Şebnem Karslı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. İkiyüzlü Avrupa

İkiyüzlü Avrupa

featured
0
Paylaş

Şebnem Karslı tarafından kaleme alınan bu metin, Avrupa siyasetinin Azerbaycan’a yönelik tutumundaki çelişkileri ve uluslararası arenadaki çifte standartları eleştirel bir dille ele almaktadır. Yazar, Azerbaycan topraklarının uzun yıllar süren işgali karşısında sessiz kalan Avrupa kurumlarının, bölgedeki dengeler değiştikten sonra sergilediği sert ve eleştirel tavrı tutarsızlık olarak nitelendirmektedir. Bu yaklaşım değişikliğinde Ermeni lobilerinin siyasi karar mekanizmaları üzerindeki etkisi önemli bir faktör olarak vurgulanırken, Bakü yönetiminin bu eleştirileri taraflı ve samimiyetten uzak bulduğu ifade edilmektedir. Metin genelinde, evrensel hukuk kurallarının siyasi çıkarlara göre farklı uygulanmasının küresel sistemin güvenilirliğini sarstığı savunulmaktadır. Sonuç olarak, Avrupa’nın mevcut politikası, kendi değerleriyle çelişen ve uluslararası adaleti sorgulatan bir yapı olarak tanımlanmaktadır.

 

Avrupa siyasetinin son dönemde Azerbaycan’a yönelik aldığı kararlar, yalnızca diplomatik bir tutum değişikliğini değil; aynı zamanda uzun süredir biriken çifte standart tartışmalarını da yeniden alevlendirdi. Özellikle bölge ile arasında onlarca yıl süren çatışmaların ardından gelen gelişmeler, Avrupa’nın bölgeye yaklaşımının ne kadar tutarlı olduğu sorusunu bir kez daha gündeme taşıyor. Yaklaşık 30 yıl boyunca Azerbaycan topraklarının işgal altında kaldığı süreçte, uluslararası hukuk açıkça ihlal edilmesine rağmen Avrupa’dan gelen tepkilerin sınırlı ve etkisiz kaldığı bilinen bir gerçek. Birleşmiş Milletler kararları dahi uygulanmazken, Avrupa kurumlarının bu duruma karşı güçlü bir irade ortaya koyamaması, bugün alınan kararların sorgulanmasına neden oluyor. O dönemde sessiz kalan aktörlerin, bugün daha sert ve eleştirel bir dil kullanması, “Neden şimdi?” sorusunu beraberinde getiriyor.

İkinci Karabağ Savaşı sonrasında Azerbaycan’ın sahada elde ettiği askerî ve siyasî başarı, bölgedeki dengeleri kökten değiştirdi. Ancak bu değişim, bazı çevrelerde rahatsızlık yarattı. Özellikle Avrupa siyasetinde etkili olduğu sıkça dile getirilen Ermeni diasporasının ve lobilerinin, bu süreçte söylem ve karar mekanizmaları üzerinde etkili olduğu yönündeki iddialar, tartışmanın önemli bir boyutunu oluşturuyor.

Azerbaycan cephesinden bakıldığında ise tablo oldukça net: Resmî söylem, ülkenin uluslararası hukuk çerçevesinde kendi toprak bütünlüğünü yeniden tesis ettiği yönünde. Bu nedenle Avrupa’dan gelen eleştiriler, Bakü tarafından çoğu zaman “taraflı” ve “gerçeklikten uzak” olarak değerlendiriliyor. Azerbaycan yönetimi, özellikle geçmişte yaşanan sivil kayıplar, yerinden edilmeler ve insani krizler karşısında sessiz kalan aktörlerin bugün daha yüksek sesle konuşmasını samimi bulmadığını açıkça dile getiriyor.

Burada kritik mesele, yalnızca bir tarafın haklılığı ya da haksızlığı değil; uluslararası sistemin güvenilirliğidir. Eğer uluslararası hukuk ve insan hakları ilkeleri, coğrafyaya ya da siyasî çıkarlara göre esnetiliyorsa, bu durum uzun vadede küresel düzenin meşruiyetine zarar verir. Avrupa’nın, kendi değerleriyle uyumlu ve tutarlı bir dış politika izleyip izlemediği sorusu da tam bu noktada önem kazanıyor.

Sonuç olarak, Avrupa Birliği’nin Azerbaycan’a yönelik kararları sadece iki ülke arasındaki ilişkileri değil, aynı zamanda Avrupa’nın küresel aktör olarak inandırıcılığını da test ediyor. Geçmişteki sessizlik ile bugünkü tepkiler arasındaki uçurum kapatılmadıkça, bu tür kararların tarafsızlığı ve adaleti tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!