Yusuf Dülger
  • 449 Yazı
  • 0 Yorum

Yusuf Dülger - Tüm Yazıları

Çuval ve Su

Ekonomi/iktisat tahsilim yok. Bilgimin olmadığı konularda pek yazmam. Bugüne kadar bildiğim konular üzerinde yazdım. Ancak bu kez ağırlığı ekonomi olan bir yazı yazacağım. Çuvalı bilirsiniz, içine hububattan bakliyata, samandan pamuğu ne kadar geçim kaynağımız varsa onlar konur. Yani çuval geçim...

Devamını Oku

Andımız’a Girmeden

Üç gündür İlkokullarda okutulan “Öğrenci Andı” tartışılıyor. Danıştay’ın kararı yayınlanmadığı için esasa girmeyeceğim; maddeler halinde konuya giriş yapacağım. Biz 23 Nisan 1920’ye kadar, altı yüz yıla yakın padişahlıkla yönetildik. Padişahlık dediğimiz Osmanlı yönetimi, babadan oğla geçen bir yönetim biçimi idi....

Devamını Oku

Geliyorum Diyen Tehlike

Biraz gerilerden başlayayım. 2018’in Temmuz’unda Balkanlar’ı gezmiştim. O gezi ile ilgili bir iki anımı aktarayım. Mostar’da, Yunus Emre Enstitüsü (T.C.’nin bir kurumu)’ne bağlı bir kurumu ziyaret etmiştim. Enstitü’de çok sayıda çalışan vardı ama gördüklerimin çoğu Türkçe bilmiyor veya çok az...

Devamını Oku

Ben Cumhurbaşkanı Olsam-2 (Tasarrufa Nasıl Başlarım?)

Recep Tayip Erdoğan (RTE) 2002 milletvekili seçimlerinin propagandasını yaparken: “Türkiye’de 120.000 civarında resmi araç var. Bu araçları tasarruf için satacağım...” demişti. Çok sevinmiştim. Böylesi düşüncelerin iyi olduğunu belirten bir yazı yazdıktan sonra; araçları satın, bir de teşekkür yayınlayayım demiştim. Aradan...

Devamını Oku

Ben Cumhurbaşkanı Olsam-1 (Milli Eğitim)

Milli eğitim bir milleti var veya yok eder. Bir ülkenin yetkilileri beceriksiz veya bilinçsiz iseler o millet sürünür. Bir ülkenin baş sorulmuşu milli eğitim ile yatıp kalkmazsa, poz verme (gösteriş) hastalığına tutulursa, milletini millet yapan çağdaş düşünce ve yatırımlara öncülük...

Devamını Oku

Çıkış Yolumuz

Türkiye Cumhuriyeti çıkmaza gidiyor. Devlet ve milletimizin yolu her geçen gün daralıyor. Gidiş böyle sürerse yolumuz iyice daralacak. ABD’nin Cizre karşısına yaptığı hava üstü, Suriye ve Irak’taki teröristlere durmaksızın sağladığı silah ve mühimmatı, Dedeağaç’ın hemen yanına konuşlanmaya başlaması, Yunanistan’ın Akdeniz...

Devamını Oku

Beceriksizliğin Adı Gara

Yakın bir geçmişte bazı muhalefet partileri, “Parlamenter sistemi esas alan Anayasa” çıkışı yaptı. İktidar partisi buna “Kurucu Anayasa” çıkışıyla karşılık verdi. “Kurucu Anayasa” gündeme geldikten sonra Cumhuriyet devrimleri yeniden hedefe kondu. Konu ile ilgili bir yazı yazmayı düşünürken her gün;...

Devamını Oku

Bunlar Hoca mı Ajan mı? İskilipli Âtıf Hoca III

19 Şubat 1919 günü İstanbul’da Teâli-i İslam (İslam’ı Yüceltme) Cemiyeti adıyla bir cemiyet kuruldu. Başkanı İskilipli Âtıf. Mustafa Sabri, Bediüzzaman Said (Kürdi) gibi “hocalar” derneğin üyeleridir.[1] Dernek, “İslam’a hizmet” amacıyla kurulduğunu açıklamıştır ama uğraşı alanı padişah yanlısı siyasettir. O günlerde...

Devamını Oku

Cumhuriyet’imizin İsyanlı Yılları (İskilipli Âtıf Hoca II)

Osmanlı devleti yıkıldıktan, yurdumuz işgal edildikten, dedelerimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde “Milli Mücadele”ye başladıktan kısa bir süre sonra yurdumuzda İÇ İSYANLAR başladı. İlginçtir, isyanlar “GÂVURLAR”a karşı, yurdumuzu koruyamayan padişah ve hükümetine karşı yapılması gerekirken; düşmanlara karşı silaha sarılan Atatürk ve...

Devamını Oku

Birinci Dünya Savaşı Sonunda Osmanlı (İskilipli Âtıf Hoca I)

Ankara İstiklâl Mahkemesi “İskilipli Âtıf Hoca” adındaki birisini Anayasa ve ilgili yasalara göre suç işlediği gerekçesiyle idam cezasına çarptırmış. Ceza 4 Şubat 1926 günü uygulanmış. Türkiye’nin siyasal İslâmcıları (dincileri) yıllardır, “Cumhuriyet rejimi/Atatürk, İskilipli Âtıf Hoca’yı haksız yere astırdı” diye dedi-kodu...

Devamını Oku
Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!