DOLAR 12,59311.44%
EURO 14,22161.09%
STERLIN 16,81121.29%
ALTIN 720,271,03
BIST 1.776,41-2,35%
BITCOIN 7181796,48%
Ankara
13°

PARÇALI BULUTLU

12 56

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Vatan Partisi; Dolar Yasaklansın!

Vatan Partisi; Dolar Yasaklansın!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Genel Başkanlığını Doğu Perinçek’in yaptığı Vatan Partisi, sosyal medyadaki resmi hesabından bir video paylaşımında bulunarak doların yasaklanmasını istedi.
Vatan Partisi, döviz kurundaki tarihi artış ile TL’de yaşanan değer kaybının ardından geçmişteki teklifini tekrarlayarak ‘Dolar yasaklansın’ dedi.
Vatan Partisi resmi Twitter hesabından paylaşılan videoda, “Hep söyledik yine söylüyoruz: Dolar yasaklansın! Türkiye’de Türk Lirası! Serbest piyasa rejimine son! Kontrollü planlı ekonomi! Tek çare Üretim Devrimi!” ifadeleri kullanıldı.

https://twitter.com/Vatan_Partisi?ref_src=twsrc%5Etfw%7Ctwcamp%5Etweetembed%7Ctwterm%5E1463107688968204290%7Ctwgr%5E%7Ctwcon%5Es1_&ref_url=https%3A%2F%2Ftr.sputniknews.com%2F20211124%2Fvatan-partisinden-dolar-yasaklansin-teklifi-1051103669.html

 

Devamını Oku

Orduevlerine girişi yasaklanan emekli Gazi Üsteğmen Erhan Kaleli’ye kovuşturmaya yer yok kararı

Orduevlerine girişi yasaklanan emekli Gazi Üsteğmen Erhan Kaleli’ye kovuşturmaya yer yok kararı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

15 Temmuz sonrası FETÖ’den boşalan yerlere Menzil tarikatının doldurulduğunu, asker olmak isteyen Şehit/Gazi yakınları için ayrılan kontenjanlara dahi tarikat mensuplarının getirildiğini gündeme getirdiği gerekçesiyle hakkında 4 soruşturma açılan emekli Gazi Üsteğmen Erhan Kaleli’nin orduevlerine girişi yasaklanmıştı. Hakkında başlatılan 4 soruşturmadan biri TCK. 301’dendi.Kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.

Konuyla ilgili Haberiniz.com.tr’ye konuşan emekli Gazi Üsteğmen Erhan Kaleli;

“Jandarma Genel Komutanlığı’na FETÖ benzeri yeni tarikatların sızmalarının önüne geçilmesi için uyarı niteliğinde yapmış olduğum paylaşımlara istinaden jandarma Genel Komutanlığı ve Org. Arif Çetin’in şikayetleri ile hakkımda farklı dönemlerde 4 adet soruşturma açılmıştı. Bu da yetmemiş, belki de Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa bir Gazi’nin orduevlerine girişi yasaklanmıştı. Üstelik, mevcut yönetmelikte ‘’orduevlerinde siyaset yapanların’’ orduevlerine girişinin yasaklanması gerekirken, yılda bir defa ancak giriş yaptığım orduevlerinde böyle bir durum söz konusu dahi olmadığı halde. Sırf tarafıma gözdağı vermek ve orduevlerine girişimi yasaklamak için İç İşleri Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı’nın talebiyle 6 Ağustos 2021 tarihinde alelacele’’kişiye özel’’ bir yönetmelik çıkarmıştır. Yönetmeliğe, Jandarma Genel Komutanlığı aleyhinde beyan ve faaliyette bulunanların orduevlerine girişinin yasaklanacağı hükmü fazladan eklenmiştir. Orduevlerine giriş yasağı Genelkurmay Başkanlığının inisiyatifinde iken, bu inisiyatif de Jandarma Genel Komutanlığı Personel Başkanlığı’nın inisiyatifine kadar düşürülmüştür. Haksız, hukuksuz, mahkeme kararı olmadan, kişiye özel yönetmelik çıkararak ve tümüyle keyfi bir şekilde tarafıma yasak konulmuştur. Bu, görevi kötüye kötüye kullanma, tarikatlar hakkında iddialarıma yönelik bir araştırma yapılmaması ise suçluyu kayırmadır. Kamu görevlileri için bunlar ağır suçlardır.

Tarafıma açılan 4 soruçturmadan ilkinin sonucu bugün KYOK olarak açıklanmıştır. TCK 301’den tarafıma verilen KYOK kararı benim ilgili kurumları aşağılamadığımı, kurumlara zarar verenleri eleştirdiğimi göstermektedir. O halde, sırf bu gerekçeyle bir Gazi’nin orduevlerine girişine yasak koyan ve tarikatlar konusunda araştırma yapmayıp olayların üzerini kapatan Jandarma Genel Komutanlığı yetkililerinin orduevi yasağını kaldırmaları, iddiaları ise araştırmaları gerekmektedir. Tüm bu rezalet ve hukuksuzluğa karşı yasal süreç başlatacağımı, buna sebep olanların gereken cezaları almaları ve tarikatların Jandarma’ya sızmalarının önüne geçmek için duruşumdan taviz vermeden çalışmalarıma devam edeceğimi bildiririm.” diye konuştu.

Devamını Oku

PKK’dan CHP’ye ‘helalleşme’ yanıtı… Kuru kuruya olmaz özerklik istiyoruz

PKK’dan CHP’ye ‘helalleşme’ yanıtı… Kuru kuruya olmaz özerklik istiyoruz
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Terör örgütü PKK’nın elebaşlarından Mustafa Karasu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘helalleşme’ yolculuğuna ilişkin konuştu.
Gündem
PKK’dan ‘helalleşme’ yanıtı… Kuru kuruya olmaz özerklik istiyoruz
Terör örgütü PKK’nın elebaşlarından Mustafa Karasu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘helalleşme’ yolculuğuna ilişkin konuştu.
23 Kasım 2021 23:31
Facebook Twitter
PKK’dan ‘helalleşme’ yanıtı… Kuru kuruya olmaz özerklik istiyoruz
PKK’dan ‘helalleşme’ yanıtı… Kuru kuruya olmaz özerklik istiyoruz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamada “Helalleşeceğiz dostlarım. Açık yaralar var biliyorum. Zor olacak ama kesinlikle yapacağız ve başaracağız. 28 Şubatçıların açtığı yaraları kapatıp, helalleşeceğiz. İkna odalarına sokulan başı kapalı kızlarımızla helalleşeceğiz. Sivas, Kahramanmaraş mağdurlarıyla helalleşeceğiz. Diyarbakır hapishanesi mahkumları ile helalleşeceğiz. Bir sağdan bir soldan o insanlarımız ile helalleşeceğiz ” ifadelerini kullanmıştı.

Kılıçdaroğlu’nun “helalleşme” çağrısına destek veren FETÖ’cüler, “Yetmez ama evet” demişti.

KILIÇDAROĞLU’NDAN ÖZERKLİK TALEBİ

Terör örgütü PKK’nın elebaşlarından Mustafa Karasu, Kılıçdaroğlu’nun bu çağrısını değerlendirdi.

“Kılıçdaroğlu iyi bir konuya değindi bir helalleşme olmalı.” diyen terörist başı, “Helalleşme olacaksa Kürdün öz yönetimi tanınacak. Özerkliği tanınacak.” ifadelerini kullandı.

Helalleşmeye hazır oldukların ama bunun öyle kuru kuruya olamayacağını savunan Karasu, “Helalleşme olacaksa Kürt halkının varlığı özgürlüğü tanınmalıdır. Helalleşme olacaksa böyle olmalıdır. Böyle helalleşmeye biz varız. Helalleşebiliriz. Türkiye sınırları içinde özgür ve demokratik yaşamak istiyoruz. Kürt halkının talebi bu.” diye konuştu.

Devamını Oku

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ; Suriyelilere 90.8 milyar dolar harcandı

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ; Suriyelilere 90.8 milyar dolar harcandı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ TBMM’de bugün gerçekleştirdiği basın toplantısında ülkenin bulunduğu ekonomik kriz ile ilgili açıklamalarda bulundu. Doların 13 tl tırmanmasıyla birlikte gelinen ekonomik krizin 2001 krizinden daha vahim bir durumda olduğunu açıklayan Özdağ;

Sokaklar, pazar, bakkal, atölyeler, fabrikalar bürolar alev alev yanıyor. 2001 ekonomik krizinde yazar kasa fırlatarak tepkisini gösteren Türk halkı cumhuriyet tarihinin em derin, uzun ve kalıcı ekonomik krizine toplu intiharlar İle tepki gösteriyor.
Evet, insanlar intihar ediyor. İşsizlikten gençlerimiz intihar ediyor. Çaresizlikten evladı tedavi edilmeyen anneler, Küçük Muzaffer’in annesi Emine hanım gibi intihar ediyor. Çocuğuna harçlık veremeyen işsiz babalar intihar ediyor.
Aslında onları intihara sürükleyen açlık ve işsizlik değil adaletsizlik. Adaletsizlik çünkü büyük bir çoğunluk işsizliğin, parasızlığın pençesinde kıvranırken, Türk halkı Balkan savaşının rezaletini adeta ikinci kez yaşarken, Rumeli’den Anadolu’ya geri çekilenler gibi kendi ülkesinde mülteci konumuna düşürülürken, Saray ve bendeleri adeta Lale devrini yaşıyorlar.
Bir aileden herkes devletin üst düzey görevlisi olup 3-4 maaş alır mı? Alıyor. Çünkü ortada Türk devleti yok. 2202’de Türk devletinin yönetmek için başa gelen Erdoğan’ın getirdiği yer aile şirketi olmuştur. Saray’ın bendesi malum şirketler bütün ihaleleri alır, vergi afları ile zenginliklerine zenginlik katarken, çaldıklarını yurtdışına kaçırırken, dürüst iş adamları iflas ediyor.
Türk işçisi işini kaybederken Suriyeli işçi bedava sağlık, devlet yardımı, BM yardımı ve üzerine sigortasız maaş alıyor. Türk esnaf vergi öderken, Suriyeli esnaf ödemiyor. Bir Türk vatandaşı yılda 4000 TL tutarında sosyal yardım alırken, Suriyeli 10 bin TL alıyor. Bütün bu adaletsizlikler karşında Türk insanı ya kahrediyor ya intihar ediyor ya yurtdışına kaçıyor, Şimdi bu yaşananlardan sonra aile şirketi çöküyor. 20 yıldır süren talan, rant ve vurgun düzeni artık yıkılıyor. Millet fakru zaruret içinde harap ve bitap olmasına rağmen, Erdoğan Türk halkının cebinden 9 milyon Suriyeliyi 10 yıldır beslemektedir. 2021 yılı sonu itibarı ile Zafer Partisi ekonomiden sorumlu başdanışman olan Prof. Dr. Mehmet Alagöz’ün hesaplamasına göre Türk halkına bu beslemenin maliyeti 90.8 milyar Dolardır. Tekrar ediyorum. 90.8 milyar Dolar.
Bu rakamın içinde Suriyelilerden dolayı oluşan enflasyon maliyeti, kapanan işyerlerinin maliyeti, gelir ve kurumlar vergisi maliyeti, işsiz kalan Türk vatandaşlarının gelir kaybı, güvenlik sorunu maliyeti yoktur. Özetle aslında maliyet hesaplanan rakamında çok üstündedir.”  diye konuştu.

Ekonomik krizin nedenleriyle ilgili açıklamalarda bulunan Özdağ bugüne kadar Türkiye’de bulunan sığınmacılar ve Suriyede yaşayanlar için harcanan miktar ile Türkiye’de neler yapılabileceğini şöyle açıkladı;

“Suriyelilere harcanan 90.8 milyar dolar yukarıdaki sektörlere yatırım olarak harcansa idi; Milyarlarca dolarlık yabancılardan ithal ettiğimiz Tarım, Sanayi, Hizmet, Maden, Enerji, vb. ürünleri kendimiz üretecektik. Cari açığımız azalacaktı.
Veya Kamu İç Borcu yaklaşık 140 milyar dolar değil 50 milyar dolar olacaktı.
Suriyelilere harcanan 90.8 milyar dolar harcamasa idik;
Bütçe Açığımız 2012-2021 yılları arasında bugünkü kur ile hesaplandığında toplam 83 milyar dolar(930 milyar TL) edecekti yani bütçe açığımız sıfır TL yani hiç bütçe açığı vermeyecektik. Çünkü bu yıllar arası verilen bütçe açıkları toplandığı zaman 90.8 milyar dolar bile etmiyor.
Suriyelilere harcanan tahmini 90.8 milyar dolar harcamasa idik;
2021 yılı kişi başına düşen 7287 dolar yıllık borç miktarı 1185 dolar daha az olacak ve 6102 dolar olarak gerçekleşecekti.
Bu para Suriyelilere harcanmasaydı bugün Dolar 13 TL bandında olmayacaktı.

Değerli Türk halkı,
Bu harcanan para sizin paranızdır. Siz ucuz ekmek kuyruklarında beklerken yüzlerce tır her gün Suriye’nin kuzeyine parasını sizin ödediğinin bedava unları taşıyor.
Siz parasızlıktan ve işsizlikten intihar sınırına gelirken, sizin vergilerinizden kesilen para ile Suriye’nin kuzeyinde inşaatlar yapılıyor.”

Devamını Oku

Ümit Özdağ Açıkladı; 900 binden fazla Suriyeliye Vatandaşlık Verildi

Ümit Özdağ Açıkladı; 900 binden fazla Suriyeliye Vatandaşlık Verildi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ bugün gerçekleştirdiği basın toplantısında korkunç tabloyu gözler önüne serdi. ‘900 bin alt limit olmak üzere bununda üzerinde Suriyeliye  ‘Türkiye Cumhuriyeti’ vatandaşlığı veridi.’

Ekonomik kriz ile birlikte önümüzdeki seçimde AKP’nin seçimi kazanamayacağını ifade eden Özdağ, iktidarın yeni stratejisini de gözler önüne serdi. Suriyelilere verilen vatandaşlık sayılarının tehlikeli boyutlara ulaştığını açıklayan Özdağ, bu durum Türk milletinin egemenlik haklarının elinden alınması olduğunu ifade etti. Özdağ şu ifadeleri kullandı;

“AKP 100 binlerce Suriyeliye seçimlerde oy kullanabilmeleri için vatandaşlık veriliyor. Önce paranızı verdiler şimdi vatandaşlık vererek vatanınızı veriyorlar. Eskiden bir yabancıya vatandaşlık verildiği zaman bu karar Resmi Gazete’de yayınlanırdı. Ancak Suriyeliler Türk vatandaşlığına alındığından beri vatandaşlık verilenlerin isimleri Resmi Gazete’de yayınlanmıyor. Çünkü AKP Türk halkından ne kadar kişiye vatandaşlık verdikleri bilgisini büyük bir sır olarak saklıyor.
Milletvekilleri sorduğu zaman ya geçiştiriyorlar ya da 220 bin gibi bir rakam verip gerçekleri gizliyorlar. Ben de gerçek sayısı öğrenmek için bir çok girişimde bulundum ve farklı tarihlerde değişik kaynaklardan değişik rakamlara ulaştım. Çok tedbirli davrandığım için Sonuç olarak vatandaşlık verilen Suriyeli sayısının en az 900 bin civarında olduğu bilgisine ulaştım. Tekrar ediyorum. 900 bin. Ve vatandaşlık verilmeye devam ediliyor.
Değerli Türk halkı,
Suriyelilere vatandaşlık verilmesi Türk halkının elinden egemenlik hakkını almak demektir. Onları Türkiye’nin kaderi üzerinde hak sahibi yapmak demektir. Hep paramızı Suriyelilere harcıyorsunuz hem vatanımıza ortak ediyorsunuz. Tarih böyle büyük bir rezalet görmedi. Hem de Suriyeliler ülkelerine dönsün diye imza kampanyası düzenlememizi yasaklıyorsunuz.
Büyük Türk Milleti,
Bu rezaleti protesto etmek için Suriyelilerin Suriye’ye dönmesi için 10 milyon imza toplamak istedik. İç İşleri Bakanlığı yasalara aykırı şekilde imza toplamak için stand kurmamızı yasakladı.
Değerli basın mensupları,
Türk halkına bu tarihin en büyük ekonomik ve milli rezaletine tepkisini sandıkta göstermesi gerektiğini özellikle ifade etmek istiyorum. Çünkü bu iktidar Türk halkının demokratik hakkını kullanmasını engellemek için protestoları araya sokacağı yasa dışı unsurlar ile tahrik etmekte çok mahirdir.
Öte yandan her şeye rağmen barışçıl protesto hakkını kullanmak isteyen vatandaşlarımıza karşı polisimizi özellikle sevgi dolu davranmaya davet ediyorum.
Buradan iktidara da seslenmek istiyorum.
Yarın Suriyeli çakma vatandaşların oyları ile seçim kazanmayı düşünüyor hayal kuruyorsanız, bilin ki Türk Milleti size sandıkta yaşamınızın en büyük kabusunu yaşatacaktır.” diye konuştu.

Devamını Oku