Doç. Dr. Aytan Ahmadova
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Edebi Eserlerin Dilinde Batı Azerbaycan Yer Adları

Edebi Eserlerin Dilinde Batı Azerbaycan Yer Adları

featured

Bu makale, Batı Azerbaycan topraklarındaki tarihi yer adlarının edebi eserler ve halk edebiyatı örneklerindeki yansımalarını kapsamlı bir şekilde incelemektedir. İrevan, Göyçe, Zengezur ve Dereleyez gibi bölgelerin kadim Azerbaycan Türklerine ait olduğu, onomastik birimler ve dil bilimsel analizler aracılığıyla kanıtlanmaktadır. Metin, bölgedeki yer adlarının tarihsel süreçte uğradığı değişimleri ele alırken, bu coğrafi kimliğin türkülerde, şiirlerde ve destanlarda nasıl korunduğunu vurgulamaktadır. Ayrıca Arpa Tepesi ve Ağbaba gibi toponimlerin kökenleri, kültürel miras ve milli bellek perspektifinden detaylandırılmaktadır. Sonuç olarak çalışma, coğrafi adların sadece birer isim değil, aynı zamanda o toprakların tarihi ve etnik aidiyetini belgeleyen sarsılmaz kanıtlar olduğunu savunmaktadır.

 

Anahtar kelimeler: edebi eserler, Batı Azerbaycan, onomastik birimler, araştırma, analiz

 

Özet

Batı Azerbaycan topraklarına İrevan, Göyçe, Zengezur, Dereleyez, Vedibasar, Ağbaba, Kamerli, Basarkeçer vb. bölgeler dahildir. Menfur komşularımızın esareti altına geçtikten sonra bu bölgelerin adları değiştirilerek Ermenileştirilmeye çalışılmıştır. Örneğin; İrevan – Yerevan, Göyçe – Sevan, Karakilise – Sisyan, Kamerli – Artaşat, Ağbulak – Aknahbyur, Dereleyez – Vayotsdzor vb. Ancak bölgelerimizin her taşı, her duvarı bu toprakların kadim Azerbaycan Türklerine ait olduğunu söylemektedir.

Batı Azerbaycan toponimlerini gerek yazılı gerekse sözlü halk edebiyatı örneklerinde gözlemlemekteyiz.

Makalede edebi eserlerin dilinde kullanılmış Batı Azerbaycan toponimleri araştırılmıştır. Göyçe, Arpa Tepesi, İrevan, Zengezur, Dereleyez, Ağbaba onomastik birimleri araştırılıp analiz edilmiştir.

 

WESTERN AZERBAIJAN TOPONYMS IN THE LANGUAGE OF ARTISTIC WORKS
Abstract
Keywords: works of art, Western Azerbaijan, onomastik units, research, analiz
The territories of Western Azerbaijan include the regions of Iravan, Goycha, Zangezur, Daralayaz, Vedibasar, Aghbaba, Gamarli, Basarkechar, etc. After being enslaved by our hated neighbors, the names of these regions were changed and attempts were made to armenize them. For example, Iravan – Yerevan, Goycha – Sevan, Garakilseh – Sisyan, Gamarli – Artashat, Aghbulag – Aknakhbyur, Daralayaz – Vayotsdzor, etc. However, every stone and every wall of our regions says that these lands belonged to the ancient Azerbaijani Turks.We observe Western Azerbaijani toponyms in both written and oral folk literature.The article examines Western Azerbaijani toponyms used in the language of literary works. The onomastic units of Goycha, Arpa Tepesi, Iravan, Zangezur, Daralayaz, Aghbaba are examined and analyzed.
Западноазербайджанские топонимы в языке произведений искусства
Ключевые слова: произведения искусства, Западный Азербайджан, ономастические единицы, исследование, анализ
Резюме
Территории Западного Азербайджана включают регионы Ираван, Гойча, Зангезур, Даралайаз, Ведибасар, Агбаба, Гамарли, Басаркечар и др. После попадания под власть наших ненавистных соседей названия этих регионов были изменены, и предпринимались попытки их арменизации. Например, Ираван – Ереван, Гойча – Севан, Гаракильсех – Сисян, Гамарли – Арташат, Агбулаг – Акнахбюр, Даралайаз – Вайоцдзор и др. Однако каждый камень и каждая стена наших регионов говорят о том, что эти территории принадлежали древним азербайджанским тюркам.Мы наблюдаем топонимы Западного Азербайджана как в письменной, так и в устной народной литературе. В статье рассматриваются топонимы Западного Азербайджана, используемые в языке литературных произведений. В статье рассматриваются и анализируются ономастические единицы Гойчи, Арпа Тепеси, Иравана, Зангезура, Даралайяза и Агбабы.

 

Giriş

Batı Azerbaycan toprakları vatanımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Çok büyük bir teessüf hissiyle belirtmeliyiz ki, bu topraklar geçen yüzyılın başlarında Sovyetler Birliği tarafından özel bir politikayla Azerbaycan topraklarından koparılarak bugünkü Ermenistan Cumhuriyeti adlanan devlete verilmiştir. Bu bölgeye İrevan, Göyçe, Zengezur, Dereleyez, Vedibasar, Ağbaba, Kamerli, Basarkeçer vb. bölgeler dahildir. Menfur komşularımızın esareti altına geçtikten sonra bu bölgelerin adları değiştirilerek Ermenileştirilmeye çalışılmıştır. Örneğin; İrevan – Yerevan, Göyçe – Sevan, Karakilise – Sisyan, Kamerli – Artaşat, Ağbulak – Aknahbyur, Dereleyez – Vayotsdzor vb. Ancak bölgelerimizin her taşı, her duvarı bu toprakların kadim Azerbaycan Türklerine ait olduğunu söylemektedir.

Halkımız II. Karabağ Savaşı‘ndan alnı açık, yüzü ak çıktıktan sonra Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev 7 Temmuz 2021 tarihinde bir kararname imzaladı. “Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Ekonomik Reyonlarının Yeni Bölünmesi Hakkında” fermanına esasen Doğu Zengezur ekonomik reyonunun kurulması öngörüldü. Doğu Zengezur’un yüz ölçümü 7448 km²’dir. Buraya Cebrayıl, Kelbecer, Laçın, Kubatlı ve Zengilan toprakları dahildir.

 

Edebi Örneklerde Toponimlerin Araştırılması

Ali Veliyev’in eserleri Doğu Zengezur toponimleri bakımından zengindir. Sanatçının eserlerinde kullanılan yer adlarından biri de Arpa Tepesi‘dir. Eserde şöyle gösterilmektedir: “Terekeme arandan (ovadan) dağa göçüp bitirene kadar (bu en az yirmi gün sürerdi) benim otlağım Karagüney, Karılar Ölen, Çatal Kahanın üstü, Arpa Tepesi’nin dibi olurdu”. Arpa Tepesi iki kelimenin birleşmesinden oluşmuştur: “Arpa” hidronimi (nehir adı) ve “tepe” (yüksek yer, küçük dağ, dağdan küçük olan yükselmiş tepe) demektir.

Bu onomastik birim Azerbaycan toponimisinde birçok varyantta kullanılmıştır: Arpaçay, Arpadere, Arpadüzü, Arpagedik, Arpabulak vb. Arpaçay, Ermenistan ve Azerbaycan’ın Şerur reyonu topraklarından akan bir nehirdir. Yazılı kaynaklarda Arpaçay adına XII. yüzyıldan itibaren rastlanır. XVI. yüzyıla ait kaynaklarda da Arpaçay hidronimi hakkında bilgi verilmektedir. Arpadere, Ordubad reyonu topraklarında bir nehirdir. Arpa nehir adı, dere ise nehir deresi bileşenlerinden kurulmuştur. Arpadüzü, Karabağ sıradağlarının eteğinde Hocavend reyonunda bir köy adıdır. Arpagedik toponimi ise Hocavend reyonunun Çaylaqkala köyü topraklarında bir yerdir. Toponim; arpa ve gedik (dağın düz, geçit veren yeri) kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur.

Batı Azerbaycan’ın Göyçe mahali Ağkilise köyünde doğan ve orada yaşayan halk sanatçımız Aşık Alesker‘in meşhur koşmalarından birinde şöyle denir:

 

Günahım deryadır, özüm kanmışam (anlamışım),

Tuttuğum işlere çok utanmışam,

Püşt-ü penahına (arkana/siperine) daldalanmışam (sığınmışım),

Adım Alesker’dir, aslım Göyçeli!

 

Sanatçının da belirttiği Göyçe toponimi coğrafi bir addır. Bölgede çok sayıda erik ve gövem (yaban mersini/çakal eriği) ağacı olduğu tahmin edilmektedir. Bölgenin adı da buradan gelmektedir. “Göyçe” kelimesi mavi renkli, mavi-yeşil tonlarındaki meyve (bir erik türü) manasını verir; adı renginden alınmıştır ve “göy” (gök/mavi/yeşil) köküyle bağlantılıdır. Göyçe ile bağlı mahal, göl ve nehir (Göyçe mahali, Göyçe gölü, Göyçe nehri) bugünkü Ermenistan topraklarındadır.

XIX. yüzyılda bir grup Azerbaycanlı nüfus, Ermeni tecavüzü sonucunda öz dede-baba yurtları olan Göyçe mahalinden göç etmek mecburiyetinde kalmıştır. Azerbaycan’ın Gazah reyonuna yerleşen mecburi göçmenlerimiz, yaşadıkları köye Göyçeli adını vermişlerdir.

Batı Azerbaycan toponimlerini gerek yazılı gerekse sözlü halk edebiyatı örneklerinde gözlemlemekteyiz. Azerbaycan halk şarkısı (türküsü) olarak kabul edilen “İrevan’da hal kalmadı” eserinin aslında söz ve müzik müellifi Cabbar Karyağdıoğlu olmuştur. İrevan şehrinde bir düğün meclisinde bulunan sanatçı, damadı övdükten sonra kızın babasının söyledikleri esasında gelini övmüş ve böyle güzel bir halk şarkısı meydana gelmiştir. Şarkının talihi uğurlu olmuş; Bülbül, Seyid Şuşinski, Ebülfet Aliyev gibi hanendeler tarafından seslendirilmiştir. Şarkıda şöyle denir:

 

İrevan’da hal kalmadı, O hal ne haldir, yüze dizdirmişsin?

Şeki’de sultan kalmadı, O hal ne haldir, yüze dizdirmişsin?

De görüm ne haldir, yüze dizdirmişsin?

Hal benim, yar benim…

Halka ne borçtur (halkı ne ilgilendirir), yüze dizdirmişim,

Yarım demiştir, çifter dizdirmişim.

(Halk Şarkısı)

 

Şarkının ortaya çıkışıyla ilgili başka versiyonlar da mevcuttur. Şarkıda geçen “İrevan’da hal kalmadı” ifadesinin aslında “İrevan’da han kalmadı” şeklinde okunduğu da söylenir. Bu da İrevan Hanlığı‘nın çöküşünü, oradaki vahşeti ve mecburi göçü yansıtmaktadır.

Batı Azerbaycan’ın kültür merkezi olmuş İrevan şehri, bugünkü Ermenistan olarak adlandırılan cumhuriyetin başkentidir. İrevan şehri XVIII. yüzyılda İrevan Hanlığı’nın, XIX. yüzyılda ise İrevan Valiliği’nin (Guberniyasının) merkezi olmuştur. Bu ada VI. yüzyılda rastlanır. 607 yılında Alban Katolikosu Abraham bir toplantı çağrısı yapar ve buraya İrevanlı iki temsilci (Cocik ve David) katılır. İrevan temsilcilerinin bu toplantıya katılması, bu toprakların henüz kadim dönemlerden itibaren sosyal-siyasi ve dini açıdan geliştiğini kanıtlamaktadır.

İrevan kelimesine çeşitli kaynaklarda rastlamak mümkündür. Urartu kaynaklarında M.Ö. 782 yılında Sarduri tarafından inşa edilen Erebuni Kalesi‘nin adından geldiği belirtilir.

Türk-Urartu kaynaklarında ise şöyle izah edilir: “İr” (erkek, yiğit) ve “ebani/avan” (ülke, yer, köy, oba) kelimelerinin birleşerek “yiğitler ülkesi” manasını verdiği düşünülmektedir.

Bölgenin adındaki ir, er, eren kelimesi kadim bir Türkçe kelime olup; manası yiğit, kahraman, adam, erkek vb. anlamlara gelir. “Eren” ise “er” kelimesinin kural dışı (eski) çoğul şekli kabul edilir. Eren kelimesindeki “-en” eki tarihsel olarak çokluk bildirmiş, daha sonra anlamını değiştirmiştir [Ahmedov, 2017, s. 103]. Klasik edebiyatımızda ve kadim abidelerde bu kelimeye sıkça rastlanır: Er erden adın yaşurmak ayıp olur. Er ağırın, er yünüsün at bilir. Övünürse, er övünsün – aslandır. (“Kitab-ı Dede Korkut”). Erenler öz yolunda er tek gerek, Meydanda erkek kişi ner tek gerek (K. Burhaneddin). Dildar ile muhabbettir talebim, Ya bugün, ya yarın öldür, erenler (Hatai). Alp Er Tonga öldü mü?, Isız acun kaldı mı? (Sagu).

Modern edebi dilimizde “er” eş (koca), erkek manasında kullanılmaktadır. Örneğin: Onon erinin (kocasının) 35 yaşı var. Aysel’i ere verdiler (evlendirdiler).

Batı Azerbaycan’ın Dereleyez ve Ağbaba toprakları, değerli bilim insanımız, şairimiz Mahire Nağıkızı‘nın şiirlerinde de yer bulmuştur. Şair, vatan hasretini ve o mukaddes topraklara gidememesini yürek yangısıyla dile getirmiştir. Mahire Hanım bir koşmasında şöyle yazmaktadır:

 

Dereleyez şenliği, Göyçe, Ağbaba

O şanlı yurtların boşaldı bir bir.

Yetiş imdadımıza Han Heydar baba,

Sensin lokmanımız, derman sendedir.

Buradan boylanıp ne şekilde bakam,

Kaçak kayasına kasıt var, garez var?

Gündüzleri gitmeye gücüm yok yetem,

Rüyada gördüğüm Dereleyez var.

(Mahire Nağıkızı)

Dereleyez, XVI. yüzyılda Safevi Devleti topraklarına dahil olan Nahçıvan’ın terkibinde bir idari bölge (idari toprak birimi) olmuştur. Dereleyez nahiyesi kuzeyde Basarkeçer yaylası, doğuda Zengezur sıradağları, güneyde Eleyez dağları, batıda ise Selim geçidi ile çevrelenmiştir. XVI. yüzyılda Dereleyez nahiyesinin yüz ölçümü 1607 kilometrekare olmuştur. A. Bağırov’a göre kelime iki bileşenden oluşur: dere ve eleyez (alagöz). H. Mirzeyev ise “Eleyez” kelimesinin Alagöz Türk boyu ile bağlı bir etnonim olduğunu belirtmiştir.

[https://az.wikipedia.org/wiki/D%C9%99r%C9%99l%C9%99y%C9%99z_nahiy%C9%99si]

Alagözlerin Türk menşeli bir boy olduğunu Türk araştırmacı Necdet Sevinç de eserinde göstermiştir [Sevinç, 1983, s. 120].

XVIII. yüzyılda Dereleyez nahiyesi 102 köyden ibaretti. Aynı zamanda Dereleyez oronimi, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’nin kuzeydoğu kısmında, Azerbaycan’ın Ermenistan sınırında bir dağ silsilesidir. Silsilenin en yüksek zirvesi Kalınkaya‘dır (Gatınkaya). Yüksekliği 2789 m’dir. Araştırmacılara göre dağın adı; dere ve Alagöz oroniminin tahrif edilmiş (bozulmuş) varyantı olan “leyez” bileşenlerinden oluşmuştur. Burada yaşayan Azerbaycan boyları “alagözlü” olarak adlandırılıyordu. Ermenistan topraklarında ise bu silsile Vayotsdzor (Ayotsdzor) olarak seslendirilir [ATL, 2007, s. 160-161].

Şiirde kullanılan diğer bir onomastik birim Ağbaba‘dır. Ağbaba; Batı Azerbaycan topraklarında dağ, ziyaretgah, eyalet, mahal adı olarak birçok kaynakta kendini gösterir. XIX. yüzyılın sonlarında Rusların işgal döneminde 40’tan fazla köyü içine alan Ağbaba nahiyesi veya bölgesi olarak Kars kazasında, sonraları eski Amasya reyonunda, bugünkü Şirak vilayeti topraklarında mevcut olmuştur. Bölge, Arpa gölünün sahilinde, Ağbaba dağının eteğinde, Karabulak köyünün bir kilometre güneyinde yer alır. Ağbaba kelimesinin manası, kartalın bir türü olan Ağbaba kuşunun adından gelmektedir. Bu kuş, Oğuz Türklerinin totemlerinden biri kabul edilir.

Ağbaba ile ilgili yer adlarından biri de Ağbaba yaylasıdır. Bu bölge; 1930 yılında kurulan Amasya ve Kızılkoç reyonlarının toprakları, bunun yanı sıra Düzkend, Ağin, Eleyez, Kalinino reyonları köylerinin yaylak yerleri olan bölgenin adıdır. Etnik kökenlidir [Bayramov, 2024, s. 32].

 

AĞBABA DAĞ SİLSİLESİ – Büyük Ağbaba dağından başlayarak Türkiye sınırı boyunca kuzeye doğru uzanır, ardından doğuya doğru Gürcistan sınırı boyunca dağ silsilesi devam eder. Göydağ, Tayakaya, Kısırdağ, Keçeldağ, Nahoşdağ, İkiqat, Kalloy, Baş Güney, Kara Güney vb. Ağbaba dağ silsilesine dahil olan dağlardır.

Aşağıdaki şarkı sözü parçasında da bunu görmekteyiz:

 

Fırtınalar kopar gemi yüzer deryada, yüzer deryada,

Zengezur’dan Nahçıvan’ına gidelim piyade, gidelim piyade…

(Şarkı sözleri)

 

Zengezur toponimi: Zengezur mahali Gafan, Gorus, Karakilise, Mehri, Zengilan, Kubatlı ve Laçın’ın bir kısmını içine alıyordu. Yapıca birleşik bir toponim olan Zengezur iki kelimenin birleşmesinden oluşmuştur. Araştırmacılar bunu birkaç varyantta izah ederler: “zeng/seng” taş, kaya, duvar, kale duvarı manasına gelir ve Zengi boyunun adından alınmıştır. Toponimin ikinci bileşeni olan “zur/sur” ise Türkçede; 1. Dere, yarık/uçurum, 2. Uzun manasında kullanılan car-zar-zur kelimesinin fonetik bir varyantıdır [ATL, 2007, s. 295]. Zengi boyunun adı ile bağlı Kuzey ve Güney Azerbaycan topraklarında çok sayıda hidronim ve toponim mevcuttur: Zengan (Zencan), Zengilan, Zengibasar, Zengi nehri (kaynağını Göyçe gölünden alan tek nehir), Zengi (İsmayıllı bölgesinde nehir), Zengidere (Gobustan reyonu topraklarında nehir), Zengişanlı (Ağdam reyonunun Karadağlar idari toprak biriminde köy) vb.

 

Kaynakça

Azerbaycan toponimlerinin ensiklopedik lüğəti. İki cilddə. II cild. Bakı, “Şərq-Qərb“, 2007, 304 s.

Bayramov A. Bayramova Y. s. 32 AĞBABA, ŞÖRƏYEL, PƏMBƏK və ONA YAXIN OLAN BÖLGƏLƏRİN MİKROTOPONİMLƏRİ. Bakı, 2024. 196 s.

Əhmədov B., Etimologiya lüğəti, Bakı: “Altun kitab”, 2017, 287 s.

Sevinç N. Gaziantep’te yer adları ve türk boyları, aşiretleri, türk oymakları // Türk dünyası araştırmaları, 1983, № 26, 180 s.

https://az.wikipedia.org/wiki/D%C9%99r%C9%99l%C9%99y%C9%99z_nahiy%C9%99si

 

ORCID 0009 0002 7244 6231

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!