Meltem TV ekranlarında yayınlanan ve Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Dr. Fikret Bayır’ın konuk olduğu programda, TBMM gündemine taşınan yeni çerçeve yasa tasarısı ve anayasal tartışmalar masaya yatırıldı. Bayır, yasanın meclise geliş zamanlamasından içeriğine kadar çok sert eleştirilerde bulunarak, Türkiye’nin üniter ve milli ulus devlet yapısının tarihsel bir kırılma noktasına sürüklendiğini ifade etti.
10 Ağustos Vurgusu ve Sevr Antlaşması Eleştirisi
Konuşmasına TBMM’ye sunulan çerçeve yasa tasarısının tarihsel zamanlamasına dikkat çekerek başlayan Fikret Bayır, 10 Ağustos tarihinin bilinçli seçildiğini savundu. 10 Ağustos 1920’nin Sevr Antlaşması’nın imzalandığı gün olduğunu hatırlatan Bayır, şu ifadeleri kullandı:
“10 Ağustos’un uğursuzluğunun gölgesi altında bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ulus devlet ve üniter devlet için temelden tehditler oluşturan bir yasa görüşülüyor. PKK’nın siyasi uzantılarının ‘100 yıllık düğüm çözülüyor’ söylemleriyle bu tarihi birlikte düşünmemiz gerekiyor. Burada kastedilen 100 yıllık düğüm, Atatürk Cumhuriyeti ve onun kurucu temel değerleridir.”
“Türk Siyasetinde Üç Büyük Kırılma Yaşanıyor”
Fikret Bayır, AK Parti iktidarının 24 yıllık sürecinde Türk siyasal ve idari yapısında üç büyük tarihsel kırılma yaşandığını belirterek bu dönemleri güvenlik ve siyaset çerçevesinde sıraladı:
- Kırılma (2007 – 2016): Ergenekon ve Balyoz süreçleriyle Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik asimetrik operasyonların başladığı dönem. 2010 Referandumu, 2012 MİT Krizi ve 17-25 Aralık süreçleriyle derinleşen bu dönem; ilk açılım süreci, Hendek operasyonları ve 15 Temmuz hain darbe girişimiyle sonuçlandı.
- Kırılma (2017 Referandumu): 2017 referandumuyla parlamenter sistemin kaldırılarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmesi. Bayır, bu sistemin ekonomide, hukukta ve toplum sosyolojisinde ağır buhranlara yol açtığını savundu.
- Kırılma (Gündemdeki Çerçeve Yasa): TBMM gündemine gelen çerçeve yasa tasarısı. Bayır, bu yasanın 2002’den bu yana gelen sürecin en ağır ve nihai kırılması olacağını ve TSK’nın sahadaki başarısına rağmen siyasi iktidarca terör örgütüne taviz verildiğini öne sürdü.
“Ankara’da Devletin Anahtarı ve Memleketin Tapusu İsteniyor”
Terör örgütü PKK’nın saha hakimiyetini kaybettiği bir dönemde böyle bir yasa çıkarılmasını eleştiren Bayır, iktidarın 2027 veya 2028 seçimleri öncesinde yeni bir anayasal düzen tasarlama gayretinde olduğunu iddia etti:
“Eğer yeni bir anayasa için PKK’nın siyasi kanadına el uzatırsanız, onlar sizden Ankara’da devletin anahtarını ve memleketin tapusunu isterler.”
Federalizm ve Özerklik Uyarısı
Gündemdeki yasanın Dem Parti ve Öcalan kanadı tarafından “Kök Yasa” olarak tanımlandığını belirten Bayır, bu adımın nihai amacının yeni anayasa ile üniter yapının tasfiyesi olduğunu söyledi. Bayır, sürecin sonunda 1924 Anayasası ile belirlenen milli, laik ve üniter ulus devlet modelinden vazgeçilerek; etnik ve mezhepsel yapılara siyasi statü tanınan, özerk bölgeli bir federasyona doğru gidişat riski bulunduğunu vurguladı.

