1. Haberler
  2. Gündem
  3. Ümit Özdağ’dan Çarpıcı Açıklamalar: “Bölücülerle Aynı Masada Oturmayın, Atatürk’te Birleşelim!”

Ümit Özdağ’dan Çarpıcı Açıklamalar: “Bölücülerle Aynı Masada Oturmayın, Atatürk’te Birleşelim!”

featured
0
Paylaş

Ümit Özdağ: Gelinen bu noktada Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve onun sayın genel başkanına bir çağrıda bulunmak istiyoruz. Zafer Partisi olarak hukuk devleti ve demokrasiye inanan Atatürk’e ve cumhuriyetin kurucu değerlerine gönülden bağlı olan tüm siyasi parti ve oluşumların geniş bir Milli İttifak paydasında birlik ve beraberlik içinde bir araya gelmesinin çok önemli çok etkili ve çok değerli olduğunu görüyor ve düşünüyor Sayın Özgür Özel’e ve bütün Atatürkçü vatansever Türk milliyetçisi liderlere demokratik bir Kuvay-i Milliye anlayışıyla Atatürk’te birleşme çağrısı yapıyoruz.”

 

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin Genel Merkezinde düzenlenen “Türk Milleti Toplantısı”nda gündemi değerlendirdi. Yargının siyasallaşması, derinleşen ekonomik kriz, Orta Doğu’daki sıcak çatışmalar ve milli güvenlik meseleleri üzerine iktidara sert eleştiriler yönelten Özdağ, CHP’ye de “Milli İttifak” çağrısı yaptı. Özdağ’ın açıklamalartı şu şekilde:

 

“YARGININ SİYASALLAŞTIRILMASINI KABUL ETMİYORUZ”

“Evet Değerli basın mensupları sevgili Zafer Partililer ve ekranları başında bizleri takip eden sosyal medyadan bizleri takip eden değerli yurttaşlarım.

Türk milleti toplantımıza hoş geldiniz Bugün aramızda Ufuk Söylemez Bey de var Sayın bakanım siz de hoş geldiniz Teşekkür ederim Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Evet zor günlerden geçiyoruz Bu basın toplantısından sonra eee Sincan’a gideceğim ve Sincan’da halen tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Sayın Tanju Özcan’ı ziyaret edeceğim. Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve belediye başkanlarına yönelik dava itham ve operasyonlar tutuklamalar görülmemiş bir hızla eee devam ediyor ve ağır boyutlara ulaştı. Biz Zafer Partisi olarak siyasi parti ayrımı gözetmeksizin yargının siyasallaştırılmasını siyasi rakiplerin yargı marifetiyle baskı altına alınarak etkisizleştirilmesi çabalarını kabul etmiyoruz. Bize yönelik de böyle operasyonlar yapıldığı yapılıyor ve bir bütün olarak Zafer Partisi mensuplarıyla bu süreçlere direniyoruz. Bu tür uygulamalar akla vicdana evrensel hukuk ve demokratik toplum ilkelerine karşıdır düşmandır Toplumsal barışa büyük zarar vermektedir Tekrar kınıyoruz. Unutulmamalıdır ki bir gün herkes bağımsız yargıya ihtiyaç duyacaktır.

“Silivri’de hücremden çıkarıldım Bir avukat görüşmesine gidiyordum Baktım karşı tarafta koridorun öte tarafında bir hücrenin kapısı kilitli Halbuki gündüz açık olması gerekiyordu avlu kapısı. Dedim ki neden kilitli bu avlu kapısı dediler ki içeride bir FETÖcü emniyet müdürü yatıyor Mühebbet hapse mahkum. Onlar günde ancak 3 saat dışarı çıkabilirler O FETÖ’cü emniyet müdürünün daha önceki yıllarda nasıl suçsuz subayları generalleri kumpaslarla içeriye attırmak istediğini hatırlıyoruz O da bugün hukuka ihtiyaç duyuyor. Yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının araştırılmasına soruşturmaların ve yargılamaların yapılmasına elbette karşı değiliz Bu adalet mekanizmasının görevi Ancak milletin oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarını sabah baskınlarıyla evlerinden almak tutuklama furyaları içerisine sokmak ve uzun tutukluluk süreslerinin adeta mahkumiyete dönüşmesi bu düşman ceza hukuku uygulamasıdır keza cumhuriyet tarihi boyunca görülmemiş şekilde parti kongrelerinin iptal edilerek kayyum atama girişimleri de bir başka şekilde baskı kurma çabasıdır.”

ÖZGÜR ÖZEL VE CHP YÖNETİMİNE ‘ATATÜRK’TE BİRLEŞME’ ÇAĞRISI

“Bu noktada Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’in bazı Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerini istifa ettirerek ara seçim yolu açmak istediğini görüyoruz. Ancak ara seçimin tek başına bir çözüm olmadığı ortada İstifaların gerçekleşmesi ise iktidar bloğunun arzusuna bağlı. Gelinen bu noktada Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve onun sayın genel başkanına bir çağrıda bulunmak istiyoruz. Zafer Partisi olarak hukuk devleti ve demokrasiye inanan Atatürk’e ve cumhuriyetin kurucu değerlerine gönülden bağlı olan tüm siyasi parti ve oluşumların geniş bir Milli İttifak paydasında birlik ve beraberlik içinde bir araya gelmesinin çok önemli çok etkili ve çok değerli olduğunu görüyor ve düşünüyor Sayın Özgür Özel’e ve bütün Atatürkçü vatansever Türk milliyetçisi liderlere demokratik bir Kuvay-i Milliye anlayışıyla Atatürk’te birleşme çağrısı yapıyoruz.

“Elik terörist başına başını kurucu önder ilan edenlere karşı Türk milletinin ve cumhuriyetimizin ebedi ve büyük önderi Atatürk’te birleşmeye davet ediyoruz. Sayın Öz Özel ve CHP yönetimini terörsüz Türkiye laflarıyla Dem PKK ve Bob’un silahla terörle gerçekleştiremediği ihanetlerini açılım adı altında ve anayasa değişikliği ile yapma gayretlerini boşa çıkarmaya bu Şer ittifakına dolaylı ve mahcup bir destek olarak görülen o masaya oturmamaya ve masayı terk etmeye davet ediyoruz. CHP’nin o masada oturuyor olması bütün keyfiliklere hukuksuzluklara baskılara ve antidemokratik uygulamalara rağmen iktidara meşruiyet vermekten öte bir anlam ifade etmemektedir. Değerli Zafer Partiler değerli basın mensupları değerli yurttaşlarım Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu devleti kurarken Şeyh Sait ve Seyit Rıza la aynı masaya oturmadı Onlar için gerekeni yaptı. Cumhuriyet Halk Partisi gerçekten Atatürk’ün partisi ise bölücülerle Şeyh Said’in Seyit Rıza’nın izinden gidenlerle aynı masaya oturmamalıdır. CHP’den bunu beklemek milletimizin büyük çoğunluğun da açık şekilde ortaya koyduğu talebidir. Gelin bölücü terörün eli kanlı ağa babasını kurucu önder ilan edenlerle aynı masada oturarak onlara meşruluk sağlamak yerine cumhuriyetimizin kurucu ve ebedi önderi Büyük Atatürk’te birleşelim Emperyalist oyunları birlikte bozalım.”

“İKTİDAR EKONOMİYİ AĞIR BİR BUHRANIN PENÇESİNE TESLİM ETTİ”

“Evet, Bu çağrımızı yaparken Türkiye’nin içinden geçtiği ağır ekonomik kriz değil artık buhranında her geçen gün halkımızın omuzlarında nasıl baskıcı ve yıkıcı hale geldiğini görüyoruz. AK Parti iktidarının günü kurtarmaya yönelik halkı fakirleştirirken küçük bir grubu rantiye grubunu zenginleştiren ekonomik politikaları Türk ekonomisini ağır buhranın pençesine teslim etmiş durumda. İktidar bugün yaşanan ekonomik buhranı ABD ve İsrail’in İran’a saldırması neticesinde dünya petrol fiyatlarında ortaya çıkan artışa bağlıyor Tabii bu nedenlerden sadece birisi ama gerçek neden değil Türkiye ekonomisi 10 yıldan bu yana derinleşen bir ekonomik buhranın içinde. Bir yandan planlı devlet kapitalizmi ile yükselen Çin ekonomisinin Türk ekonomisi üzerindeki etkileri Diğer yandan Avrupa Birliği ile Hindistan arasındaki ekonomik işbirliği anlaşmasının yaklaşan sonuçları günü birlik yönetilen ekonomimizi daha da ağır bir krize muhakkak sürükleyecektir.”

“AKP sözcüleri Türkiye’nin yüksek gelirli ülkeler ligine yükseldiğini ve Avrupa’nın üretim üssü olduğunu iddia ederken sanayi verileri bunun tam tersini işaret ediyor. Beyaz eşya gibi ekonominin lokomotif sektörlerin birinde üretimin %30’un üzerinde daralması konjonktürel bir yavaşlama değil doğrudan yapısal bir kırılmadır. İhracattaki çifte haneli düşüş Türkiye’nin maliyet bazlı rekabet avantajını kaybettiğini göstermektedir Enerji ve lojistik maliyetleri dramatik seviyelere çıkmıştır Motorin fiyatlarının 80 bandına gelmesi üretim zincirinin her halkasını maliyet şok olarak yansımaktadır. İhracatın ithalatı karşılama oranının %70’e gerilemesi üretim ekonomisi söyleminin pratikte karşılığının olmadığını göstermektedir. Türkiye hala ara dışa bağımlı enerji de dışa bağımlı ve teknoloji de dışa bağımlıdır 2002’den bu yana geçen 24 sene adeta boşa harcanmıştır ve bu yapı sürdürülebilir değildir. Tekstil ve hazır giyim sektöründe üretimin Mısır ve Asya ülkelerine kaydırılması sadece maliyet değil rekabet gücünün kaybının açık göstergesidir.”

“SICAK PARA İLE SAHTE BİR DENGE KURULMAYA ÇALIŞILIYOR”

“Ekonomik bir kalkınma programı olmayan AK Parti iktidarı günü kurtarmak için finansal önlemler alma peşindedir. AK Parti kur artışını piyasa mekanizmasıyla değil müdahalelerle kontrol etmeye çalışıyor Bu amaçla rezerv satışları gerçekleşmekte Swap işlemleri yapılmakta Yüksek faizle sıcak para çekilmeye çalışılmaktadır Ama unutmayalım kuru baskılarsınız riski biriktirirsiniz. Değerli basın mensupları sevgili Zafer Partiler AK Parti ekonomisi bir sıcak para ekonomisidir Sıcak para ile sahte bir denge kurulmaya çalışılmaktadır. Son 3 haftada 15 milyar dolar carry trade çıkışı sıcak para çıkışı yaşandı Merkez Bankası bu çıkışın tahribatını engellemek için 27 Şubat 19 Mart arasında yaklaşık 26 milyar dolar ardında onu izleyen günlerde 15 milyar dolar piyasaya toplam 41 milyar dolar döviz satışı gerçekleştirdi. Yüksek faiz politikası kısa vadede yabancı sermaye girişini arttırabilir Ancak bu girişler kritik son derece kritiktir Çünkü gelen sermaye uzun vadeli yatırım için gelmiyor Gelen sermaye üretim için gelmiyor Sadece vurkaç yüksek faiz geliri için geliyor. Türk halkı da AK Parti’nin bu ekonomik politikasının bedelini uluslararası faiz lobilerine yüksek faiz şeklinde ödeyerek fakirleşmeye devam ediyor.”

 

“ORTA SINIF SİSTEMDEN SİLİNİYOR, ASGARİ ÜCRET SEFALETİ YAŞANIYOR”

“Değerli basın mensupları değerli yurttaşlarım sevgili Zafer Partiler AK Parti’nin halkımızı fakirleştiren ekonomik politikaları neticesinde halkın hissettiği gerçeklikle resmi söylem arasındaki makasın gittikçe açıldığını da görüyoruz. Tam bir asgari ücret sefaletini yaşıyor milletimiz 28.075 asgari ücret 32.000 793 açlık sınırı Yani açlık sınırının altında bir asgari ücret layık görülmüş çalışanlara 106.000 L ise yoksulluk sınırı yani orta sınıf yok oluyor. Genç işsizliği 15.8 8 ve eğitimli nüfusun üretim dışında kaldığı geleceğe dair umutlarını yitirdiği ve bir sosyal patlama riskinin ortaya çıktığını görüyoruz Yoksulluk sınırının yükselmesini orta sınıfın adeta sistemden silindiğini görüyoruz. Ve değerli basın mensupları değerli Zafer Partiler bu yapısal sorunları ortaya çıkaran AK Parti’nin ekonomik anlayışı şimdi ABD İsrail İran Savaşı’nın ortaya çıkardığı olumsuz sonuçları bertaraf etmede de büyük bir başarısızlık içerisinde. Hürmüs Boğazın’ın kapatılması bütün dünyada olduğundan sanki daha fazla ülkemizin ekonomisi üzerinde etkilerde bulundu Neden çünkü ülke ekonomisi zayıf durumda.”

“Hürmüde duran trafik enerjiye ilave olarak petrokimya ürünleri gübre hatta gıda sevkiyatında ciddi aksamalara neden oluyor Bir aylık sürede petrol fiyatları %65 yükseldi. AK Parti benzinde eşel mobil sistemi dediler ama ikinci haftada havlu attılar Değil mi Sayın Mehmet Şüküroğlu siz bu süreci yakından yaşıyorsunuz Gene daire kurulu üyemiz enerji sektöründe. Eee ve çarşıda pazarda ve mutfakta yangın ne yazık ki büyüyor Bayrampaşa halinde son bir haftada bir ayda yaş sebze meyve fiyatları %47 artmış İktidar tarafı tabii semt pazarını bilmiyor Pazarda domates 200 biber 300 olmuş durumda. Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı dün itibariyle 200 gram ekmeğin fiyatı 17,5 230 gr fiyatı ise 20 oldu.” dedi Ekmekle karnını doyurmak zorunda olan geniş halk kesimleri için kötü bir haber. Ancak suç fırıncıların mı hayır 15 ayda ekmek fiyatı %39 artarken sadece 8 ayda un fiyatı %45 50 artmış da fırıncılar bundan dolayı bu zamma kendilerini zorunlu görüyorlar. Ayda 20.000 000 lira maaş alan daha doğrusu iktidarın maaş verdiği emekliler nasıl yaşayacak ve açlık sınırı altında bir maaş alan asgari ücretliler nasıl geçinecekler evet Swap ve yüksek faizle şişirdiğiniz Merkez Bankası rezervlerinin yarısından fazlası eridi Savaş bir ay daha sürerse ne yapacaksınız.”

“şimdi dün eee bir eski AK Parti milletvekili hala AK Parti’nin önde gelen isimlerinden birisi Şamil Tayyar Merkez Bankası yönetimini eleştirerek dedi ki ekonomiyi rezil ettiniz ve Cumhurbaşkanlığı ekonomi kurulu üyelerinden birisi de Şabil Tayyar’ın bu tweetini destekleyerek retweetledi. Anladık ki bu Merkez Bankası bahsedilen Merkez Bankası Uganda Merkez Bankası herhalde arkadaşlar. Evet Şamil Bey haklıdır Ekonomi rezil durumdadır Doğru söze söyleyecek hiçbir şey yok Ancak bu Merkez Bankası’nın suçu mudur yoksa AK Parti iktidarının Türkiye’yi getirdiği yer midir ekonomiyi ithalata rezervleri swapa bağlarsanız böyle bir sonucun olmasından hiç şaşırmayacaksınız. Ve bu ortamda Türkiye’ye ilginç bir ziyaret gerçekleşti Black Rock yöneticisi Larry Fink geldi Neler görüşüldü bilmiyoruz Yeni bir kredi ve borç anlaşması mı varlık fonundan bir şeyler mi satılıyor kapalı kapılar adında yapılan görüşmenin sonuçlarını biz de merak ediyoruz.”

“KARMA EKONOMİK SİSTEME DÖNÜŞ KAÇINILMAZDIR”

“Değerli basın mensupları değerli Zafer Partiler Türkiye’nin ekonomik buhrandan çıkmasının temel şartları karma ekonomik sisteme dönüş kaçınılmazdır. Devlet Planlama Teşkilatının kurulması kurulacak Devlet Planlama Teşkilatının kısa orta ve uzun vadeli ekonomik planlamalar yapması bu planların devlet kamu sektörü için emredici niteliğe sahip olması özel teşebbüsü ise teşvik edici ve yön gösterici olması şarttır AK Parti iktidarının bunları yapmayacağını biliyoruz. Ancak bu yaşanan buhranı mutfağa yansımasını hafifletmek için yapabilecekleri şeyler de var Akarakıtta KDV’yi düşürdüler Elektrik ve doğalgazda destek toplumun tüm kesimlerini kapsayacak şekilde genişletin Asgari ücret 3 ayda bir güncellensin şartlara göre. Çünkü insanlar açlıkla boğuşuyor Çiftçiye faizsiz kredi bu geçiş dönemi için ve gübre mazot desteği uygulayın Hacizleri durdurun.”

 

“BİR ÜLKEYİ TAŞ DEVRİNE YOLLAYACAĞIZ DEMEK SAVAŞ SUÇUDUR”

“Evet değerli basın mensupları kıymetli Zafer Partiler ABD İran İsrail Savaşı’nın 1ci ayını geride bırakalı birkaç gün oldu BM kararı olmadan başlatılan saldırgan bir savaş sürdürülüyor ve saldıran taraflar ABD ve İran İsrail siyasi ve stratejik hedeflerine ulaşamadılar ve yeni bir çıkış arayışı içerisindeler. ABD Başkanı Trump’ın son açıklaması İran’ı taş devrine yollayacağız şeklinde oldu dün akşam. Değerli arkadaşlar İran’a karşı sürdürülen bu savaş meşru olmadığı gibi bir ülkeyi taş devrine yollayacağız demek de savaş suçudur Gerçekten savaş suçudur. Ve Gazze’de bir soykırım gerçekleştiren son saldırılarla öldürülen insan sayısının 75.000’in üzerine çıktığını biliyoruz İsrail şimdi de Filistinliler için ölüm cezasını getiren bir yasa değişikliği yaptı Bir İsrailli bakanın ölümleri içki içerek kutladığını görüyoruz Bunlar inanılmaz sahneler İnsanın midesi bulanıyor bu düşmanlık karşısında. Ben Almanya’da okudum ve Nasyonal Sosyalist tarihi iyi bilirim İsrailli o vakanı görünce aklıma Auschwitz’in Nazi komutanı geldi Ailesiyle birlikte o ölüm kampının yanında yaşayan ve kendince mutlu bir hayat sürdüren bu İsrailli bakanın temsil ettiği ahlaki seviye Auschivis’in komutanının temsil ettiği ahlaki seviyeden hiç uzak değil.”

“Bir yandan da aracılar vasıtasıyla ateşkes diplomasisi sürdürülüyor Ancak kara çıkarması için hazırlıkların yapıldığına dair haberler geliyor İran tarafı da ağır hava saldırılarına rağmen direnmeye devam ediyor Basından izliyoruz. ABD İsrail ikilisi İran’da sadece askeri hedefleri vurmakla kalmıyor Savaşın ilk gününde 170 çocuğun öldüğü bir okul saldırısı yapmışlardı Şimdi de taş devrine döndürmek amacıyla İran’da üniversiteleri bombalıyorlar Sivil hedefleri vuruyorlar Bunlar kabul edilebilir değildir. Değerli Zafer Partiler değerli basın mensupları işlerin bu noktaya geldiği bir aşamada buradan Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenmek istiyorum İran yüzlerce yıldır yanımızda ve gelecek yüzlerce yılda da İran yanımızda olacak İran halkı yanımızda olmaya devam edecek. Türkiye’nin İran’a ilaç ve tıbbi malzeme yardımı insani yardım yapmasının zamanı gelmiştir Sınırımızın hemen ötesinde on milyonlarca İran Türkü savaşı Türk televizyonlarından izlemekte Türk kamuoyuna sevgi ve selamlarını yollamaktadır. Tahran’da İsvahan’da da halk sokaklarda Netenyahu faşizmine karşı ayakta durmaktadır Böyle bir ortamda Türkiye İran halkına kapsamlı ilaç ve tıbbi malzeme yardımı yaparak dostluğunu göstermelidir AFAD ve Kızılay bu konunun eş güdümü ile görevlendirilmelidir.”

 

“MİLLİ GÜVENLİĞİMİZDEKİ HESAPSIZ HATALARIN BEDELİ AĞIR OLUR”

“Evet değerli basın mensupları sevgili Zafer Partililer ve değerli yurttaşlarım Gündemimiz çok yoğun Ben uzun yıllarını gençliğinde Avrupa’da Almanya’da geçirmiş daha sonra da eee akademisyen olarak bu ülkelerin gündemlerini yakından takip etmiş bir kişi olarak bizim ülkemizin gündemiyle dünyanın herhangi bir halkının eee karşı karşıya kalması durumunda uğrayacağı psikolojik baskıyı merak ediyorum. Evet Geçen hafta Milli Savunma Bakanlığı sosyal medya sayfasında İstanbul Boğaz Komutanlığına iki yabancı tüm generalin yaptığı ziyareti adeta sıradan bir haber gibi paylaştı Haberde Ukrayna operasyon birimi adı altında Anadolu Kavağı Beykoz’da çok uluslu bir deniz unsuru komutanlığı konuşlanacağı açıklanıyordu. Şimdi bu kadar önemli bir gelişmeyi sosyal medyadan sanki sıradan bir habermiş gibi duyuruyorsunuz. Başka bir bilgi yok Ertesi gün Zafer Partisi olarak açıklama yaparak Milli Savunma Bakanlığı’nı bu konuda daha kapsamlı açıklama yapmaya davet ettik. Yabancı bir askeri komutanlığın ülkemizde konuşlanması her şeyden önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onayı ve çıkaracağı tezkereye bağlı Yani bir Fransız veya İngiliz tüm general tüm amiral elini kolunu sallayarak Türkiye’ye gelip ben burada boğazda bu üstte komutan oluyorum diyemez Böyle bir Türkiye yok Ortada da bir tezkere yok.”

“Diğer yanda Boğazların Geçiş ve Karadeniz’de operasyon ve kalış rejimi Monro Boğazlar Sözleşmesi ile düzenlenmiş durumda Hesapsız yapılan bir hata ile Mondro düzeninin delinmesi ve Türkiye’nin Karadeniz’de Rusya’ya karşı taraf durumuna geçmesi riski vardır arkadaşlar Böyle belirsiz ve riskli adımlar niçin atılıyor anlamak mümkün değil Nitekim daha bu haber gündeme tam oturmamışken 6 Kolordu karargahının NATO’ya tahsisi konusunda da haberlerle güne uyanıyoruz. NATO’ya tahsisli iki ülkede Polonya ve Romanya’da iki kol ordu var Bunlar Rusya’ya haklı ve tarihi nedenlerle tehdit olarak gören ülkeler Bu iki kol ordunun varlığı bu ülkeleri aynı zamanda Rusya’ya karşı cephe ülkesi haline getiriyor. Türkiye’nin Rusya’ya karşı cephe ülkesi olmaya karar verdiğini mi anlamamız lazım bu gelişmeden e hava savunmanızı yüksek hava savunma sistemlerinizi Rusya’dan alıp sonra Rusya’ya karşı kovordu konuçlandırıyorsunuz Bu bu nasıl bir askeri mantık bu her iki girişimin Türkiye’nin menfaat ve güvenliğine yapacağı katkı nedir. pkk Suriye’de SDG adı altında terör tugaylarını kurumsallaştırıyor ve Suriye ordusunun parçası yapıyor Türkiye tarafından aranan başına ödül konulmuş PKK’lı teröristler Suriye’de savunma bakan yardımcısı oluyorlar. Ama çevremizdeki tehditler büyürken Anadolu gemimiz ve muharip hava grubunu balta göreve yolluyoruz ve öte yandan boğazda bir yabancı komutanlık aşarken 6. Kolorduyu NATO’ya teklif ediyoruz. Bu arada Amerika Birleşik Devletleri Başkanı bugün yarın NATO’dan çıkacağını çıkabileceğini açıklıyor Fransızlar NATO’nun beyin ölümünün gerçekleştiğini söylüyorlar. Siz ne yapıyorsunuz.”

ZAFER PARTİSİ’NDEN KRİTİK 7 MADDELİK UYARI

“Biz Zafer Partisi olarak büyük Türk milletine alınması gereken askeri politik önlemleri ifade etmek istiyoruz.

  1. İç güvenlik dahil milli savunma tedbirlerinin arttırılması gerekmektedir PKK terörü ve terörist eylemleri girişimleri sona ermemiştir.
  2. Kuvvetlerin dağıtılması yerine konsolide ve takviye edilmesi gerekir.
  3. KCK ana çatısı altında dört parçalı Siyonist Teröristan bağlamında artan terör tehdidi ve bölgesel riskler nedeniyle 6. Kolordu’nun NATO’ya teklif edilmesi yerine terörle mücadele ve istikrar gücü olarak 6. Ordu’nun kurulması gerekmektedir.
  4. Yunanistan’ın Ege’de hukuk dışı silahlanma ve işgallerine karşı ve son günlerde basından izlediğimiz Ege’de Yunanistan İsrail işbirliğine karşı Ege Ordusu komutanlığının güçlendirilmesi ve takviye edilmesi gerekir.
  5. Montre’yu delebilecek Karadeniz’deki güvenlik ve istikrara zarar verebilecek şüpheli işlem ve operasyonlardan kaçınılmak şarttır.
  6. Hudutların yeniden mayın engeliyle takviye edilmesi zorunludur.
  7. Hava savunma özellikle füze savunma konularında milli sistem ve vasıtaların öncelikle kullanılması gerekmektedir.”

“Özetle bölgede artan gerginlikler ve şiddetlenen çatışmalar buna uygun olarak milli savunma sistemlerimizin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. 3 Dünya Savaşı riskinin hiç de az olmadığı bir süreçte güvenliğimizi sağlamakla görevli siyasi ve askeri kadroları uyarmayı bir vatan borcu olarak görüyoruz. Ulusal güvenliğimizi sağlamak konusunda yapılacak bir hata ya da Türkiye’yi Rusya veya İran cephelerinde angajmana sürükleyecek yanlışların maliyeti ağır telafisi çok zor olur Gelinen aşamada güvenlik karar ve tedbirlerinin iç siyasi hesaplardan arınmış devlet aklı ve sorumluluğu kapsamında alınması hayati bir gereklilik haline almıştır. Zafer Partisi olarak ulusal güvenliğimizi ilgilendiren konuları yakından takip etmeyi ve gerekli uyarıları yapmayı sürdüreceğiz Hepinizi saygıyla selamlıyorum ve sorularınızı cevaplandırmak üzere bekliyorum.”

 

“MUHALEFETE DÜŞMAN CEZA HUKUKU UYGULANIYOR”

Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın “Dün ittifak mesajı verdiniz, bu konuda somut bir temas var mı?” sorusuna verdiği yanıt:

 Hayır, bunlar bir temas çerçevesi değil, bir anlayış çerçevesini oluşturmak için yapılan çağrılardır. ‘Türkiye demokratikleşecek’ diyorlar. Demokratikleşmeyi de Abdullah Öcalan ve PKK ile yapılan görüşmelere bağlıyorlar. Türkiye demokratikleşecek derken muhalefete düşman cezası uygulanarak her gün bir başka baskı politikası gerçekleştiriyorlar. Böyle bir demokratikleşme sahte bir demokratikleşmedir. Hiçbir terör örgütüyle bir ülkenin pazarlık yaparak demokratikleştiği görülmemiştir.

Biz Cumhuriyet Halk Partisi’nin Zafer Partisi olarak o masada oturmaması ve bu sürecin parçası olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Sadece Cumhuriyet Halk Partisi seçmeninin değil, Türk halkının büyük bir çoğunluğu da PKK terör örgütüyle ve Öcalan’la yürütülen müzakerelerden olağanüstü rahatsız ve bu rahatsızlığını ifade ediyor. Vatansever AK Partililer, milliyetçi Milliyetçi Hareket Partililer ve diğer partilerdeki vatanseverler, Atatürkçüler…

Özetle bugün yürüyen süreç, Türk halkına rağmen yürüyen bir süreçtir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin böyle bir sürecin içerisinde olmaması gerekir diyoruz ve bir anlayış zeminini, demokrasiyi, hukuk devletini ama milli, üniter ve laik Türkiye Cumhuriyeti’ni korumak için gerekli görüyoruz.”

 

 

PARTİYE YENİ KATILIMLAR GERÇEKLEŞTİ

“Peki arkadaşlar şimdi partimize yapılacak katılımlar için Sayın Gelirler Koordinatörü Muhammed Cem Tatlı’yı davet ediyorum. Beril Cavcav Tanrıkulu Sayın Tanrık buyurun lütfen siz de aramıza hoş geldiniz. Aslı Ömerbeyoğlu Aslı Hanım buyurun lütfen. Aramıza hoş geldiniz.”

 

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!