolu Kavağı’nda açılacak olan deniz unsur komutanlığı çok kritik bir yapıdır. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin delinmesine katiyetle müsaade edilmemelidir. İngiltere ve Fransa öncülüğündeki yapılar Türkiye’yi Rusya ile karşı karşıya getirmemeli, Türkiye bu tehlikeli satrançta bir piyon konumuna düşürülmemelidir.“
