Yusuf Dülger
  • 456 Yazı
  • 0 Yorum

Yusuf Dülger - Tüm Yazıları

Araplar ve Arsızlar

İsrail ve Amerika’nın acımasızca yaptığı katliamlar yanlıştır. Zalimleri kınıyoruz ama işbirlikçi ve küstah Arapları sevmek, ahmak olmak, sürekli aldanmak zorunda değiliz. Araplar yaptıkları yanlışların cezasını çekiyorlar. Filistinli İsmail Haniye’nin öldürülmesi içimizdeki mücahitleri kızdırdı. Bayraklarımızı yarıya indirdiler, tekbirler getirdiler, gıyabi cenaze...

Devamını Oku

Köpeksiz Bir Dünya

Günümüzün bazı yöneticileri köpeklerden daha tehlikeliler. Çünkü köpekler bizim aramızı bozmuyor, malımızı çalmıyor, devlet ve milletimize düşmanlık yapamıyorlar, bize hizmette kusur etmiyorlar. Bazı yöneticilerimiz ise bizi bölüyorlar, hırsızlık yapıyorlar, devlet ve millet düşmanlığı yapıyorlar. Çocukluk ve gençlik yıllarım köpeklere olumsuz...

Devamını Oku

Türkiye’de Soysuz Eğitim

Atatürk’ten sonra ağır ağır, son yirmi yılda süratle, bir millî devlet, millî eğitim, millî kültür düşmanlığı, Arap-Acem hayranlığı başladı. Dikkatlice bakınca, bunun arkasında: Alyuvarları nakil, medrese kafalı, dışa bağımlı “büyük devlet adamı, aydın’ denilen kriptoların olduğunu görüyoruz. Türkler Müslüman olduktan...

Devamını Oku

Kamus Namustur

Bir insan veya ulusun namuslu (düzenli, tertipli, güzel huylu, dürüst vs.) olması için kendi kültürünü tanıması, söylenenlerin yahut söylediklerinin bilincinde olması gerekir. İnsan anadiliyle olgunlaşır ve sosyalleşir. İnsan başkalarının diliyle iyi edebiyat yapamaz, evreni kavrayamaz, başarılı olamaz. Bu yüzden her...

Devamını Oku

Devlet ve Terbiye

En gelişmiş anlamıyla eğitim, çocuklara (ve tabii herkese) kendi kendine hareket etmeyi öğretmek demektir. Devlet (T.C.) bize düşünmeyi, ayakta durmayı, bağımsız yaşamayı öğretmez ve benimsetmezse; görevini yapmamış sayılır. Devlet sözcüğü Arapçadır; güç, güçlenmek demektir.  Devlet, bir ulusun siyaseten bağımsızlık ve...

Devamını Oku

Konyalı Düşünür ve Deli İbrahim

Türkiye’de halk ağırlığını kaybetti, saman çöpü gibi suyun üstünde kayıyor, şarap üzümü gibi ayaklar altında çiğneniyor. Semalarımızdaki güneşin aydınlığı yok, ayın loşluğu var. Güneş tutulması kronikleştiği için ağaçlarımız cılız, meyvelerimiz kurtlu. Düşünmeyi öğrenemediğimiz, bilginin ışınlarına kapalı olduğumuz için tehlikenin farkında...

Devamını Oku

Diyanet ve Çocuklar (2)

Aile büyükleri yaşı ilerleyen çocuklarına din hakkında bazı bilgi ve davranış kazandırabilirler, buna saygı duyulur. Ama bu küçük çocuklara yapmamalıdır, çünkü çocukların dinden önce eğlenme, temiz hava ve sosyalleşmeye ihtiyaçları vardır. Erken kazandırılan dini bilgi ve davranışların yarardan çok zarar...

Devamını Oku

Diyanet ve Çocuklar (1)

Bugünkü Diyanet hâlâ Osmanlı’nın kafasını taşıyor. Örnek vereyim. Elimde Diyanet’in, “Hz. Peygamberin Sünnetinde Terbiye (İbrahim Canan)” adlı bir kitabı var. Orada, 7 yaşına gelmiş çocuklara namazın öğretileceği, 10 yaşına geldiklerinde namaz kılmazlarsa tahtayla değil; tokatla dövüleceği anlatılıyor (s. 132-133). Şu...

Devamını Oku

Kafamızdaki Putlar ve Tabular (5)

Mustafa Kemal bir taraftan İstiklal Savaşı yaparken bir taraftan eğitim öğretimi yaygınlaştırdı, okullarda müspet bilimlerin okutulmasını sağladı, kafalardaki PUT ve TABULARI yıkmaya başladı. Mustafa Kemal bir taraftan topluma zarar veren medreseleri kapattırırken bir taraftan da Diyanet İşleri Başkanlığı, İmam-Hatipler ve...

Devamını Oku

Kafamızdaki Putler ve Tabular (4)

Türkler Müslüman olduktan bir süre sonra bu özelliklerini değiştirmeye başlamışlar, Arap ve geri ülkelerdeki PUT, TABU, BÜYÜ gibi ilkel, ruhsal, toplumsal hastalıklara yakalanmışlar. Ne var ki, bilim ve özgürlüğün zirveye çıktığı çağımızda Türkler sonradan edindikleri huyun tutsağı oldular; akılsızlık, siyasi...

Devamını Oku
Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!