TCMB, Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti’nde jeopolitik gelişmeler eşliğinde artan belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarının yeniden yükselme eğilimine girdiği belirtilerek, “Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin süresi ve boyutu, enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından belirleyici olmaya devam edecektir.” değerlendirmesinde bulunuldu.
TCMB Para Politikası Kurulunun 23 Temmuz’daki toplantısına ilişkin özet yayımlandı.
Özette, “Jeopolitik gelişmeler eşliğinde artan belirsizlikler neticesinde enerji fiyatları yeniden yükselme eğilimine girmiştir. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin süresi ve boyutu, enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından belirleyici olmaya devam edecektir.” ifadeleri kullanıldı.
Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle Orta Doğu ve Afrika ülkelerinde 2026 yılı için büyüme öngörülerinin aşağı yönde güncellenmesine devam edildiği belirtilen özette, diğer taraftan 2027 yılında baz etkilerinin de devreye girmesiyle büyüme oranlarının toparlanmasının beklendiği kaydedildi.
Özette, bu çerçevede küresel ölçekte zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği, Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin 2026 yılı için yüzde 1,7, 2027 yılı için ise yüzde 2,5 artacağının tahmin edildiği bildirildi.
EMTİA FİYATLARINDAKİ OYNAKLIĞIN KÜRESEL ENFLASYON ÜZERİNDEKİ YUKARI YÖNLÜ RİSKLERİ SÜRÜYOR
Özette, emtia fiyatlarındaki oynaklığa bağlı olarak küresel enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklerin sürdüğü vurgulanarak, şu değerlendirmelere yer verildi:
“Merkez bankaları, söz konusu riskleri gözetmeye devam ederken gelişmelerin büyüme ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerini de dikkate almaktadır. Politika faizi fiyatlamaları, gelişmiş ülkelerde faiz artırım yönündeki beklentilerin korunduğuna işaret etmektedir. Jeopolitik gelişmelerin neden olduğu arz şokunun ne kadar kalıcı olacağı ve enflasyon beklentilerini ne ölçüde bozacağı, küresel para politikalarının seyri açısından önem taşımaktadır. Son dönemde artan belirsizlik ve risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından fon çıkışları gözlenirken portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskler canlılığını korumaktadır.”
Temmuz ayı verilerinin hem kayıtlı iç piyasa siparişlerinde hem de geleceğe yönelik iç piyasa sipariş beklentilerinde azalış olduğunu gösterdiği belirtilen özette, yakın döneme ilişkin verilerin iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiğine işaret ettiği kaydedildi.






