Ümit Özdağ’dan Meclis’te kabul edilen PKK affına sert tepki: “Bu bir teröre teslimiyet belgesidir”
NOW TV canlı yayınında gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulunan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, TBMM'den geçen PKK affı yasasını sert sözlerle eleştirdi. Yasanın Sevr Anlaşması'nın yıl dönümünde kabul edilmesinin tesadüf olmadığını savunan Özdağ, düzenlemenin milli üniter devlet yapısını hedef aldığını ve siyasi hesaplarla hayata geçirildiğini öne sürdü.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, NOW TV ekranlarında katıldığı programda meclis gündemine gelen ve kabul edilen son yasal düzenlemeye ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Sürecin başından bu yana bunun bir “af yasası” niteliği taşıyacağını öngördüklerini belirten Özdağ, meclisteki oylamanın zamanlamasına dikkat çekti.
SEVR’İN YIL DÖNÜMÜNDE ÇIKARILMASI TESADÜF DEĞİL
Yasanın meclise getirilme tarihini eleştiren Ümit Özdağ, düzenlemenin Sevr Anlaşması’nın 106. yıl dönümüne denk getirilmesinin gözden kaçmış bir detay olamayacağını savundu. Bu durumun Türk milletinin gözünün içine bakılarak yapılan bir “teröre teslimiyet” adımı olduğunu iddia eden Özdağ, metin içerisinde yer alan koruma maddesine de tepki gösterdi. Benzer koruma maddelerinin geçmişte yalnızca 12 Eylül darbe yönetiminde görüldüğünü hatırlatan Zafer Partisi lideri, bu düzenlemeye destek verenlerin gelecekte bununla övünemeyeceğini ifade etti.
ÜNİTER DEVLET VE EŞİT VATANDAŞLIK TARTIŞMASI
Çıkarılan yasanın sadece bir infaz veya af düzenlemesi olmadığını, çok daha geniş kapsamlı bir projenin parçası olduğunu öne süren Özdağ; sonraki aşamalarda anayasal değişiklik taleplerinin masaya geleceğini iddia etti. Anayasa’nın 42. ve 66. maddelerinin hedef alınacağını savunan Özdağ, “eşit vatandaşlık” söylemiyle üniter yapının kademeli olarak özerk bölgelere ve iki ayrı vatandaşlık tanımına kaydırılmak istendiği uyarısında bulundu.
“PKK’LININ SUÇA KARIŞMAMIŞ OLMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR”
Yasa kapsamında tartışılan “suça karışmamış örgüt mensupları” kavramına da karşı çıkan Özdağ, bir terör örgütüne üye olmanın doğası gereği suç teşkil ettiğini vurguladı. Örgüt kadrosunda bulunan her bireyin lojistikten eylem hazırlığına kadar sürecin parçası olduğunu belirten Özdağ, teslim edilen silahların balistik incelemesinden envanter tespitine kadar adli sürecin sağlıklı işletilemeyeceğini ve uygulamanın tamamen siyasi kararlarla yürüyeceğini dile getirdi.
TERÖRÜN MALİYETİ VE GAZİLERİN MÜCADELESİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın terörle mücadele maliyetine ilişkin 2 trilyon dolar açıklamasını da eleştiren Özdağ, resmi İçişleri Bakanlığı verilerine göre bu rakamın 80 milyar dolar seviyesinde olduğunu kaydetti. Ülke ekonomisindeki asıl yükün Kur Korumalı Mevduat ödemeleri ve sığınmacı harcamalarından kaynaklandığını savunan Özdağ, vatan savunmasının maddi bedellerle ölçülemeyeceğini vurguladı. Güvenpark’ta eylem yapan gazilerin ve şehit ailelerinin yaşadığı kırgınlığa değinen Özdağ, meclisteki irade ile sokaktaki vatandaşın iradesinin bu yasayla tamamen ayrıştığını iddia etti.
KIRMIZI BÜLTENLER VE İMRALI’DAKİ DURUM
Kurulması öngörülen Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığındaki komisyonun adli değil siyasi bir merci gibi çalışacağını öne sürüşünü sürdüren Ümit Özdağ; Murat Karayılan, Cemil Bayık gibi örgüt yöneticileri hakkındaki uluslararası arama kararlarının kaldırılacağını ve terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan için “umut hakkı” adımlarının devreye sokulacağını iddia ederek sözlerini tamamladı.






