Yazar Nazım Peker, AKP hükümetinin geçmişten bugüne kullandığı siyasi söylemleri eleştirerek iktidarın inandırıcılığını yitirdiğini savunmaktadır. Metinde, ekonomik kriz, gerçekleşmeyen vaatler ve toplumsal sorunlar üzerinden mevcut yönetimin artık yeni bir hikaye yazamadığı vurgulanmaktadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesi için bir erken seçim stratejisinin devreye sokulabileceği ve bu süreçte halkın desteğini geri kazanmak adına kapsamlı aflar ile maaş zamlarının gündeme geleceği öngörülmektedir. Yazar, muhalefetin dağınık yapısına dikkat çekerek hükümetin popülist düzenlemelerle seçmen üzerindeki etkisini tekrar artırmaya çalışacağını ifade etmektedir. Kaynak genel hatlarıyla, yaklaşan seçim süreci öncesinde iktidarın hayata geçirebileceği siyasi ve ekonomik hamlelerin bir analizini sunmaktadır.
AKP ve Sn. Erdoğan, artık senaryo yazamıyorlar.
Bütün senaryoları bitirdiler; dindar Cumhurbaşkanı, dindar Başbakan, dindar bakanlar, dindar müdürler istekleri yerine getirildi. Bu söylemlerle 5-6 yıl geçti.
Ardından askeri vesayet sözü devreye alındı, bir 5-6 yıl da onunla geçiştirildi.
Sonra “dış güçler” devreye alındı. Her yararlı (!) işlerinde dış güçler engel oldu, takoz koydu. Bir 5-10 yıl da öyle geçti.
Sonra Gabar’da petrol bulduk, akaryakıt zamları zirve yaptı.
Karadeniz’de doğalgaz bulduk; pencereleri açacaktık, temmuzda bile yakacaktık; doğalgaz fiyatları cep yaktı, kombileri yakamaz olduk.
Kendi yerli ve milli uçağımızı göklerde gösterdik; aradan beş on yıl geçti, hâlâ o uçaklar yeryüzüne bir türlü inmediler, görünmediler.
7 saatlik şarjla 80 dönüm yer süren elektrikli traktör ürettik, tarlalarda göremedik.
2017’den beri enflasyonu tek hanelere indireceğiz dedik; maşallah enflasyon zirvelerde, ineceği de yok.
“Memurumuzu, emeklimizi, işçimizi enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz” dediler. Bu kesim taneyle domates, gramla et almaya başladı.
“AB’ye gireceğiz, vizesiz Avrupa’ya gideceğiz” denilerek güpegündüz 101 pare top atışlarıyla söz verdik; bırakın Avrupa’yı, vizesiz gideceğimiz ülke bile neredeyse kalmadı.
Maaşlara hedef enflasyon %16’ya göre TÜİK marifetiyle zam yapıldı, enflasyon yılın ilk dört ayında %24 oldu. Bu hedef de tutmadı.
“Fakir fukara, garip guraba” edebiyatıyla iktidar olundu; fakir fukara, garip guraba çöpten artık, askıda ekmek arar oldu. Emekli maaşı 20 bin, ev kirası 25 bin oldu.
Gençler torpilsiz iş bulamaz, bulsa da “bizden değilsin” anlayışıyla mülakatlarda elenir oldu. Milyonlarca üniversite mezunu “ev genci” oldu.
Gençler evlenemez, evlenenler geçinemez ve çocuk yapamaz oldu. Türkiye, Cumhuriyet döneminin en az doğurgan dönemine girdi.

Seçimlerde kazanılamayan belediyeler, yolsuzlukla suçlanan başkanlar AKP’ye transfer oldular.
Motorsuz KAAN uçağımız, ATAK helikopterlerimiz, TOGG’umuz da artık gündemde değil.
Yani elle tutulur, halka umut olacak hiçbir senaryomuz kalmadı.
Siz olsanız böyle bir ortamda seçime, erken seçime gider misiniz?
2028’de seçim desek Reis aday olamıyor. Gerçi yasa gereği olma olasılığı yok ama yasaların arkasından dolanarak, “hileyişeriyye” mantığıyla erken seçim kararıyla bir kez daha aday olma derdindeler.
Halka ne denecek, ne diye oy istenecek; ezilen emekli, işçi, memur, kazanamayan çiftçiden, esnaftan ne diye oy istenecek?
2027’de yapılması düşünülen bir erken seçimde Sn. Erdoğan, seçimi kaybetmeyi asla istemez. (Olaylar gösterdi ki bu yıl sonbaharda da bir baskın erken seçim yapılabilir; CHP’nin dağınıklığından yararlanılarak.)
Onun için ben de diyorum ki halkın gönlünü yeniden kazanmak, “Yaparsa yine AKP ve Erdoğan yapar” kanaatini oluşturmak ve şirin görünmek için yeni düzenlemeler yapılacaktır:
Kademeli emeklilik yasası kesin çıkarılacak,
Memura ve emekliye %100 veya civarında ZAM yapılacak,
Asgari ücret yüksek orana çıkarılacak, %100’e yakın artırılacak,
Evsizler için %1 veya bu civarda faizle kredi muslukları açılacak,
Kader mahkumları adı altında çok kapsamlı ceza affı çıkarılacak,
Çiftçiye ve esnafa af getirilecek, kredi muslukları uygun şartlarla açılacak,
Pek çok af (ehliyet, trafik cezası, Bağ-Kur, prim borcu, vergi cezası gibi) gelecek,
Hatta “Hobi Bahçeleri” affı bile çıkarılacak,
Mevsimlik işçiler kadroya alınacak, öğretmen atamaları yapılacak vs. vs.
Kaynak mı? Hiç önemli değil. Yeter ki seçim kazanılsın. Sonrası kolay; yeni zamlarla verdiklerimizi iki yıl içinde geri alırız. Ne diyordu köylü Veli Emmi: “Ustam bilir kolayını, atar nişadırı alır kalayını.” Seçim kazanılamaz ise; “Onu da gelecek iktidar düşünsün” mantığı ve taktiği devreye alınacak.
Bu asil halk bunu yer mi? İşte orasına bir şey diyemeyeceğim. AKP’den büyük hayal kırıklığı yaşayan fakat henüz bir tarafa kaymamış %20’ye yakın bir seçmen var. Bunlar, ”Yaparsa yine AKP ve Reis yapar” derlerse seçimin yönü değişir.
“Ezan susmaz, bayrak inmez, vatan bölünmez” söylemi ne kadar oy toplar bilinmiyor.
Muhalefetin bu beceriksizliği ve dağınıklığı, CHP’nin karpuz gibi ikiye ayrıldığı bir seçim, “çantada keklik değil”, biline.
Esen kalınız.