(TUNCELİ) – Haber : Caner AKTAN
TÜİK’in 2025 yılı Evlenme ve Boşanma İstatistikleri’ne göre en düşük evlilik oranına sahip olan Tunceli’de yaşayan Bülent Yılmaz, “Bekar bir insan olarak şunu düşünüyorum: Kendime bir pantolon alabilir miyim, ayakkabı alsam çorap alabilir miyim, kiramı ödeyebilir miyim diye hesap yapıyorum. Böyle bir durumda gidip birine gel, evlenelim desem; ben o insana ne yedireceğim, ne içireceğim? Çocuğum olsa, çocuğum açlıktan ölecek” dedi.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), 2025 yılı Evlenme ve Boşanma İstatistikleri’ne göre, Türkiye genelinde evlilik sayıları düşerken boşanma oranlarında artış görüldü. Tunceli, evlilik hızının en düşük olduğu il oldu.
ANKA Haber Ajansı’na konuşan Tuncelili yurttaşlar, evlilik oranlarının düşük seyretmesinde ekonomik koşullar, genç nüfusun göç eğilimi ve işsizlik gibi faktörlerin etkili olduğunu ifade etti.
Ekonomi düzelmeden evlenmenin zor olduğunu ifade eden Nergis Yetkiner şunları söyledi:
“Türkiye’de ciddi bir ekonomik sıkıntı var. Evlenmek artık gerçekten çok pahalı. Düğün salonları pahalı, kiralar pahalı, yeni eşyalar pahalı, beyaz eşyalar pahalı. Kuaför masrafları bile oldukça yüksek. Kısacası evlenmek günümüzde gerçekten zorlaştı. Bu durum sadece Tunceli’de değil, Türkiye’nin her yerinde böyle. Şu an nişanlı olup ekonominin düzelmesini bekleyen milyonlarca insan var. Bu nedenle, ekonomik koşullar iyileşmeden evlenmek birçok kişi için oldukça zor görünüyor.”
“Bugün genç biri olsaydım, ekonomik koşullar nedeniyle asla evlenmeyi düşünmezdim”
Hıdır Mercan ise “Ben 1956 doğumluyum. 1974 yılında evlendim. O günün hayat koşullarında mutluyduk. Ancak yeniden dünyaya gelmiş olsaydım ve bugün genç biri olsaydım, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik koşullar nedeniyle asla evlenmeyi düşünmezdim. Bu durum gençlerimizin suçu değildir. Ülkeyi yöneten insanların sorumluluğu altındaki bir meseledir. Eğer bu ekonomik şartlar düzeltilmezse, kimse kolay kolay evlenmeyi düşünmez” dedi.
“Bu yoksullukta, bu hayat pahalılığında insanlar nasıl evlenebilir?”
Bülent Yılmaz ise şunları ifade etti:
“Bekar bir insan olarak şunu düşünüyorum: Kendime bir pantolon alabilir miyim, ayakkabı alsam çorap alabilir miyim, kiramı ödeyebilir miyim diye hesap yapıyorum. Böyle bir durumda gidip birine gel, evlenelim desem; ben o insana ne yedireceğim, ne içireceğim? Çocuğum olsa, çocuğum açlıktan ölecek. Bu yoksullukta, bu hayat pahalılığında insanlar nasıl evlenebilir? Evden çıkarken cebime 200 TL koyuyorum çarşıya gelmem, bir çay içmem derken para bitiyor. İşsizlik diz boyu, insanlarda para yok. En düşük kira bile neredeyse 20 bin TL olmuş.”
“Bu durumun en büyük sebebi ekonomik sorunlar”
Genç nüfusun yurt dışına göç ettiğini ifade eden Nurcan Şanlı ise “Gençlerimizin büyük bir kısmı zaten burada yaşamıyor; yurt dışına ya da başka şehirlere göç ediyor. Burada genç nüfus azaldığı için evlilik oranları da doğal olarak düşüyor. Dediğim gibi, bunun en büyük sebebi ekonomik sorunlar. Burada iş imkanı yok denecek kadar az. Gençlerin çalışabileceği alanlar sınırlı. Daha çok küçük esnaf, dükkanlar, marketler var. Onun dışında fabrika gibi büyük işletmeler ya da farklı istihdam alanları yok” şeklinde konuştu.