Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’dan ‘Çerçeve Yasa’ tepkisi: PKK’ın kalleş saldırılarını hatırlatıp Özgür Özel’e çağrıda bulundu
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, parti genel merkezinde gerçekleştirdiği haftalık "Türk Milleti" basın toplantısında gündeme ilişkin çok sert ve hayati açıklamalarda bulundu. Konuşmasında Ağustos ayındaki zaferler tarihine, terörle mücadeledeki kişisel ve akademik tecrübelerine, PKK'nın geçmişte gerçekleştirdiği katliamlara ve Meclis gündemine getirilmesi planlanan "PKK affı / çerçeve yasa" tasarılarına geniş yer verdi.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, konuşmasına Türk tarihinin önemli askeri zaferlerini hatırlatarak başladı:
- 1071 (26 Ağustos): Malazgirt Zaferimiz ile Anadolu’ya giriş.
- 1473 (11 Ağustos): Otlukbeli Zaferi.
- 1514 (23 Ağustos): Çaldıran Zaferi.
- 1516 (24 Ağustos): Mercidabık Zaferi.
- 1521 (29 Ağustos): Belgrad’ın Fethi.
- 1526 (29 Ağustos): Mohaç Zaferi.
- 1571 (1 / 5 Ağustos): Lefkoşa ve Magosa’nın Fethi.
- 1921 (23 Ağustos): Sakarya Meydan Muharebesi’nin Başlangıcı.
- 1922 (26 – 30 Ağustos): Büyük Taarruz’un başlaması ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi zaferi.
AK PARTİ VE MHP İTTİFAKI PKK AF TASARISI GETİRİYOR
2026 Ağustos ayına gelindiğinde AK Parti ve MHP’den oluşan Cumhur İttifakı’nın izlediği terör politikalarını eleştiren Özdağ, şu uyarılarda bulundu:
- Türk Devletinin bir terör örgütünü yenemediğini kabul eden bir anlayışla, örgüt Irak, İran ve Suriye’de aktif olmaya, çatışmaya ve narko-terör eylemlerine devam etmesine rağmen özel bir PKK affı çıkartılmak istenmektedir.
- Narko-terörist Abdullah Öcalan’ın milletvekillerinden önce görüp onayladığı iddia edilen bu yasayı, Cumhuriyetin kuruluşu kadar önemli görerek özerk ve çok uluslu “demokratik cumhuriyet” yapısına gidişin ilk adımı saydığı ifade edilmektedir.
- TBMM’ye getirilecek bu affın bir son değil; Anayasa’yı ve Atatürk’ün kurduğu üniter devlet yapısını dönüştürecek bir sürecin başlangıcı olduğu vurgulandı.
- DEM Parti sözcülerinin PKK affından sonra Kürtçe eğitim ve kamu hizmeti yasalarının geleceğini söylediklerini aktaran Özdağ; PKK’nın silah bıraktığını değil, “silahlı mücadeleyi bıraktığını” beyan ettiğini ve serbest kalanların yeniden eylemlere yönelme riski taşıdığını hatırlattı.
BİR AKADEMİSYEN VE UZMAN OLARAK TERÖRLE MÜCADELE GERÇEĞİ
Konuşmasına sadece bir siyasi parti lideri olarak değil, terör ve terörle mücadele üzerine 10 kitap ve yüzlerce makale kaleme almış bir akademisyen sıfatıyla devam eden Özdağ, güvenlik güçlerinin sahada verdiği ağır mücadeleyi şu anısıyla aktardı:
- Yıllarca asker, polis ve jandarmaya dersler verdiğini, karargahlarda ve Kuzey Irak operasyon bölgelerinde incelemelerde bulunduğunu belirtti.
- Zaho Anısı: Süleymaniye ve Erbil üzerinden Zaho’da Özel Harp görevlileriyle buluşmasını anlatan Özdağ, genç subayların Harp Okulu mezuniyet sınıflarından özel kuvvetlere geçen birçok arkadaşlarının kısa sürede şehit olduğunu öğrendiğinde yaşadığı üzüntüyü paylaştı.
- Teoride öğretilen 30-100 metre çatışma mesafelerinin aksine, sahada teröristlerle göğüs göğüse ve namlu namluya yakın çatışmalar yaşandığını; asker, polis ve korucuların destansı ve fedakar mücadelesinin asla unutulmayacağını ifade etti.
GERÇEK KATLİAMCI PKK TERÖR ÖRGÜTÜDÜR
PKK propaganda söylemlerinin Kürt ve Zaza vatandaşları temsil etmediğini vurgulayan Özdağ, örgütün geçmişte gerçekleştirdiği sivil ve çocuk katliamlarını kronolojik olarak sıraladı:
- 20 Haziran 1987 (Mardin / Ömerli – Pınarcık Köyü): 16’sı çocuk, toplam 30 köylü katledildi.
- 11 Haziran 1990 (Mardin / Çevrimli Köyü): 12’si çocuk, 7’si kadın, toplam 27 kişi katledildi.
- Erzincan / Kemaliye – Başbağlar Katliamı: 30 köylü kurşuna dizildi.
- 21 Ekim 1993 (Siirt / Baykan – Derince Köyü): Öcalan’ın emriyle bebek ve çocuklar dahil 22 vatandaş katledildi.
- 28 Ekim 1993 (Kars / Sarıkamış – Belencik Köyü): 7 vatandaş şehit edildi, 5 kişi yaralandı.
- 30 Ekim 1993 (Siirt / Şirvan – Çiçekli, Daltepe, Kalkancık Köyleri): 6’sı Çiçekli’de olmak üzere toplam 37 sivil vatandaş şehit edildi.
- PKK’nın toplu katliam gerçekleştirdiği köylerin tarihsel incelemesinde, bu alanların 1915 tehcir dönemindeki çatışma bölgeleri olduğunu ifade ederek örgütün ASALA misyonunu devraldığına dikkat çekti.
ŞEHİRLERDEKİ SİVİL VE BOMBALI SALDIRILAR UNUTULMADI
PKK’nın büyükşehirlerde gerçekleştirdiği eylemleri de tek tek hatırlatan Ümit Özdağ, “suça bulaşmamış terörist” söylemini sert bir dille eleştirdi:
- 25 Aralık 1991 (İstanbul / Bakırköy – Çetinkaya Mağazası): 11 sivil vatandaş yakılarak katledildi.
- Mısır Çarşısı Saldırısı: Bombalı eylemde 7 sivil hayatını kaybetti.
- Mavi Çarşı Katliamı: 13 vatandaş yakılarak katledildi.
- Ankara Anafartalar Çarşısı Patlaması: 6 vatandaş yaşamını yitirdi.
- 1 Kasım 2009 (Küçükçekmece): İETT otobüsüne atılan molotofkokteyli sonucu 17 yaşındaki Serap Eser komada kalarak hayatını kaybetti.
- Ankara Güvenpark Otobüs Durağı Katliamı: 36 vatandaş bombalı saldırıda şehit oldu (ODTÜ Mühendislik öğrencisi Ozan Can Akkuş dahil).
- 10 Aralık 2016 (Beşiktaş Saldırısı): Tıp Fakültesi öğrencisi Berkay Akbaş dahil onlarca insan katledildi.
- Diğer Eylemler: Elazığ-Bingöl karayolunda 33 silahsız erin şehit edilmesi, Kayseri Komando Tugayı otobüs durağı saldırısında 15 askerin şehit edilmesi ve Diyarbakır Bağlar’da hamile eşinin yanında arkadan vurulan astsubayımız hatırlatıldı.
Özdağ, örgüte lojistik sağlayan, keşif yapan veya gösterilere katılan kişilerin “suça karışmamış” sayılarak af kapsamına alınmasının adalet duygusunu tamamen zedeleyeceğini belirtti.
SİYASİ PARTİLERE VE LİDERLERE TARİHİ ÇAĞRI
Özdağ, gündemdeki yasal düzenlemeler karşısında siyasi aktörlere doğrudan çağrıda bulundu:
- CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e: “Özgür Bey, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu devletin tasfiyesine ortak olmayın. Bu yasaya ‘evet’ demek; kirli referandum gecesi YSK önünde durmamak, sığınmacılara vatandaşlık verilmesini onaylamak ve iktidarın gizli ortağı olmak demektir. Tarihsel sorumluluğunuzu yerine getirin ve sürece karşı durun.”
- Tuğrul Türkeş’e: “Babanız rahmetli Alparslan Türkeş’in kemiklerini sızlatmayacağınızdan ve babanızın oğlu gibi davranacağınızdan eminim. Bu yasaya hayır diyeceğinizi ümit ediyorum.”
- Fatih Erbakan’a: Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ın tasarıya karşı durarak referandum istemesini tebrik etti ve “Babasının oğlu olduğunu göstermiştir” dedi.
- Müsavat Dervişoğlu ve İYİ Parti Grubu’na: TBMM’de tasarıya karşı verecekleri mücadelede başarılar dileyerek destek verdi.
- İlhan Kesici’ye: Bütün bir hayatını Türk milleti için yaşadığını vurgulayarak bu tasarıya “hayır” diyeceğine inandığını belirtti.
- Cumartesi Günü Daveti: Tüm vatandaşları, İYİ Partili ve Yeniden Refah Partili üyeleri ellerinde Türk bayraklarıyla Cumartesi günü saat 13:30’da Güvenpark’ta gazileri ziyarete davet etti.
BASIN MENSUPLARININ SORULARININ CEVAPLANDIRILMASI
Toplantının sonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özdağ, gazilerin durumu ve yasal düzenlemelerle ilgili soruya yanıt verdi:
- Gazilerimizin ekonomik veya mali bir mücadele değil, bir onur mücadelesi verdiklerini ifade etti.
- Gazilerin hak arayışları ile terör ilintili yasal düzenlemelerin aynı kefeye konulmasının kabul edilemez ve etik dışı olduğunu vurgulayarak Zafer Partisi olarak gazilerin sonuna kadar yanında duracaklarını belirterek açıklamalarını sonlandırdı.






