Av. Mehmet Bacaksız
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. ÖCALAN’A STATÜ VERMEK, TÜRK DEVLETİ’NE- TÜRK MİLLETİ’NE DÜŞMANLIKTIR

ÖCALAN’A STATÜ VERMEK, TÜRK DEVLETİ’NE- TÜRK MİLLETİ’NE DÜŞMANLIKTIR

featured
0
Paylaş

Bu metin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’a yönelik yeni bir statü verilmesi ve “Barış Süreci Koordinatörlüğü” gibi bir tanım altında görev yapması önerisini eleştirel bir dille ele almaktadır. Yazıda, on binlerce insanın ölümünden sorumlu tutulan ve müebbet hapse mahkûm edilen bir isme resmi bir konum atfedilmesinin hukuki ve anayasal açıdan imkânsız olduğu vurgulanmaktadır. Mevcut yasalar uyarınca bir mahkûmun kamu görevi üstlenemeyeceği gerçeği hatırlatılarak, bu tür bir girişimin Türk hukuk sistemine aykırı olduğu savunulmaktadır. Ayrıca, halkın büyük çoğunluğunun bu teklife karşı olduğu belirtilerek, Öcalan’a statü kazandırma çabaları Türk devletine ve milletine bir düşmanlık olarak nitelendirilmektedir. Sonuç olarak kaynak, siyasi gündemdeki bu tartışmanın hem toplumsal vicdan hem de yasal çerçeve nezdinde kabul edilemez olduğunu detaylandırmaktadır.

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 5 Mayıs 2026 günü partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısını hatırlattı ve şunları söyledi:

“PKK’nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır? Eğer böyle bir sorun varsa ki bize göre vardır. Bunun çözümü nasıl olacaktır? İmralı’nın statüsünün açığı nasıl kapatılacaktır? Samimiyetle bu tartışmanın yapılarak makul, akla ve vicdana müzahir sonuca kısa sürede ulaşılmalıdır.”

Bahçeli, ilaveten şu ifadeleri kullandı:

“Abdullah Öcalan’ın statü meselesinin konuşulması bizim açımızdan önemlidir. Bu mesele yokmuş gibi davranarak sürecin sağlıklı işlenmesi mümkün değildir. Statü açığı varsa bu açık Türkiye Cumhuriyeti lehine ele alınmalıdır. Bu tartışmalara son vermek, bunun adının Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü olmasını öneriyorum. Temennimiz PKK’nın kurucu önderliğinin bir tanım altında görev yapmasıdır.”

Uzun zamandır Öcalan’ın kendisi, DEM Parti yetkilileri ve PKK liderlerinin bu yönde talepleri medyaya yansıyordu. Bahçeli, yukarıdaki açıklamalarıyla bu taleplere cevap vermiş oldu. Bahçeli’nin sadece MHP adına mı, yoksa MHP ile birlikte Devlet adına mı bu cevabı verdiğini önümüzdeki günlerde yaşayıp göreceğiz.

Konuyu tam açıklayabilmek için birkaç değişik açıdan inceleme-irdeleme yapmak gereklidir. Ben de değişik açılardan inceleme-irdeleme yaparak yazının sonunda özetini sunmak istiyorum:

1- Önce statü verilmek istenen Abdullah ÖCALAN’ın kim olduğu, neler yaptığı üzerinde durmak gerekir.Abdullah Öcalan, kurduğu PKK terör örgütü ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne isyan etmiş, 40 yıldan fazla devleti uğraştırmış eli kanlı bir teröristtir. Öcalan’ın isyanı nedeniyle devlet; ekonomik kalkınmaya, halkın refahına ve devletin güçlenmesine harcayabileceği yüz milyarlarca dolar parayı terörle mücadele etmek için harcamak zorunda kalmıştır. Öcalan’ın kurduğu PKK terör örgütü, 50.000 insanımızın ölümüne sebep olmuştur. PKK terörü nedeniyle günahsız binlerce insan hayatını kaybetmiş, binlerce kadın kocasız kalmış, binlerce çocuk yetim ve öksüz kalmış, binlerce anne-baba evlat acısıyla yanmış kavrulmuştur. Türk Mahkemeleri, yaptığı yargılama sonucunda Öcalan’ı önce idama mahkûm etmiş, sonra idam kaldırıldığı için cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çevrilmiştir. Öcalan, halen İmralı Cezaevi’nde hükümlü olarak bulunmaktadır.

2- Bir hükümlüye “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” görevi vermek hukuken mümkün müdür?Anayasa ve kanunlarımız buna izin veriyor mu? Bu konuyu da dikkatli olarak incelemek şarttır:

  • Anayasanın 10. Maddesine göre: Herkes dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Buna göre, kanunlara saygılı milyonlarca vatandaşa verilmeyen bu görev, devlete isyan etmiş bir hükümlüye asla verilemez.

  • TCK’nın 53/1. Maddesine göre: Kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm olanlar kamu görevi alamazlar.

  • TCK’nın 53/2. Maddesine göre: Bu yasak, mahkûmun cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam eder. Öcalan’ın cezası ağırlaştırılmış müebbet olduğu için infaz ancak ölümüyle tamamlanacaktır.

Yukarıda açıkladığımız hükümleri birlikte değerlendirdiğimizde; anayasamız ve ceza kanunumuz Öcalan’a kamu görevi verilmesine kesinlikle engeldir.

3- Türk Milleti’nin bu konudaki tavrı son derece önemlidir. Egemenlik kayıtsız şartsız millete ait olduğuna göre, milletin fikrine uymak zorunludur. Yapılan sayısız anketin de gösterdiği üzere, milletimizin en az %80’i Öcalan’a statü ve kamu görevi verilmesine kesin olarak karşıdır.

Özetle: Öcalan’a statü vermek ne hukuki ne de toplumsal olarak mümkündür. Bu gerçeklere rağmen böyle bir görev ve statü vermeye çalışmak, TÜRK DEVLETİ’NE VE TÜRK MİLLETİ’NE DÜŞMANLIK olacaktır.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!