Fikret Artan: “Ülkemizi tankla, topla, tüfekle işgal edemeyen ve bölemeyen küresel güçler, emperyalistler, bugün bunu parasal mali araçlarla, kaçak göçmenler vasıtasıyla ve ithalat silahıyla yapmaya çalışmakta ve maalesef mevcut iktidar da buna göz göre göre alet olmaktadır. Zafer Partisi olarak bu işgalleri Kuva-yi Milliye ruhuyla, Büyük Atatürk’ün azim ve kararlılığıyla ortadan kaldırıp Türk Devletinin birliğini, Türk Milletinin dirliğini sağlayacağımıza söz veriyoruz.”
Zafer Partisi Ekonomi Politikaları Başkanı Fikret Artan, Türkiye’nin ekonomik gidişatı ve Atatürk sonrası uygulanan politikalar hakkında sert bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Artan, Türkiye’nin neoliberal politikalarla bağımlı ve yoksul hale getirildiğini savunarak çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
CUMHURİYETİN EKONOMİK TEMELLERİ VE LİBERALİZME GEÇİŞ
Artan, Cumhuriyetin kuruluş döneminde karma ekonomik sistem ve sanayi planları sayesinde yüksek oranlı kalkınma başarıları elde edildiğini belirtti. Ancak 1950 yılından itibaren devlet yönetiminin dış mihrakların kontrolüne girmeye başladığını ve liberal politikaların milli ekonomiyi ele geçirdiğini ifade etti.
1960 sonrasındaki Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) dönemiyle tekrar planlı kalkınma yoluna girilse de, 24 Ocak İstikrar Tedbirleri ile liberal uygulamaların sınırsız bir ivme kazandığını ve Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu’nun yürürlükten kaldırıldığını hatırlattı.
“23 YILLIK AKP DÖNEMİNDE VAHŞİ KAPİTALİZM UYGULANDI”
Fikret Artan, 2002 sonrası dönemi “vahşi kapitalizmin acımasızca uygulandığı bir süreç” olarak tanımladı. Bu dönemdeki uygulamaları şu başlıklarla eleştirdi:
- KİT’lerin Tasfiyesi: Cumhuriyetin 100 yıllık kazanımı olan Kamu İktisadi Teşebbüsleri büyük ölçüde elden çıkartıldı.
- Yeni Düyun-u Umumiye: Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılan köprü, hastane ve havalimanları üzerinden milletin milyarlarca dolarlık borç yükümlülüğüne sokulduğu iddia edildi.
- Dışa Bağımlılık: Düşük kur ve yüksek faiz odaklı politikaların tarım ve sanayiyi dışa bağımlı hale getirdiği belirtildi.
- Büyüme Rakamları: Cumhuriyetin ilk yıllarındaki yüksek büyüme hızlarına karşın, 2008-2025 yılları arasında yıllık büyüme artışının sadece %3,2’de kaldığı vurgulandı.
Artan, bu politikalar sonucunda halkın %85’inin açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşadığını, 15 milyon gencin ise “ev genci” olarak umutsuzluğa terk edildiğini ifade etti.
ZAFER PARTİSİ’NİN EKONOMİ REÇETESİ
İktidara geldikleri ilk gün Devlet Planlama Teşkilatını (DPT) yeniden kuracaklarını açıklayan Artan, uygulanacak yeni modeli şu şekilde özetledi:
- Karma Ekonomik Model: Özel sektör için yönlendirici, kamu için emredici planlar hazırlanacak.
- Yeniden KİT’ler: Stratejik sektörlerde kamu yatırımları ve KİT’ler tekrar hayata geçirilecek.
- Post-Keynezyen Politikalar: Sanayisizleşmeyi sona erdirecek, yüksek katma değerli üretimi odak noktasına alan bir büyüme stratejisi izlenecek.
- Sosyal Devlet: Ziya Gökalp’in “milli tesanüt” (dayanışma) anlayışıyla kimsenin aç ve açıkta kalmayacağı bir sistem kurulacak.
Artan açıklamasını, “Ülkemizi topla tüfekle işgal edemeyen emperyalistler, bugün bunu parasal mali araçlar, kaçak göçmenler ve ithalat silahıyla yapmaya çalışmaktadır. Bu işgalleri Kuva-yi Milliye ruhuyla ortadan kaldıracağız,” sözleriyle noktaladı.