Yazar Müyesser Yıldız, yeni yasama yılının açılışında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile DEM Partili isimler arasında yaşanan samimi diyalogları ve teröristbaşının bu sürece dair yönlendirici mesajlarını ele almaktadır. Yazıda, Bahçeli’nin İmralı’ya gönderdiği selamın ardından Ankara’da hız kazanan siyasi görüşmelere ve Cevdet Yılmaz ile Numan Kurtulmuş gibi üst düzey isimlerle yapılan pazarlıklara dikkat çekilmektedir. Ayrıca, teröristbaşının yeni süreçte üstleneceği koordinatörlük rolü ve talep ettiği anayasal düzenlemeler irdelenmektedir. Geçmişteki siyasi söylemlerle bugünkü gelişmeler kıyaslanarak, iktidarın ve MHP’nin izlediği yeni açılım politikaları eleştirel bir dille masaya yatırılmaktadır.
AKP kulislerine hâkim gazetecilerden olan Nuray Babacan, iki ay kadar önce partideki açılım havasını yansıtırken, “DEM’lilerin sürekli MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi aracı olarak devreye sokmasından hoşlanılmıyor” iddiasını dillendirerek, “Bahçeli’nin açılım sürecinin başında elini yüksek tutup açıkladığı birçok başlıkta geri adım atmasının, bu tavır sayesinde sağlandığını” kaydetti.
Öyle mi değil mi; son dört günde yaşananlara bakalım.
Perşembe günü, TBMM’nin yeni yasama yılının açılış töreninde DEM’liler İstiklâl Marşı’na eşlik etmediği halde akşamki resepsiyonda Bahçeli, İmralı postacıları Pervin Buldan ve Mithat Sancar’la sohbet ederken, İmralı’yı kastederek, “Seyahatiniz oluyor mu? Gidip geliyor musunuz?” diye sordu.
Buldan’ın, “13 Eylül’de gittik en son. Bir ay dolmadı, ama bir ay dolduktan sonra gideriz herhalde” cevabı üzerine de gülümseyerek şöyle konuştu:
“Maşallah. Selamımı söylersiniz olur mu?”
Yani 40 bin insanımızın ölümünden sorumlu, hukukumuza göre halen ağırlaştırılmış müebbet hapse hükümlü teröristbaşına kameraların önünde selam gönderdi. Herhalde teröristbaşı da bu selamı Buldan’ın iletmesine gerek kalmadan TV’lerden duymuştur!..
DEM Eş Başkanı Tuncer Bakırhan ise Bahçeli’nin bu selamına ilişkin şu yorumu yaptı:
“Sayın Öcalan’ın demokratik cumhuriyet paradigmasıyla bizim demokratik cumhuriyet hareketi düşüncemiz aslında birbirine uzak şeyler değil. Sayın Bahçeli’nin değişimini de doğru okumak gerekiyor. Yani geldiği nokta önemlidir. Onun için Sayın Öcalan’a selam göndermesi çok garip bir durum değil. İmralı Heyeti’nin sürekli olarak Öcalan’la görüşmeye gitmesi gerekiyor. Sayın Öcalan meselenin kendisidir, meseleyi başlatandır.”
DEM cenahından öyle görünüyor olabilir; ama milletin yüzde 90’ının, bu selamı garip ötesi bulduğu kesin!..

TERÖRİSTBAŞININ LONDRA MESAJI
Selam faslından işin esasına gelelim.
Ankara’da birileri “Barış geldi geliyor… PKK silah bıraktı bırakıyor” diye neredeyse halaya durmaya hazırlanırken, Bahçeli’nin selamladığı teröristbaşı sadece bir hafta önce Londra’da düzenlenen “Barış ve Demokratik Entegrasyon Konferansı”na gönderdiği mesajda; “Silahın susması bir başlangıçtır. Kalıcı olan, demokratik toplumun inşasıdır” diyerek, “sürecin kalıcı hale gelmesi için anayasal ve yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini” bildirdi. Bunun altını da şöyle doldurdu:
– Demokratik toplumun tanınması…
– Dil ve kültürün serbestçe gelişmesi…
– Anayasal vatandaşlık ile özgür yurttaşlığın güvence altına alınması…
– Yerel yönetimlerin yetkisinin genişletilmesi…
– “Silahlı mücadele yürütmüş kişilerin” yani teröristlerin siyasi ve sivil yaşama dönmesinin önünün açılması…
Ayrıca şunları vurguladı:
“PKK, Kürt varlığını kanıtladı ve inkâr zincirini kırdı… Fesih bir bitiş veya teslimiyet değil, tarihin yeni bir aşamasına geçiştir… Yeniçağın eşiğinde esas olan devleti yıkmak değil, özgür bir toplumu inşa etmektir”
SELAMIN İLK SONUÇLARI
AKP, “DEM’lilerin sürekli Bahçeli’yi aracı olarak devreye sokmasından” hoşlanmasa da, Meclis resepsiyonundaki selam muhabbetinden sonra, ilgisi var yok bilinmez, yeni bir trafik başladı.
Günlerden cumartesi olmasına rağmen Pervin Buldan ve Mithat Sancar önce Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’la bir araya geldi.
Cevdet Yılmaz’ın özelliği şu; PKK ile ilgili olarak kurulan “Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu”nun başkanı. Kurtulmuş ise malum, açılımın Meclis’teki önderi.
Bilindiği gibi, Bahçeli illa da teröristbaşına statü istiyor. Bunu netleştirecek yer de Cevdet Yılmaz’ın başkanlığındaki kurul ve buna bağlı dört alt komisyon. Açılımın Saray’daki sözcüsü, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanı Mehmet Uçum, teröristbaşının “silahsızlanma ve stratejik koordinasyon alt komisyonunda” görev alacağını açıkladı, ama PKK-DEM bunu beğenmeyip, teröristbaşının kurulda doğrudan “barış ve demokratik toplum süreci koordinatörü” olmasını istedi.
Beş gün önceki yazımızda; “Anlaşılan, teröristbaşının ‘görevi ve statüsüyle’ ilgili pazarlıklar sürüyor… Bakalım kimin dediği olacak; Saray’ın sözcüsü Mehmet Uçum’un mu MHP-DEM-PKK’nın mı?!” yorumunu yapmıştık.
Galiba yanılmadık. Çünkü DEM cenahı, Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ın, cumartesi günkü görüşmede Cevdet Yılmaz’dan “Kurul’un gerçekleştirdiği iki toplantı ve kurulan dört alt kurulun işleyişi hakkında bilgi alıp görüş ve önerilerini ilettiği” açıklandı.
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’la da, “Çerçeve yasa sonrasında yeni yasama döneminde yapılacak yasal düzenlemeler ve oluşturulacak izleme kuruluna ilişkin istişarelerde bulunularak” yine DEM’in “görüş ve önerilerinin iletildiği” bildirildi.
DEM’in “görüş ve önerileri” yerine “İmralı’nın isteklerini” koyun; onun da hangi “anayasal ve yasal düzenlemeler” buyurduğunu yukarıda aktardık!..

“KOORDİNATÖRLÜK” TAMAM GİBİ
Cevdet Yılmaz ve Numan Kurtulmuş’tan herhangi bir ses çıkmazken, onlarla görüşen Pervin Buldan dün, sürecin bundan sonraki aşamasına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Neler mi söyledi?
Teröristbaşı, “sürecin kritik bir aşamasındayız” demiş, o nedenle bundan sonraki dönemde “100 yıllık meselenin silahlı kısmıyla değil, siyasal kısmıyla ilgili müzakerelerin olacağı ve adımların atılacağı bir aşamaya” geçilecekmiş…
Teröristbaşının hem silahsızlanma hem siyasi ve demokratik sürecin ilerlemesinde “koordinasyon” görevini üstlenmesi planlanıyormuş…
Bunun için de “kurulun koordinesini sağlaması, toplumun farklı kesimleriyle görüşmesi, özgür çalışma ve iletişim koşullarının sağlanması kaçınılmaz bir gereklilik olduğundan”; önümüzdeki günlerde “bu konuda somut bir gelişmeye tanık olacakmışız”…
Yıl 2013; yani birinci açılım süreci… Halen Bahçeli’nin yardımcısı olan Semih Yalçın, Erdoğan’ın MHP hakkındaki sözlerine tepki gösterirken, şunları söyledi:
“Ne yazık ki dümeni Tayyip Erdoğan’ın elinde bulunan AKP iktidarı, artık ülkeyi ve insanlarımızı selamete götürecek yoldan çıkmıştır. Bu iktidarın freni patlamış, tam gaz İmralı ayrışma sürecine sapmıştır. Aşırı derecede barış sarhoşu olmuş Tayyip Erdoğan; Türkiye’yi Kandil istikametine, federasyon uçurumuna doğru götürmektedir.”
Gelinen noktaya bakınca; bir değil 41 kere “maşallah” dense, yeridir!..











