Yazar Mehmet Bacaksız tarafından kaleme alınan bu metin, planlı yönetim anlayışının bir devletin bekası ve gelişimi için ne kadar hayati bir önem taşıdığını vurgulamaktadır. Planlama kavramını, gelecekteki belirsizlikleri azaltan ve hedeflere ulaşmayı sağlayan bir stratejik yol haritası olarak tanımlayan kaynak, Türkiye’deki mevcut durumu eleştirel bir dille analiz etmektedir. Devlet Planlama Teşkilatı’nın (DPT) kapatılmasının ardından ortaya çıkan uzmanlık eksikliğinin, günümüzde eğitimden sanayiye, tarımdan hayvancılığa kadar pek çok alanda ciddi aksamalara yol açtığı savunulmaktadır. Özellikle plansız açılan üniversiteler ve mesleki eğitimdeki yetersizliklerin işsizlik ile üretim kaybına neden olduğu somut örneklerle açıklanmaktadır. Metnin temel tezi, ekonomik istikrarsızlığın ve toplumsal karmaşanın önüne geçilmesi için DPT gibi köklü bir kurumun yeniden faaliyete geçirilmesinin zorunlu olduğudur. Sonuç olarak yazar, rasyonel bir gelecek inşa edebilmek adına devlet yönetiminde bilimsel planlama metodolojisine geri dönülmesi gerektiğini güçlü bir şekilde ifade etmektedir.
Konuyu iyi açıklayabilmek için, “Plan ne demektir, plan bize ne gibi faydalar sağlar?” sorularını cezalandırmak gerekir. Önce “Plan ne demektir?” sorusunu cevaplayım. Plan, hedeflenen bir amaca ulaşılmasını sağlayacak grafik veya adımlardan oluşan dokümandır. Neyin ne zaman, niçin ve nasıl yapılacağını gösteren bir taslaktır. Şimdi de planın ülke açısından faydalarını açıklayalım. Plan yapma, yöneticilerin ileriye bakmasını sağlayarak, ülkenin içinde bulunduğu şartlardaki değişmeleri önceden görmelerini mümkün kılar. Bu sayede gerekli tedbirleri zamanında almak mümkün olur. Planlama, belirsizlikleri azaltır. Bunlar yapılmazsa karmaşa olur, kimse ne yapması gerektiğini bilemez.
Planın anlamını, önemini ve faydalarını açıkladıktan sonra şunu rahatlıkla söyleyebİliiriz: plansız hiçbir iş başarılamaz, hele hele plansız devlet yönetilemez. Ancak, bu katı gerçeğe rağmen devletimiz yıllardır plansız yönetiliyor. Nasıl mı? Açıklayalım.
1960 yılında Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kuruldu. DPT, kalkınma planlarının ve yıllık programların hazırlanması, uygulanması ve takibi safhalarında gerekli olan verileri, bunların toplanmasında ve değerlendirilmesindeki amaç ve zaman aralıkları ile bu verilerin sunulma ve raporlama şeklini tespit etmekle görevliydi. DPT, yaptığı başarılı çalışmalarla ülkemizin dengeli ve planlı kalkınması konusunda çok önemli hizmetler verdi. DPT’nin hazırladığı kalkınma planları kamu için emredici, özel sektör için yol göstericiydi.
2011 yılında DPT kapatıldı. DPT kapatıldıktan sonra aynı yıl Kalkınma Bakanlığı kuruldu. 2018 yılında Kalkınma Bakanlığı ile Maliye Bakanlığının Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü birleştirilerek Cumhurbaşkanlığı bünyesinde Strateji ve Bütçe Başkanlığı oluşturuldu. DPT’nin kapatılmasından sonra yerine kurulan kurumlar DPT’nin işlevini yerine getiremediler. Çünkü, DPT’de planlama konusunda uzmanlamış kadrolar vardı. DPT, kapatılınca bu kadrolar dağıtıldı. Sonuç olarak devlet plansız yönetilmeye başlandı. Halen de plansız yönetiliyor.

Devletin yıllardır plansız yönetildiğini somut örneklerle açıklayacağım. Mesela;
- Ülkenin ihtiyaçları gözetilmeden, plansız her ile üniversite, yüksek okul açıldığı için milyonlarca üniversite, yüksek okul mezunu işsiz gencimiz iş aramakta, ancak bulamamaktadırlar.
- Ülkenin ihtiyaçları gözetilmeden, plansız olarak meslek lisesi mezunlarına okuduğu meslek okulunun dışında üniversite bölümlerine gitme imkânı verildiğinden, ekonomi ve sanayinin ihtiyaç duyduğu kalifiyeli eleman, teknisyen, tekniker ihtiyacı yoğun olarak yaşamaktadır. Sanayiciler, kalifiye eleman, usta, teknisyen, tekniker bulamadıklarından şikâyet etmektedirler. Bu durum, sanayimizi olumsuz etkilemekte. Bu da ihracata olumsuz yansımakta, işsizliğin artmasına sebep olmaktadır.
- Plansızlık, tarım ve hayvancılık sektörlerinde de yoğun olarak yaşanmaktadır. Plansızlık nedeniyle, bazen tarım ürünleri tarlada kalmakta, çiftçi zarar etmektedir. Plânsızlık nedeniyle, bazı tarım ürünleri yeteri kadar üretilemediği için çok pahalı olmaktadır. Hayvancılıkta ise büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısı azalmakta, bunun sonucu olarak et fiyatları fahiş olarak artmaktadır.
Yukarıdaki örnekleri çoğaltmak mümkündür. Plansız yönetim, özellikle ekonominin alt üst olmasına sebep olmaktadır. Bu olumsuz durumdan kurtulabilmek için çare, yeniden planlı yönetime dönmektir. Bunun için DPT, yani Devlet Planlama Teşkilatı yeniden kurulmalıdır.