Kaza, 29 Mart 2026’da Batıkent’teki Atlantis AVM önünde meydana geldi. Üniversitede okuyan ve Japonya’ya gitme hayaliyle boş zamanlarında yarı zamanlı çalışmaya başlayan Ela, işteki dördüncü gününde, aslında izinli olduğu halde hastalanan bir iş arkadaşının yerine mesaiye gelmişti. İş çıkışında AVM’nin arka kapısından çıkarak karşıya geçmek isteyen genç kadına, hızla gelen bir otomobil çarptı.
OLAY YERİNDE KALBİ DURDU
Çarpmanın şiddetiyle Ela’nın kalbi olay yerinde durdu. İlk müdahaleyi bölgedeki bir kafede çalışan bir kişi yaptı. Hastaneye kaldırılan genç kadın, burada üç kez yeniden hayata döndürüldü. Ancak 16 gün süren tedavinin ardından, uzun süredir beklediği doğum gününe iki gün kala hayatını kaybetti.

“FREN İZİ YOK” İDDİASI
Aile, 50 km/s hız sınırının bulunduğu ve yaya trafiğinin yoğun olduğu bölgede 24 yaşındaki sürücünün aşırı hızla geldiğini öne sürüyor. Ela ile aynı anda iki kişinin daha karşıya geçtiğini belirten aile, sürücünün hiç yavaşlamadığını ve aracın çarpmadan ancak 50 metre sonra durabildiğini iddia ediyor.
Ailenin aktardığına göre sürücü, ilk ifadesinde yayayı görmediğini ve önüne aniden çıktığını, sonraki ifadesinde ise fren yapıp korna çaldığını söyledi. Aile, polisin görüntü izleme tutanağında herhangi bir fren ya da kaçınma manevrasına rastlanmadığının yer aldığını belirtiyor. Sürücünün Ela’yı hastaneye kendisinin götürdüğü yönündeki beyanına da aile itiraz ediyor; genç kadını hastaneye kadar takip edenin olayı gören bir çift olduğunu söylüyor.
DELİLLER ZAMANINDA TOPLANMADI
Aile, sürücüye alkol testinin kazadan yaklaşık iki saat sonra yapıldığını, madde testi talep etmelerine rağmen yapılmadığını ifade ediyor. Bölgedeki MOBESE kayıtlarının incelenmesi talebinin savcılık tarafından iletildiğini ancak sürecin uzaması nedeniyle görüntülerin silinmiş olabileceğinden endişe ettiklerini dile getiriyor. Aile, aracın bir önceki kavşaktan kırmızı ışıkta geçmiş olabileceğini düşünüyor.
EV HAPSİNE UYMADIĞI ÖNE SÜRÜLDÜ
Aile, kazanın ardından sürücünün aracını tamir ettirdiğini ve ikamet ettiği adresten ayrıldığını iddia ediyor. Ela’nın vefatının ardından sürücü hakkında yeniden tutuklama kararı çıktığını, ancak adresinde bulunamadığını, ardından nöbetçi mahkemece ev hapsi verildiğini aktarıyor. Ailenin beyanına göre sürücünün ev hapsine uymadığına dair dosyada çok sayıda tutanak bulunuyor.
Aile, hastanede geçen 16 gün boyunca karşı taraftan geçmiş olsun dileği dahi almadıklarını, vefattan yaklaşık üç ay sonra ise sürücünün avukatları aracılığıyla görüşme talebi geldiğini ve bunu kabul etmediklerini söylüyor.
“YAYA GEÇİDİ” TARTIŞMASI
Dosyada Ela’nın yaya geçidini kullanmadığı gerekçesiyle kusurlu gösterilmeye çalışıldığını belirten aile, en yakın geçidin yaklaşık 87 metre uzakta, ters yönde ve karanlık bir alanda bulunduğunu vurguluyor. Ela’nın karşıya geçtiği noktanın belediye tarafından kaldırım taşıyla döşendiğini ve ortada bordür bulunmadığını anlatan aile, burasının yayaların fiilen kullandığı bir geçiş noktası olduğunu, aynı anda geçen diğer kişilerin ve hız sınırının dikkate alınmadığını savunuyor.

