Özdağ Malatya’dan Uyardı: “PKK Terörü Güney Azerbaycan’a Yayılmadan Müdahale Edilmeli!”
Ümit Özdağ: “Biz de terörle müzakere değil, mücadele edilir ve terör yok edilir diyerek bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kararlılıkla Anadolu’yu adım adım dolaşarak Ankara’da, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde neler yapılmak istendiğini bütün açıklığıyla ortaya koyacağız. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu sürecin altında kalmasın da sizin kötü siyasetiniz bırakın kalsın. Tapunun delindiği yerde devlet delinir; şimdi ne yazık ki bunu yaşıyoruz.”
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Malatya İl Başkanlığımızın yeni hizmet binasının açılışını gerçekleştirdikten sonra Malatya’da partisince düzenlenen iftar programına katıldı.
İftar yemeğinden sonra bir konuşma yapan Özdağ, Türkiye ve dünya gündemini değerlendirdi. Özdağ’ın açıklamaları şu şekilde:
“Değerli basın mensupları, sevgili Zafer Partililer, bugün mübarek Ramazan’da iftar sofrasında bir araya gelmek için Malatya’dayız ve sizlerle birlikte iftarı yapacağız. İstişarelerde bulunacağız. Buraya Kayseri’den geldim; Kayseri’ye de Eskişehir’den gelmiştim. Ramazan’da ziyaret ettiğim 17. kent. Buradan da Ankara’ya döneceğiz ve bayramı karşılayacağız inşallah.
Tabii hem Türkiye’nin gündemi hem çevre ülkelerin ve dünyanın gündeminin çok yoğun olduğu bir süreci yaşıyoruz.
Amerika Birleşik Devletleri ve Siyonist İsrail’in İran’a saldırısı bölgesel bir savaşa dönüşürken Hürmüz’ün kapatılması bütün dünya ekonomisini köklü bir şekilde etkileyecek bir süreci tetikledi ve dünya petrol rezervlerinin yüzde 20’sinin nakledildiği bir kanal kapanınca bunun bütün ülkelerde ciddi bir enflasyonist etki yarattığını görüyoruz.
Bu arada Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’ı yanlış değerlendirdikleri de artık Batı basınında itiraf edilen bir gerçek haline geldi.
İran, Amerikan ve İsrail saldırılarına karşı direnirken İran halkı da Batı’nın, Amerika’nın, İsrail’in yapmış olduğu ayaklanma çağrılarına olumlu bir cevap vermeden İran’ın birliği için direnmeye devam ediyor.

“PKK TERÖRÜ GÜNEY AZERBAYCAN’A YAYILMADAN MÜDAHALE EDİLMESİ GEREKİYOR”
Ancak bu arada PKK ve PJAK’ın Batı İran’da hareket halinde olduğu, bazı köylere ve kasabalara saldırdığı haberlerini alıyoruz.
Özellikle Batı İran’da Amerikan ve İsrail savaş uşaklarının bombardımanıyla İran ordusunun ve Devrim Muhafızları’nın karargâhları tahrip edilerek adeta PKK ve PJAK’a Urmiye’ye doğru çıkmaları için yol açılmaya çalışılıyor.
PKK ve PJAK’ın da şimdi bu yolu kullandıklarını görüyoruz. Bu noktada hükümetin çok dikkatli olması ve PKK terörü Güney Azerbaycan’a yayılmadan gereken sert girişimlerde ve müdahalelerde bulunulması gerekiyor.
Bu çağrıda bulunurken ama ne yazık ki evvelsi gün Barzani’nin yayın organı Rudaw’a demeç veren Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı’nın bu açıklamasında çok ciddi ve utanç verici ifadeler kullandığını görüyoruz.
PKK terör örgütünün kurucu kadrosu arasında yer alan Sakine Cansız’ın Paris’te öldürülmesini bir provokasyon olarak gösterip ‘FETÖ’cüler bundan sorumlu’ diyor.
Bu inanılır gibi değil. Türk devlet protokolünde ikinci sırada oturan Meclis Başkanı’nın kendi devletini, kendi istihbarat servisini zan altında bırakması ve bir terörle mücadele sürecini provokasyon olarak nitelendirmesi açık bir akıl tutulmasıdır.
Bu süreçte Meclis Başkanı’nın yine ‘eğer süreç gerçekleşmezse siyaset bunun altında kalır’ dediğini de okuduk.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ BU SÜRECİN ALTINDA KALMASIN DA SİZİN KÖTÜ SİYASETİNİZ BIRAKIN KALSIN”
Biz de buradan kendisine diyoruz ki Zafer Partisi olarak: Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu sürecin altında kalmasın da sizin kötü siyasetiniz bırakın kalsın.
Öcalan komisyonunun Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne vermiş olduğu, Anayasa’yı ve yasaları Öcalan’ın ve PKK’nın istediği şekilde değiştirme hamlesini zaten Türk milleti sandıkta muhakkak başarısızlığa uğratacaktır.
Biz de terörle müzakere değil, mücadele edilir ve terör yok edilir diyerek bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kararlılıkla Anadolu’yu adım adım dolaşarak Ankara’da, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde neler yapılmak istendiğini bütün açıklığıyla ortaya koyacağız.
Öte yandan bugün Malatya’da, depremin üzerinden üç sene geçmiş olmasına rağmen hâlâ Hatay’da olduğu gibi şehrin üzerindeki deprem yükünün kaldırılmadığını üzüntüyle gördük.
Üç koca sene doğru kullanılmamış ve Malatya hâlâ depremin ağır sonuçlarını yaşamaya devam ediyor.
Rezerv alan yasası çıktığı zaman ilk açıklamayı ve ilk müdahaleyi Zafer Partisi olarak biz yapmıştık.
Bu yasanın tapuyu deldiğini, milletin tapulu malını elinden almaya uygun bir yasa olduğunu söylemiştik.
Bazıları ‘iyi niyetle kullanılırsa olmaz, kötü niyetle kullanılırsa olur’ diyerek itirazlarımızı etkisizleştirmeye çalışmıştı.
Biz de o zaman ‘hiç kimsenin malı mülkü bir iktidarın iyi niyetine veya kötü niyetine bağlanamaz, tapu tapudur. Tapunun delindiği yerde devlet delinir’ demiştik. Şimdi ne yazık ki bunu yaşıyoruz.
Evet, rezerv alan yasasıyla Malatya’da milletin tapusu deliniyor. Binalar hâlâ yetişmiş değil. İnsanlar hâlâ konteynırlarda yaşamaya devam ediyor.
Bu, hem depreme hazırlık konusunda büyük bir hata içerisinde olan iktidar ki bu depremin olacağı biliniyordu.
Depremden üç sene önce Kahramanmaraş’ta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile AFAD bu depremle ilgili çalıştay yapmıştı.
Peki, o çalıştayda ‘Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyecek 7,4 şiddetinde bir deprem olursa?’ sorusuna cevap aradınız da; olunca ne yapacağınızdan ziyade, olmadan önce neler yapacağınız konusunda ne yaptınız?
Koskocaman bir hiç. Depreme hazırlık konusunda başarısız olan iktidarın, deprem sırasında da kurtarma sürecinde başarısız olduğunu ve şimdi yeniden inşa sürecinde de üçüncü sene dolmuş olmasına rağmen başarısızlığı istikrarla sürdürdüğünü görüyoruz.

“ZAFER PARTİSİ, TÜRKİYE’NİN KARŞI KARŞIYA OLDUĞU AĞIR SORUNLARI ÇÖZEBİLECEK YEGÂNE PARTİDİR”
Şimdi sevgili Malatyalılar, sevgili Zafer Partililer,
Zafer Partisi, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ağır sorunları temsil ettiği devlet aklıyla çözebilecek yegâne partidir.
Zafer Partisi, Türkiye’nin PKK ile müzakerelerle sürüklendiği felaketi durduracak tek partidir.
Dış politikasında yaşanan savrulmalar neticesinde karşımıza çıkan ve gittikçe büyüyen tehditleri aşabilecek devlet aklına ve kadrosuna sahip tek partidir.
Bizim meselemiz Türk milletine bu gerçeği tekrar ve tekrar anlatmaktır. Önümüzdeki seçimlere kadar da bunu yapacağız.
Söylediklerimizin ne kadar doğru olduğunu olaylar ve gelişmeler herkese gösteriyor.
Hiç kimse Türk siyasetinde sığınmacılardan bahsetmezken biz sığınmacı ve kaçak meselesini gündeme getirdik.
Bunun Türkiye için bir milli güvenlik tehdidi olduğunu, ekonomik kalkınmamızı engellediğini ve demografimizi bozduğunu anlattık.
Bakın, birinci İsrail-Irak-İran savaşından sonra İran’da İsrail’e ve MOSSAD’a istihbarat verenlerin yüzde 60’ının Afgan olduğu tespit edildi.
Türkiye’de Milli İstihbarat Akademisi, 1 Ağustos 2025’te yayınlamış olduğu raporda Zafer Partisi’nin sığınmacılarla ilgili yapmış olduğu tespitlerin tamamının doğruluğunu ifade eden açıklamalar yaptı.
Sadece bu mu? Türkiye’nin başında çok büyük bir organize suç, uyuşturucu ve sanal kumar belası var.
Zafer Partisi dışında hiçbir partinin gündeminde Türkiye’yi içeriden adeta çürüten, baronlarla, uyuşturucu çeteleriyle ve sanal kumar çeteleriyle mücadele yok.
Zafer Partisi’nin hem gündemi hem programıdır bu.
Keza ülkemizin, Çin’in büyük bir ekonomik kalkınmayla 21. yüzyılı fethetmeye hazırlandığı bir dönemde, günübirlik ekonomik kararlarla bir kalkınma gerçekleştirmesi mümkün değil.
Bu adaletle ve bu eğitimle ekonomik kalkınma mümkün değil. Zafer Partisi dışında hiçbir siyasi partinin adalet, eğitim ve ekonomiyi bir arada değerlendiren ve Türkiye’yi karma ekonomik modelle tekrar üretim hattına sokmayı planlayan bir çalışması yok.
Bizim de meselemiz bu çalışmalarımızı Türk halkına seçimlere kadar anlatmak olacak.
Bugün de burada Malatya’da sizlerle birlikte iftar sonrasında yapacağımız sohbette bütün bu hususları kapsamlı bir şekilde ele alacağız.”