Zafer Partili Aklan: Türk Genci Ne Simit Ne Kuru Soğan Ekmek Yemeye Mahkûm Edilebilir
Şeymanur Aklan: “Kimse kusura bakmasın. Türk genci ne simit ne kuru soğan ekmek yemeye mahkûm edilebilir. Size düşen, bu ülkenin gençlerine ‘idare edin’ demek değil; onlara çağın, zamanın, hatta bu ülkenin tarihindeki en iyi imkânları sunmaktır. Bu gençler ülkesini kalkındırmak için okuyor, çabalıyor, hayal kuruyor. Elini taşın altına koyması gereken sizsiniz, sayın yetkililer. O taşı alıp gençlerin kafasına vurmayı bırakın. Unutmayın: Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. Eğer gençlerden bir beklentiniz varsa, ki var olduğunu bizler biliyoruz, önce onlara iyi bakmak zorundasınız. Çünkü gençler artık sadece hayatta kalmak istemiyor, yaşamak istiyor.”
Zafer Partisi Gençlik Kolları Sözcüsü Şeymanur Aklan, haftalık basın toplantısında genç işsizliği, öğrenci yoksulluğu, KYK bursları ve uyuşturucu ile organize suçlara ilişkin değerlendirmeler yaptı.
Aklan’ın açıklamaları şu şekilde:
“TÜKETİM TARİHİ GEÇMİŞ ÜRÜNLERİ ALIP YEMEK ZORUNDA OLAN BİR GENÇTEN NASIL GELECEK PLANI YAPMASINI BEKLİYORSUNUZ?”
“2026’nın ilk toplantısını yapıyoruz; ancak ne yazık ki yeni yıl ülkemize refahı ve mutluluğu getirmeye yetmedi. Eurostat ve TÜİK verilerine göre ülkemizdeki işsiz sayısı neredeyse 12 milyona ulaşmış durumda. Bu rakam, Avrupa Birliği genelindeki toplam işsiz sayısına denk. İşsizlik artık gençlerin kaderiymiş gibi normalleştirilmeye çalışılıyor. ‘Okumanın bir prestiji kalmadı, okuyan da işsiz zaten’ diyorlar. Türk genci okuyor, çabalıyor, emek veriyor ama sonuç çoğu zaman değişmiyor.
Geçtiğimiz günlerde bir haber gündeme düştü. Dört ilde şubesi bulunan bir işletme, tavsiye edilen tüketim tarihi geçmiş ürünleri daha uygun fiyata satışa sunuyor.
İnsanlar, raflardaki ürünler arasında ‘hangisi daha az bayattır, hangisi daha yenilebilir durumdadır’ diye karar vermeye çalışıyor.
Bu marketten en çok alışveriş yapan kesim kim biliyor musunuz? Emekliler ve öğrenciler.
Hatırlayın, geçtiğimiz toplantıda da konuşmuştuk. Nüfus artış hızındaki düşüşten söz ediliyor. Gençlerin evlenmek istemediğinden, çocuk sahibi olmaya hevesli olmadığından bahsediliyor.
Peki soruyorum: Gençler bugün tek başına kendi hayatını sürdürebiliyor mu?
Tüketim tarihi geçmiş ürünleri alıp yemek zorunda olan bir gençten nasıl gelecek planı yapmasını bekliyorsunuz?

“TÜRK GENCİ NE SİMİT NE KURU SOĞAN EKMEK YEMEYE MAHKÛM EDİLEBİLİR”
Aylardır söylüyoruz: KYK kredisi ve bursu gençlerin insanca yaşamasına yetmiyor. Zaten yaşadığımız da bir hayat değil, yalnızca hayatta kalma mücadelesi.
Yaşamak; temel ihtiyaçlarınızı karşıladıktan sonra kendinize dair hayaller kurabilmek, kültüre, sanata, spora erişebilmektir.
Yapılan son düzenlemeyle KYK öğrenim bursu ve kredisi 1000 liralık artışla 4 bin TL’ye çıkarıldı.
Oysa bizim talep ettiğimiz rakam 10 bin TL idi. Gelin birlikte bu 4 bin lirayı harcayalım.
Bir öğrenci, aldığı paranın yaklaşık bin 200 TL’sini yurt ücretine ödüyor. Geriye 2 bin 800 TL kalıyor. Ankara’yı baz alalım;
zorunlu ulaşım abonman ücreti 350 TL. Onu da ödediğinizde elde kalan para 2 bin 450 TL. Şimdi gelelim beslenmeye.
Önce öğün başına 80 lira üzerinden bir hesap yapmıştık. Ama hadi onu da geçelim;
en ucuzuna, o bayılarak hesap yaptıkları simide bakalım. Bir simit 25 lira. Günde 3 öğün simit yesek 75 lira yapar.
30 günden 2.250 lira. Bakın altını çiziyorum: Öğrenci ayran içmedi, çay içmedi, su bile almadı. Kantine hiç uğramadı.
Kitap almadı, kırtasiyeye uğramadı, sinemaya gitmedi, arkadaşlarıyla bir çay içmedi. Elinde kalan para, ay sonuna kadar idare edeceği 200 lira.
Kimse kusura bakmasın. Türk genci ne simit ne kuru soğan ekmek yemeye mahkûm edilebilir.
Size düşen, bu ülkenin gençlerine ‘idare edin’ demek değil; onlara çağın, zamanın, hatta bu ülkenin tarihindeki en iyi imkânları sunmaktır.
Bu gençler ülkesini kalkındırmak için okuyor, çabalıyor, hayal kuruyor. Elini taşın altına koyması gereken sizsiniz, sayın yetkililer.
O taşı alıp gençlerin kafasına vurmayı bırakın. Unutmayın: Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.
Eğer gençlerden bir beklentiniz varsa, ki var olduğunu bizler biliyoruz, önce onlara iyi bakmak zorundasınız.
Çünkü gençler artık sadece hayatta kalmak istemiyor, yaşamak istiyor.

“YOKSULLUĞUN VE PARASIZLIĞIN OLDUĞU YERDE SUÇ ÖRGÜTLERİ DE BÜYÜYOR”
Uyuşturucu ve organize suç örgütlerine yönelik operasyonlara da değinmek istiyorum. Son dönemde sık sık ünlü isimlerin gözaltına alındığını görüyoruz.
Spor ve sanat camiası mercek altına alınmış durumda. Elbette suç kim tarafından işlenirse işlensin üzerine gidilmelidir ancak bu mücadelenin yalnızca vitrine yansıyan isimlerle sınırlı kalmaması, asıl karanlık düzenin sahiplerinin, büyük baronların ve gençleri bu bataklığa sürükleyen ekonomik ve sosyal nedenlerin de ortadan kaldırılması gerekmektedir.
Çünkü yoksulluğun ve parasızlığın olduğu yerde suç örgütleri de büyüyor.
Para için suç işleme oranları hızla artıyor, gençlerse adeta hedef haline getiriliyor.
Geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan bir haberde, ‘Casperler’ isimli bir suç örgütünün online oyunlar üzerinden 16–20 yaş aralığındaki kişilere ulaştığı, onlara iş bulma, kalacak yer ayarlama ve para verme vaadiyle yaklaşarak cinayet işlettiği tespit edildi.
Yine geçtiğimiz hafta bir öğretmen, sanal kumar bağımlılığı nedeniyle altından kalkamadığı borçlar yüzünden arkasında bir video notu bırakarak hayatına son verdi.
Artık tehlikenin ne kadar büyük olduğunun farkına varmamız gerekiyor.
Uyuşturucuyla, organize suç örgütleriyle ve sanal kumar bağımlılığıyla mücadele etmek sanıldığı kadar zor değil.
Yeter ki gerçekten isteyelim, yeter ki kararlı olalım. Biz Zafer Partisi olarak Tertemiz Türkiye Projemizle ülkemizi bu bataktan çıkarmaya talibiz.
Tertemiz Türkiye projemiz kapsamında:

“YERLİ ESCOBARLARA KARŞI AMANSIZ BİR MÜCADELE YÜRÜTECEĞİZ”
Uyuşturucuyla ve sanal kumarla mücadeleye yönelik kapsamlı bir kanun çıkaracağız. Bu suçlarda infaz indirimi kesinlikle uygulanmayacak.
PKK başta olmak üzere tüm narko-terör örgütleriyle, ülkemizin en ücra köşelerine kadar sızmış uzantılarıyla ve yerli Escobarlara karşı amansız bir mücadele yürüteceğiz.
Uyuşturucu baronları bu dünyada cehennemi yaşayacak. Tüm mal varlıklarına el konulacak, suçtan kazandıkları her kuruş devlet tarafından geri alınacaktır.
Bağımlılar için ‘isteğe bağlı’ değil, zorunlu tedavi sistemi uygulanacaktır. Anneler, babalar evlatlarını toprağa değil, hayata verecek.
Bağımlılar sağlıklı bireyler olarak ailelerine, toplumlarına geri dönecekler. Anne babalar bir gün torunlarını korkuyla değil, umutla kucaklayacak.
Gençlerimize küçük yaştan itibaren sürekli ve yoğun bilinçlendirme eğitimi verilecek.
Uyuşturucunun, kumarın ve suç örgütlerinin nasıl bir tuzak olduğu açıkça anlatılacak. Elbette bu projemizi engellemek isteyenler olacaktır.
Bu bataktan beslenenler rahatsız olacaktır. Ama ben buradan bir kez daha söylüyorum: Zafer Partisi olarak kararımız kesin, sözümüz söz. Türkiye tertemiz olacak.
“ZAFER KUŞAĞI’NDA BU SOHBETLERİ SÜRDÜRECEĞİZ”
Zafer Kuşağı’nda her hafta pazar günleri gerçekleştireceğimiz ve Zafer Partisi’nin alanında uzman kurmaylarının konuşmacı olarak katılacağı Zafer Kuşağı sohbet odalarının ilk ikisini tamamladık.
İlk sohbet odamızda Prof. Dr. Sertaç Ak, Tertemiz Türkiye projesi kapsamında Türk gençliğini hedef alan uyuşturucu ve sanal kumar tehlikesini tüm boyutlarıyla ele alırken, ikinci sohbet odamızdaysa ‘Hendeklere giden yol, Birinci Çözüm Sürecine bakış’ başlığıyla Emekli Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan, Birinci Çözüm Sürecinden Hendek Olaylarına kadar uzanan süreci ve Türk gençliğinin İkinci Çözüm Sürecini anlamasını hedefledi.
Bu sohbet odalarımız tek yönlü yayınlar değil, gençlerimizin interaktif bir şekilde alanında uzman isimlere soru sorabildiği haftalık eğitimler niteliğinde sohbetlerdir.
Zafer Kuşağı’nda bu sohbetleri sürdüreceğiz ve bu uygulamaya devam edeceğiz.
Ayrıca dün Zafer Kuşağında ilk paylaşımı yapılan Kadına Şiddetle Mücadele serimizde de kadına yönelik şiddetin ne töremizle ne de kültürümüzle bağdaşmadığını ifade ettik.
Serimizin ilerleyen bölümlerinde de şiddete maruz kalan kadınlarımızın izlemesi gereken yolları, hukuki yolları, yasal haklarını ve daha birçok önemli detayı hukuk birimimizin de desteğiyle sizlere aktaracağız.”