1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Mehmet Özkendirci
  4. Lekelenmeme Hakkı: Fona

Lekelenmeme Hakkı: Fona

featured

Yazar Mehmet Özkendirci, iktidar mensuplarının büyük usulsüzlüklere karışmalarına rağmen lekelenmeme hakkı adı altında korunduğunu ve adaletin bu kesim için işletilmediğini sert bir dille eleştirmektedir. Buna karşın, ellerinde hiçbir somut delil bulunmayan muhalif isimlerin ve gazetecilerin aylarca hapiste tutulması ile muhalif medyaya el konulması ikiyüzlü bir hukuk anlayışının göstergesi olarak sunulmaktadır. Meclis’teki araştırma önergelerinin reddedilmesi ve suçluların cezalandırılmak yerine terfi ettirilmesi, ülkede adalet mekanizmasının iktidar çıkarlarına göre şekillendiğini açıkça gözler önüne sermektedir. Toplumdaki bu derin adaletsizlik ve çifte standart hissi, yazarın dizelerindeki çaresizlik temasıyla bütünleştirilerek aktarılmaktadır.

Soyguncuları iktidardan olunca Yeni Türkiye modelinde “Sahi eskisine ne oldu, hurdacıya mı sattınız naylon leğen karşılığında?” dünyada bir ilk olarak lekelenmeme hakları varmış. 214 830 milyarcığı ceplerine, pardon tırlara indirmişler… Durum böylesi net iken AKP’nin derdi bu paraların iki katıyla iade edilip sorumlulara ters kelepçe vurularak —pardon çiklet patlatarak— adliyeye göndermek değil mi? Aynı suçlama, haklarında hiçbir somut delil olmadan hapiste aylardır ifadeleri bile alınmayan CHP’liler için neden geçerli değil? Bir çocuğun babasız büyümesinin vebalini nasıl taşıyacaksınız? Bu kişiler hiç hak etmedikleri hâlde neden lekelenmeme haklarına sahip değiller? CHP’li belediyelere rüşvet verdiği iddia edilen Aziz İhsan Aktaş adliyeye korumalarla gelip beraat ettirilirken, “Yahu rüşvet alan kadar veren de suçlu” neden denmiyor? Ki aynı müteahhit birçok AKP’li belediyeye iş yaparken hiç mi rüşvet vermemiş acaba?

AKP muhalefete çuvaldızı batırırken iğneyi bir kez de kendine ne zaman batıracak? Son fon rezaleti çuvala sığmazken muhalefetin araştırma önergesi TBMM’de reddedilirken iktidar vekillerinin başları önünde nasıl sıvıştıklarını gördük.

Muhalif medyalar bir bir silkelenip yerlerine kayyım atanıyor. Hatta bir kayyım yardımcısı nefsine uyup belediyeden biraz yolunu bulmak istemiş. WhatsApp hesabından silinmesi yetmemiş, vali yardımcısı yapılarak cezalandırılmış! Evinde ayağına kelepçe takılarak dışarı çıkması yasaklanan Gazeteci Murat Ağırel, yazmadığı bir yazı nedeniyle tutuklanıp hapse atıldı… Durum aşağıdaki şiirim gibi yaşananları anlatmıyor mu;

Gelsen sevinçten

Gelmesen kederden öleceğim

Karar ver nasıl öldüreceksen.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!