1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Müyesser Yıldız
  4. Teröristbaşı İkinci Kandil’i de Böyle Hallediyor!..

Teröristbaşı İkinci Kandil’i de Böyle Hallediyor!..

featured

Köşe yazısında, Sincar bölgesinin PKK tarafından nasıl ikinci bir Kandil haline getirildiği ve bu bölgedeki terör varlığının sonlandırılmasına yönelik son diplomatik gelişmeler ele alınmaktadır. Irak ve Türkiye arasındaki müzakereler kapsamında Sincar’daki PKK uzantılı YBŞ unsurlarının silah bırakarak Irak merkezi yönetimine katılması ve Türkiye’nin Başika üssünü devretmesi planlanmaktadır. Ancak terör elebaşının İmralı’dan gönderdiği mesajlarda, bu silahlı grubun Irak ordusu çatısı altında bölgede kalmasını ve Ezidiler için yerel bir statü oluşturulmasını istemesi dikkat çekmektedir. Yazar, bu durumun terör örgütünün tasfiye edilmesinden ziyade yeni bir statüyle meşrulaştırılması riskini barındırdığını vurgulamaktadır. Süreç, bölgede terörün bitirilmesi iddiaları ile örgütün farklı kisveler altında varlığını sürdürme çabaları arasındaki çelişkileri gözler önüne sermektedir.

Irak’taki Sincar’ı, PKK’nın ifadesiyle Şengal’i bilir misiniz? Irak’ın kuzeyiyle Suriye’nin kuzeyini birbirine bağlayan yerde olduğundan Kandil’den Suriye’deki PKK/YPG/PYD’ye silah, terörist ve her türlü lojistik destek buradan gitti. O yüzden de başta Erdoğan olmak üzere herkes Sincar’ı “ikinci Kandil” olarak nitelendirdi.

Şimdilerde “terörsüz Türkiye terörsüz bölge” projesi kapsamında Sincar’daki 2 bin 500 PKK’lı teröristin de silah bırakacağı ve bu olduktan sonra Türkiye’nin Başika/Zilkan üssünü Irak merkezi yönetimine teslim edeceği anlatılıyor.

Evvela Sincar’ın PKK’nın eline nasıl geçtiğini ve bu süreçte Ankara-ABD-Barzanilerin ne olduğunu hatırlatalım.

IŞİD’DEN PKK’YA

ABD tarafından kurulduğu ortaya çıkan ve Suriye ile Irak’ta neredeyse eş zamanlı harekete geçen/geçirilen IŞİD, Musul’un ardından Ağustos 2014’te Sincar’ı ele geçirince, PKK bu saldırıları bahane ederek buraya yerleşmeye başladı. Suriye ve Kandil’den getirdiği teröristlere ilave olarak, kaçırdığı Ezidi çocukları silah altına alıp sözde “Şengal Savunma Güçleri (YBŞ)” oluşturdu ve sözde “kanton” ilân etti.

Musul’un hemen dibindeki Sincar’ın bir başka özelliği; Barzani’lerin burasını aynen Kerkük, Selahaddin, Diyala ve Musul gibi, “Kürt bölgesinin dışındaki, koparılmış Kürt toprakları” saymasıydı.

Uluslararası Koalisyon güçlerinin Irak topraklarını IŞİD’den kurtarması operasyonu kapsamında Kasım 2015’te de Barzani peşmergeleri Sincar’a girdi. Medyamız bu gelişmeyi, “Peşmerge güçlerinin başarılı askeri harekâtı” diye sunup peşmergeleri Türk Özel Kuvvetleri’nin eğitmesiyle gururlandı. Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu da Barzani’yi arayıp tebrik ederken, “sözkonusu operasyondaki başarının münhasıran peşmerge güçlerine ait olduğu” açıklandı.

Oysa operasyona PKK’nın kurduğu YBŞ’nin de katıldığı iddia ediliyordu. Barzani cenahı bu iddiayı reddetti, ama gerek dönemin HDP’sinin eş başkanı Selahattin Demirtaş gerek Talabani’nin KYB’si gerekse de ABD’den kimi isimler, “PYD ve PKK’nın peşmergelerle birlikte” Sincar’ı kurtardığını öne sürdü. Hatta bunun Batı için “Kobani’den sonra IŞİD’e karşı ikinci başarı” olduğu vurgulandı.

Neticede PKK Sincar’a çöreklendi. “Halkın yararı için bölgeden çıkmasına” yönelik tüm ricalara, ABD’nin “çekil” talimatına ve Ekim 2017’de buraya Irak merkezi hükümetine bağlı birlikler konuşlandırılmasına rağmen de oradan ayrılmadı.

Erdoğan ve iktidar yetkilileri defalarca, “Sincar’ın ikinci Kandil olmasına izin vermeyeceğiz” dedi, ama burası artık ayan beyan ikinci Kandil olmuştu.

2017’ye gelindiğinde ise Erdoğan, Suriye’nin kuzeyinde gerçekleştirilen Fırat Kalkanı harekâtından sonrası için şöyle bir yol haritası çizdi:

“Bu yol haritasının söylenmeyen, adı konmayan ikinci, üçüncü etapları olacak. Olay, sadece Suriye boyutunda giden bir harekât değil. Bu olayın Irak boyutu var. Irak’ta malum bir Telafer, Sincar olayı var. Orada soydaşlarımız var. Sincar’ın durumu çok daha berbat. Çünkü Sincar’da ikinci bir Kandil oluşturmanın gayretleri var. Bu ikinci Kandil oluşturma gayretlerinde orada da 2 bin 500 kadar PKK’lı var.”

Erdoğan 2018 seçimlerinden önce de birkaç kez “Sincar’ı, Kandil’i ve Mahmur’u vurmaktan” söz etti, ama değişen bir şey olmadı. PKK’nın YBŞ’si 2 bin 500 teröristiyle hâlâ orada!..

Bugüne gelirsek; PKK’nın Sincar’dan çıkarılacağını, daha doğrusu silahlarını Irak merkezi yönetimine teslim edeceğini, bunun karşılığında Türkiye’nin de Başika/Zilkan üssünden ayrılacağını iki hafta önce New York’ta yapılan BM Genel Kurul Toplantısı üzeri önce Irak Başbakanı Ali Zeydi’den duyduk. ABD’nin özellikle İran yanlısı Şii milislerin devlet kontrolüne alınmasına yönelik baskıları kapsamında bu grupların silah bırakmak için ABD güçlerinin yanı sıra Türk askerinin de Irak’tan çekilmesini şart koştuğunu belirten Zeydi, Ankara’nın ise çekilmenin ancak PKK kamp ve silahlı varlığının tamamen tasfiye edilmesine bağlı olduğunu ilettiğini, Ankara’yla müzakerelerin sürdüğünü söyledi.

Zeydi’nin New York Times’a yaptığı bu açıklamanın mürekkebi kurumadan; Erdoğan-Zeydi görüşmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, iki liderin “Sincar’da devlet otoritesinin bütünüyle tesisi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi konusunda anlaştığını” bildirirken, Erdoğan da, “PKK’nın uzun süredir Irak’ta yerleştiği Sincar bölgesinde artık Irak hükümetinin otoritesi hâkim olacak… Ayrıca Başika’nın devri konusunu ele aldık. Komşumuz Irak ile artık terör konularını değil, Kalkınma Yolu’nu, karşılıklı ticaret hacmimizi artırmayı, istikrarı, huzuru ve refahı daha fazla konuşmak istiyoruz. Süreç olumlu ilerliyor. İyi bir ivme yakaladık. İnşallah neticesi de güzel olacak.” dedi.

Bu gelişme veya anlaşma ise bir yandan “2 bin 500 PKK’lı Irak ordusuna katılıyor” diye sunuldu, bir yandan sürecin “terörsüz Türkiye, terörsüz Suriye, terörsüz Irak, terörsüz İran” yani “terörsüz bölge”ye doğru ilerlediği vurgulandı.

AKP sözcüsü Ömer Çelik de önceki günkü MYK toplantısının ardından, Suriye PKK’sı SDG’nin kendisini feshetmesi konusunda, “terörsüz Türkiye sürecinin kazanımlarından biri” yorumunu yaparken, Sincar’daki YBŞ’nin “silahlarını merkezi Irak yönetimine bırakmasının ikinci kazanım olacağını” kaydetti.

TERÖRİSTBAŞI SİNCAR İÇİN NE BUYURDU?

SDG’nin kendisini feshetmeyip devlete ortak olduğu ve dahi teröristbaşı-Kandil-DEM’in Türkiye’deki “çözüm” için neler istediği hepimizin malûmu, ama bir de Sincar’daki YBŞ işine bakalım.

Ay başında, PKK’ya bağlı Sincar/Şengal Halk Konseyi bir toplantı düzenledi. İşte bu toplantıya bir mesaj gönderen İmralı’daki teröristbaşı; YBŞ’nin Sincar’da kalması, örgütün Irak ordusuna katılması halinde de bulunduğu bölgede görev yapması gerektiğini bildirerek, “Ezidilere yönelik saldırı ihtimaline karşı onları silahlı bir şekilde koruyacağız. Yani burada her şey yolunda olsa bile ağırlığımızı daha fazla oraya verecek ve onları koruyacağız. Devletin de bunu anlaması gerekir… Ezidilerin mutlaka kendi öz savunma güçlerine sahip olması gerekir.” dedi.

Başka?

Sanki aynı anlama gelmiyormuş gibi, Ezidilerin “özerk bir bölge” değil, “yerel demokrasi” istediğini öne sürüp, “Türkiye’nin de Ezidiler ve Bağdat arasında olası bir anlaşmaya karşı çıkmaması gerektiğini” buyurdu.

Dahası Sincar için “Türk modeli” olarak nitelendirdiği bir model geliştirilmesi gerektiğini belirtirken, bunun anlamını şöyle açıkladı:

“Şengal için, Türk modeli gibi bir model geliştirilmelidir. Bu nedenle PKK engelini kaldırdım. PKK artık sorunların çözümünde bir engel değil. Yani PKK miadını doldurmuş ve rolünü oynamıştır. Ancak bu gerçekliğe göre hareket edilmezse, bu süreç de felç olacaktır… YBŞ, Irak ordusu içinde yerini almalıdır. Anlatılanlara göre, Irak bunu kabul etmiş. Bu olursa iyidir.”

İlginçtir, teröristbaşının bu talimatlarını iktidar medyasının bir yazarı dışında gören, duyan olmadı.

O da sadece, “PKK miadını doldurmuş ve rolünü oynamıştır… YBŞ de Irak ordusu içinde yerini almalıdır” kısmını aktarıp, “Buradan da anlıyoruz ki, İmralı ile devletin verdiği mesajlar bazı nüanslar dışında terörsüz bölge kapsamında ilerliyor.” yorumunu yaptı.

Teröristbaşının İmralı’dan orayı da organize etmesi; YBŞ’nin varlığını korumasını, Irak ordusuna katılsa bile Sincar’da görev yapmasını ve Ezidiler için “yerel demokrasi” istemesi mi “nüans” veya “terörsüz bölge” ilerleyişi?!

Ve bir de “Türk modeli gibi bir model geliştirilmeli” demesi?

Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla misali; önce Suriye’de şimdi Sincar’da terör örgütünün devlete ortak edilmesi projesi, Türkiye’ye “model” gösteriliyor olmasın!..

 

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!