Türk tarihçiliğinin dev ismi, milyonlara tarihi sevdiren ve entelektüel birikimiyle toplumun her kesimine rehberlik eden Prof. Dr. İlber Ortaylı, bugün 78 yaşında hayata gözlerini yumdu. Bir süredir sağlık sorunları nedeniyle Koç Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi gören ve dün entübe edilen usta tarihçinin vefatı, tüm Türkiye’de derin bir üzüntüyle karşılandı. Ortaylı, sadece bir akademisyen değil, aynı zamanda toplumun ortak hafızası ve bilgi rehberi olarak her yaştan insanın ufkunu açan eşsiz bir değerdi. Dr. İlber Ortaylı bizler için arkasında efsanevi kitaplar ve asla unutulmayacak sözler bıraktı.
Detaylar 👇
Tarihin canlı hafızasını kaybettik…

İlber Ortaylı, akademik disiplini halkın anlayabileceği samimi bir dille birleştirerek tarihin tozlu raflarını evlerimize taşıdı. Osmanlı İmparatorluğu’ndan modern Türkiye Cumhuriyeti’ne kadar uzanan geniş bilgi yelpazesiyle, Türk milletine kendi geçmişine sahip çıkma bilincini aşıladı. Onu ‘hocaların hocası’ yapan, sadece bildikleri değil, bu bilgiyi toplumsal bir faydaya dönüştürme tutkusuydu.
“Cahillik Değil, Yarı Cahillik Kötüdür”

İlber Ortaylı denince akla gelen en ikonik kavramlardan biri, toplumsal yozlaşmaya karşı bir uyarı niteliği taşıyan ‘yarı cahillik’ eleştirisidir. O, insanın bilmediğini bilmesinin bir erdem olduğunu savunurken, az bilgiyle çok fikir sahibi olmanın tehlikelerine her fırsatta dikkat çekmişti. Halkımıza ‘bakmak ile görmek’ arasındaki farkı öğreten Ortaylı, entelektüel derinliğin ancak merak ve disiplinle kazanılacağını vurguladı.
İlber Ortaylı’dan Kulağımıza Küpe Kalan Sözler

İlber hocanın ardında bıraktığı ve toplumsal belleğimize kazınan bazı önemli tavsiyeleri şunlardır:
-
‘Cahillik hiç ayıplanacak bir şey değildir, hatta cahil tutarlıdır kendi içinde. Kötü olan yarı cahillerdir.’
-
‘Türkiye çılgın bir müzik gibidir veya derin anlamlı bir şiir… İnsanı hem yorar hem de mutluluk verir.’
-
‘Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır, insanın yüzü bir kitap gibi okunabilir, ifadeniz bomboşsa da hiçbir şey yaşamadığınız fark edilir. Bundan kaçının, monotonluktan uzaklaşın.’
-
‘Birbirlerini tanımayan, birbirlerinden şüphe eden kitlelerin bulunduğu yerde ne sulh-ü salah yani barış, ne de onurlu bir eşitlik olur.’
-
‘Tarihi bilelim, ama geçmişin kinini tutmaktan çok, geleceği daha iyi kurabilmek için.’
-
“Bilincimizdeki ilerleme, bilgimizdeki ilerlemeyle değişir.”
-
“Sizden farklı düşünen insanların savlarını da dinleyin. Yalnız dikkat edin, cümlenin içerisinde ‘düşünen’ ibaresi var. Bu ayrımı iyi yapın.”
-
“Her nefis ölümü tadacaktır, ayetini bankalara ve makam koltuklarına yazmalı. Tabutlara, mezarlıklara değil.”
-
“En utanılacak yönümüz; tarih yaptığımız halde tarih öğrenmemek, bilimsel yöntemle tarih yazmamak konusundaki ısrarımızdır.”
-
“Cehaletin eyleme geçmiş hali çok tehlikelidir.”
İlber Ortaylı’nın vefatı, sadece bir tarihçinin kaybı değil, aynı zamanda Türkiye’nin dünyaya açılan entelektüel kapılarından birinin kapanmasıdır. Çok sayıda dil bilen, dünyanın en prestijli üniversitelerinde dersler veren Ortaylı, yerel değerlerle evrensel kültürü harmanlamayı başaran nadir şahsiyetlerdendi. Gençlere bıraktığı ‘Bir Ömür Nasıl Yaşanır?’ tadındaki nasihatleri, onun mirasını sonsuza dek yaşatacaktır.