Prof. Dr. Ata Atun’dan Yeni Kıbrıs Planına Sert Tepki: “Allanmış Pullanmış Bir Tuzak!”
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in şahsi temsilcisi aracılığıyla ve Avrupa Birliği desteğiyle hazırladığı iddia edilen yeni Kıbrıs planı, Ada TV ekranlarında masaya yatırıldı. Programa konuk olan Siyaset Bilimci Prof. Dr. Ata Atun, kamuoyunda heyecan yaratan yeni çözüm önerilerini sert bir dille eleştirerek, planı Kıbrıs Türk halkı için “allanmış pullanmış bir tuzak ve aldatmaca” olarak nitelendirdi.
Yazarımız Prof Dr.Ata Atun, Kıbrıs ADA TV’de, 23 Haziran 2026 günü Cüneyt Oruç’un sunduğu “Gündem Özel” programında, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili hazırladığı planın içeriğine, Rum liderin açıklamalarına geçmişte yaşanmış benzer olaylara ve günümüz gerçeklerinde yaşanabileceklere değindi. Atun’un açıklamaları şu şekilde:
“Federasyon mu, Konfederasyon mu? Büyük Bir Yanılsama”
Rum basınının iddialarına göre planın Rum tarafına “federasyon”, Türk tarafına ise “konfederasyon” gibi sunulmaya çalışıldığını belirten Prof. Dr. Ata Atun, diplomasideki kelime oyunlarına dikkat çekti. Siyaset bilimi kitaplarında konfederasyon yapısını ancak iki bağımsız egemen devletin kurabileceğini hatırlatan Atun, “KKTC önce dünyada tanınmış, büyükelçilikleri açılmış, uçuşları ve ticareti başlamış egemen bir devlet olacak ki sonra konfederasyon kurabilsin. Lafla peynir ekmek gemisi yürümediği gibi, lafla konfederasyon da kurulmaz. 2004 yılındaki Annan Planı’nda da görüşmeciydim, önümüze konan bu mantık tamamen aynıdır” ifadelerini kullandı.
“Kıbrıs Cumhuriyeti Çatısı Altında Eyalet Olacağız”
Rum Lider Nikos Hristodulidis’in Rum Ulusal Konseyi’ne sunduğu 4 kırmızı çizginin (tek devlet, tek egemenlik, tek vatandaşlık, güvenlik ve garantilerin kalkması, AB müktesebatının tam uygulanması) tehlikelerine değinen Atun, kurulacak yapının tamamen Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devamı olacağını söyledi. Türk tarafının bağımsız bir devlet değil, yalnızca bir “eyalet” statüsüne indirgeneceğini belirten Atun, tek vatandaşlık onayının ve muhaceret işlemlerinin de tamamen Rumların çoğunlukta olduğu merkezi hükümet tarafından kontrol edileceğini vurguladı.
“3D Vaatleri (Doğrudan Uçuş, Temas, Ticaret) Birer Hayal”
Plana olumlu bakan kesimlerin doğrudan uçuş ve ticaret vaatleriyle heyecanlandığını ifade eden Atun, geçmişte yaşanan tecrübeler ışığında acı gerçekleri paylaştı:
“Havalimanları ve deniz limanları merkezi yönetimin denetiminde olacak. Eğer ilk anayasadaki 7’ye 3 oranı uygulanırsa, Ercan veya Girne Limanı’ndaki personelin yüzde 70’i Rum, yüzde 30’u Türk olacak. Kendi sınırlarımızda gümrükleri kendimiz yönetemeyeceğiz. Ayrıca ithalatçılarımızın elinden acentelik hakları alınacak; çünkü Rum ithalatçılar ‘tek Kıbrıs var, bu markanın distribütörü benim’ diyerek Türk iş insanlarının önünü kesecek. Bunları kafadan atmıyorum, 1974 öncesinde bizzat yaşadım.”
“Serebrenitsa ve Taşkent Unutulmamalı: NATO ve BM’ye Güvenilemez”
Garantörlük sisteminin iptal edilerek adanın güvenliğinin NATO veya uluslararası güçlere devredilmesi önerisine de sert çıkan Prof. Dr. Ata Atun, tarihsel katliamları hatırlattı:
“Güvenliği NATO sağlayacak diyorlar. Serebrenitsa’yı ne çabuk unuttuk? Hollanda askerlerinden oluşan NATO gücünün gözleri önünde 8 bin Bosnalı katledildi. 1974’te BM Barış Gücü, Taşkent köyündeki kardeşlerimize ‘silahlarınızı teslim edin, sizi koruyacağız’ dedi. Silahlar teslim edildi, BM o silahları Rumlara verdi ve kardeşlerimiz katledildi. Benim bu uluslararası yapılara hiçbir güvenim yok.”
“Mavi Vatan ve Türkiye’nin Stratejik Çıkarları Tehdit Altında”
Guterres’in planına Türkiye Cumhuriyeti’nin sıcak bakacağı yönündeki iddiaları gerçekçi bulmadığını söyleyen Atun, büyük resme bakılması gerektiğinin altını çizdi. Bu planın kabul edilmesi halinde Doğu Akdeniz’in tamamen bir AB ve Yunan toprağına dönüşeceğini belirten Atun, “Yunanistan, Kıbrıs’ı Girit’e bağlayarak Türkiye’nin Mavi Vatan’ını çiğneyecek. Türkiye’nin Libya ile yaptığı deniz yetki alanları anlaşması değerini kaybedecek. Türkiye Cumhuriyeti, Batı Trakya’daki Türklerin uğradığı haksızlıkları ve hak gasplarını unutmamıştır; Kıbrıs Türkünü de bu tuzaklara kurban etmeyecektir. Nitekim Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da adada eşit, egemen iki devletli çözümde ısrarlı olduğumuzu net şekilde açıklamıştır” dedi.
“78 Yıldır 15 Planı Da Rumlar Reddetti; Artık Kendimize Güvenmeliyiz”
1948 yılındaki İngiliz sömürge döneminden bu yana adada eşitçe ve hürce yaşamayı içeren 15 farklı plan ve önerinin sunulduğunu, ancak hepsinin Rumlar tarafından reddedildiğini (Annan Planı ve Crans-Montana dahil) kronolojik olarak özetleyen Atun, sözlerini şöyle tamamladı:
“Biz ambargolar, izolasyonlar altında yaşadık ama bizi yok edemediler; yargımızla, askerimizle, polisimizle, kurumlarımızla buradayız. Sürekli bir ‘bu son şans’ psikolojisiyle hareket etmek zorunda değiliz. Zorluklarımız var ama bundan daha kötü olmayız, daha iyi oluruz. Artık silkinip kendimize güvenmemiz gereken taraftayız.”