Hasip Sarıgöz
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Milli Ordu…

Milli Ordu…

featured
0
Paylaş

Hasip Sarıgöz tarafından kaleme alınan bu makale, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin milli yapısının korunması ve siyasetten uzak tutulması gerekliliğini temel bir beka meselesi olarak ele almaktadır. Yazara göre, ordunun partileşmesi ve emir komuta zincirinin bozulması, bir milletin bağımsızlığını ve onurlu yaşamını doğrudan tehdit eden en büyük tehlikelerden biridir. Metinde, askeri okulların ve hastanelerin kapatılması gibi köklü değişikliklerin, ordunun stratejik yeteneklerini zayıflattığı ve tarihsel mirasını zedelediği savunulmaktadır. Güçlü bir askeri gücün varlığı, özgürlük ve vatan savunması için vazgeçilmez bir ön şart olarak nitelendirilmektedir. Sonuç olarak yazar, Türk milletini kendi ordusuna sahip çıkmaya ve bu kurumun siyaset üstü kimliğini muhafaza etmeye çağırmaktadır.

 

Tarih boyunca yaşadıklarımız bize şunu çok açık göstermiştir ki;

Dünyada dost ve dostluk yoktur!

Ne vardır?

Güç ve güçlü olan vardır.

Eğer ki, Milli ve Güçlü bir Ordunuz yoksa…

  • Özgürlüğü,
  • Bağımsızlığı,
  • Zenginliği,
  • Onurlu bir yaşamı, Devleti, Vatan’ı ve Bayrağı da unutun!

Çünkü MİLLİ VE GÜÇLÜ ORDU her şeydir.

Devam edelim;

Türkler dünyada teşkilatlı bir orduyu kuran ilk millet ve Türk Ordusu da yer yuvarlağının ilk ordusudur.

Ve bu Ordu: bir PARTİ ordusu değil, AKP de DEVLET değildir.

Çünkü Türk ordusu; milletinin bütün kesimlerini temsil eden MİLLİ bir ordudur.

Ulusal bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti’ni de ancak MİLLİ bir ordu koruyabilir.

Tabiri caizse Ordu, bir milletin çoban köpeği gibidir. Nasıl ki çoban köpekleri ile korunmayan bir sürüye kurt dalarsa, ordusuz kalmış bir milletin üzerine de amansız bir düşman çöker!

Hal böyle iken, ne yazık ki, siyasi iktidar tarafından, Türk ordusunun siyaset üstü milli ve yerli yapısı tamamen yok edilmeye çalışılmış ve hala da çalışılmaktadır. 15 Temmuz rezaletinden çok daha önce başlayan bu gayretler,

15 Temmuz miladının ardından hızlanmış, azgınlaşmış ve geriye dönülemez bir yıkım süreci hedeflenmiştir.

Bu kapsamda:

  • Askeri okullar kapatılmış!
  • Türk Ordusu’nun stratejik kurmay aklı hedef alınarak Harp Akademileri yok edilmiş!
  • Ordunun komuta birliği bozularak, Genelkurmay Başkanlığı etkisizleştirilmiş ve Ordunun koordineli harekat yapma yeteneği yok edilmiştir.
  • Askeri hiyerarşi, karşılıklı güven, emir komuta zinciri bozularak Ordu felç edilmeye çalışılmış!
  • Uygulanan psikolojik harekat yöntemleriyle Asker halkın gözünden düşürülerek özgüveni kırılmış!
  • Liyakat yok edilerek, Ordu kadroları yandaş milislerle doldurulmaya gayret edilmiş!
  • Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığının asker statüsü kaldırılarak Türk Ordusu’nun önemli iki dalı budanmıştır!
  • Askeri hastanelerle birlikte GATA da kapatılarak, Türk Ordusu; Dünyada sağlık sistemi olmayan tek ordu haline getirilmiştir!

Bugün için Türk Ordusunda görevli atın ve köpeğin bile kendi hekimi varken Mehmetçiğin kendi hekimi yoktur!

Halen daha, Milli Ordu’ya yönelik saldırılar ve dönüştürme faaliyetleri devam etmektedir. Askeri okullara öğrenci alımları başta olmak üzere; birçok yöntemle ordumuzun genleriyle oynanmakta, siyasallaştırılmakta ve AKP’lileştirilmeye gayret edilmektedir!

Bu gayret Türk milletinin bekası açısından son derece tehlikeli bir gayrettir!

Başarılı olması durumunda: Türk devleti bir kabile yönetimine, Türk ordusu da bir Baas gücü veya kabile sopası haline indirgenmiş, eşitlik ve adalet anlayışı ile milli refleksleri silinmiş ve gücünü Türk milletinden alan binlerce yıllık ordu geleneği yok edilmiş olacaktır!

Çünkü partileşen bir ordu; toplumun bütün kesimlerinin desteğini almaktan yoksun ve savaşırken de milli menfaatlerden daha çok parti menfaatlerine göre savaşan, ruhsuz ve premature bir yapı haline gelir.

Bu süreç; Türk milletinin ve milli Türk kimliğinin yok olması ile sonuçlanabilecek gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içeren bir süreçtir!

Etrafımızda gerçekleşen olaylar, yarın başımıza gelebilecek felaketlerin habercisidir. Ordusu olmayan bir milletin nasıl yok edildiğini Gazze Soykırımı, Parti ordusuna dönüşmenin sonucunu Irak İşgali, Güçlü olmayan bir ordunun sonucunu İran’a yapılan saldırılar ve son Venezüella olayı, çok çarpıcı bir şekilde ortaya koymuştur.

Kaybedecek vakit yoktur!

Ordusunu tarih boyunca gözbebeği olarak gören ve ASKER MİLLET hüviyetini de taşıyan Asil Türk Milleti: Ordusu’nun bir PARTİ ORDUSU HALİNE GETİRİLMESİNE derhal DUR demeli, askerine ve ordusuna sahip çıkmalıdır. Dilerim ki, geç olmasın.

Unutmayalım: ASKERİN DÜŞMANI OLANLAR, DÜŞMANIN ASKERLERİDİR!

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!