1. Haberler
  2. Dünya
  3. Prof. Dr. Hasan Ünal’dan kritik Orta Doğu uyarısı: “Mekke Anlaşması üzerinden Türkiye tuzağa çekilmemeli”

Prof. Dr. Hasan Ünal’dan kritik Orta Doğu uyarısı: “Mekke Anlaşması üzerinden Türkiye tuzağa çekilmemeli”

Uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Hasan Ünal, Orta Doğu'da tırmanan askeri gerilimi, ABD’nin olası müdahale senaryolarını ve Türkiye’nin karşı karşıya olduğu stratejik riskleri değerlendirdi. Bölgede kapsamlı bir hava harekatının an meselesi olduğuna dikkat çeken Ünal, Türkiye’nin denge politikasını koruması ve olası askeri tuzaklara karşı tedbirli olması gerektiğini vurguladı.

featured

Bölgeden gelen haberlerin ABD’nin İran’a yönelik yeni bir askeri müdahalesine işaret ettiğini belirten Prof. Dr. Hasan Ünal, Orta Doğu’ya yoğun bir ABD askeri sevkiyatı yapıldığını ifade etti. Bu gelişmelere karşılık İran Silahlı Kuvvetleri’nin “KOD 100” yani en yüksek düzeyde alarm durumuna geçirildiği bildirildi. Olası bir askeri müdahalenin; geçmişte olduğu gibi hava harekatı şeklinde gerçekleşmesi ve eş zamanlı olarak hem İran’ı hem de Yemen’deki Husileri hedef alması kuvvetle muhtemel görülüyor.

ASKERİ AÇIDAN KARA HAREKATI İMKANSIZ GÖRÜNÜYOR

İran ve Yemen’in gelişmiş hipersonik füzeler ile sürü dron teknolojilerine sahip olduğunu hatırlatan Ünal, ABD’nin hedef ve stratejisinin askeri mantıkla açıklanmasının zor olduğunu dile getirdi. Bölgede bir kara harekatının neredeyse imkansız olduğunu belirten uzmana göre:

  • Asker Sayısı Yetersiz: Askeri uzmanlar, İran’a karşı başarı sağlanabilmesi için 750 bin ile 1,5 milyon arasında bir kara gücüne ihtiyaç duyulduğunu, bu güç toplansa dahi başarı şansının son derece düşük olduğunu vurguluyor.
  • İran Halkının Tepkisi: Kara harekatı ihtimaline karşı İran toplumunda devasa bir seferberlik yaşandı; yaklaşık 33 milyon yurttaşın gönüllü askerlik için başvuru yaptığı aktarıldı.
  • İsrail Basınının “Borçlu Asker” Önerisi: İsrail basınından Jerusalem Post gazetesinde yayımlanan bir analizde, ABD’deki öğrenci ve kredi kartı borçlularının borçlarının silinmesi karşılığında bölgeye asker olarak gönderilmesinin tavsiye edildiği görüldü. Ünal, bu tür arayışların yaşanan çaresizliğin bir göstergesi olduğunu ifade etti.
  • Coğrafi ve Lojistik Engeller: Türkiye’nin dahil olmadığı hiçbir senaryoda bu büyüklükte bir askeri kuvvetin bölgede toplanması ve operasyonel hale gelmesi mümkün değil. Türkiye’nin böyle bir savaşa girme ihtimali ise sıfır seviyesinde. Ayrıca İran’ın coğrafi avantajı, olası bir kara gücü için bölgeyi dar edecek nitelikte.

BÖLGESEL DENGELER VE MEKKE ANLAŞMASI RİSKİ

Hava harekatıyla sınırlı kalacak bir çatışma modelinde bile İran ve Yemen’in Körfez ülkelerine, özellikle Suudi Arabistan’a ağır darbeler vurabileceği ve ABD savaş gruplarını hedef alabileceği öngörülüyor. Suudi Arabistan’ın iki ateş arasında kalma riski taşıdığını belirten Prof. Dr. Hasan Ünal, Türkiye açısından en kritik uyarısını şu sözlerle yaptı:

“MEKKE ANLAŞMASI ZAMANLAMA OLARAK YANLIŞ YAPILMIŞ VE İRAN İLE MISIR’I DIŞARIDA BIRAKARAK KAPSAYICI OLMAKTAN UZAK KALMIŞTI. ŞİMDİ BU ANLAŞMAYI İSRAİL VE AMERİKA’NIN MANİPÜLE EDEREK ÜLKEMİZİ BİR TUZAĞA ÇEKMESİNE İZİN VERMEMELİYİZ.”

BATI ASYA İÇİN UZLAŞMA VE KALKINMA ÇAĞRISI

Prof. Dr. Hasan Ünal, ABD ve İsrail’in bölgedeki askeri ve siyasi varlığının hızla tasfiye olmasının kaçınılmaz bir süreç haline geldiğini savundu. Türkiye’nin bu süreçte Mekke Anlaşması gibi metinler üzerinden bölge çatışmalarına çekilmek yerine; dengeli, dikkatli ve yapıcı bir diplomasi izlemesi gerektiğini belirtti. Ünal, Ankara’nın temel hedefinin ABD ve İsrail sonrası Batı Asya’nın yeniden uzlaştırılması, istikrara kavuşturulması ve bölgesel kalkınma projelerinin geliştirilmesi olması gerektiğini vurguladı.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!