Dr. Lütfü Şahsuvaroğlu
  • 600 Yazı
  • 0 Yorum

Dr. Lütfü Şahsuvaroğlu - Tüm Yazıları

Sovyetler Birliği Gibi Dağılmak

Kürt Sorunu Çözüm Sürecini Hitama Erdirmenin Yeni Proje Duyarlılığı:   Birçok yazar, özellikle de Kürt sorununun hitama erememesinden ötürü sitemkâr ve peşîmân olanlar PKK meselesinin bir arakesit meydana getirdiğinden pek elemliler.   Onlara göre, Osmanlı’nın son zamanlarda akıl erdiremediği çözümleme...

Devamını Oku

Vatan–Millet-Sakarya (II)

Hayvanın Hakkı Hayvana, İnsanın Hakkı İnsana   İnalcık’ın tesbiti doğru olmakla birlikte Kanunnamelerden de anlaşılacağı üzere bağ haline getirilmemesi gerektiği halde, bir tarla bağ yapılmışsa; bu da bozulmaz ama sipahiye ürünün dörtte biri verilir. Üretim tarzı aynı zamanda toplum düzeni...

Devamını Oku

Vatan–Millet-Sakarya (I)

“Vatan, millet, Sakarya” kavramı bir zamanlar bu milliyet değerleriyle dalga geçmenin bir aracı idi. Allah’a inanan ve mesuliyet hissi derin olan milletin ruh kökünden koparılması için bir strateji yürütenlerin iğrenç taktiğiydi. Bu kavram bir zamanlar, küresel dayatma ve algı sisteminin...

Devamını Oku

Devlet Bey ve Cömert Basınımız

Yusuf Ziya Cömert, pek cömert davranarak Devlet Bey’in Devlet Ciddiyeti’ni kaleme almış Çarşamba günkü köşesinde.   “Türk siyasetinde MHP diye bir gerçek var” diye başlıyor yazısına.   Hemen anlıyorsunuz, “keşke olmasaydı” demek istediğini aslında.   Niyazi Ağabeyin(Mehmet Niyazi Özdemir) MHP...

Devamını Oku

Büyük Doğu’nun Çekirdeği

MİLLİYETÇİLİĞİN TARİHİ TEMELLERİ VE DEVLETE YANSIMASI   Necip Fazıl’ın Büyük Doğu Marşı’ndaki Oğuzculuk felsefesini çekirdek ve çatı teorisinin çekirdeği olarak farz edebiliriz.   Çekirdek alabildiğine sıkı ve sarsılmaz; solmaz pörsümez yıkılmaz iç kaledir. Çatı ise alabildiğine genişleyebilen kuşatıcı biz sosyolojisi.. ...

Devamını Oku

Şehit ve Annesi

Bergama’daki cenaze töreninde şehidin annesi Saniye Koç şöyle feryat etmişti giden oğlunun ardından:   “Gitme oğlum dedim ama beni dinlemedi, gitti.”   Cemil Koç polis memuru idi.   İzmir’de görev yapıyordu.   Geçici görevle Şırnak’a gitmişti.   PKK’lı teröristler tarafından...

Devamını Oku

‘Toprağa Bas Deli Gönül Toprağa’

ŞEHRİ KORUMAK NAMUSTUR: SUYUNU, TOPRAĞINI, KÜLTÜRÜNÜ, İNSANINI, FLORASINI…   Karakoç’un bir mısraı bu…   “Toprağa bas deli gönül toprağa/Yardan daha yüksek uçamazsın ki…”   Toprak anasır-ı erbaa’dan.. Su da öyle… Su ve toprak yaradılışın ve insanlık tarihinin iki temel bereket...

Devamını Oku

Yalnızlaştırılmamızın sorumluları

YÖNETİŞİMSEL İLETİŞİMDE DERİN KAFA KARIŞIKLIĞI STRATEJİSİ   Birinci Dünya Savaşından bu yana ilk defa yerli ve milli bir duruşa sahip olduğumuz üzerine yorumları okuyunca insan düşünmeden edemiyor.   İçimizden Mehmet Akif’ten daha yüksek seciyeli bir Müslüman çıktı, daha güzel Türkçe...

Devamını Oku

Yılmaz Saka’ya Veda (2)…

Hafta sonları o zamanlar Ankara İmam-Hatip Lisesine sürgün edilen Merhum Tuğman Ciranoğlu Ağabey ayağında şalvarı başında sekiz köşeli Elazığ kasketiyle aralarına katılır, gümrükten geçmemiş fıkraları, mizah edebiyatının en çarpıcı örnekleriyle bu “kaçaklar”ı gülmekten yerlere yatırarak; “Hadi bana eyvallah bu size...

Devamını Oku

Yılmaz Saka’ya Veda (1)…

Yılmaz Saka 12 Eylül evveli eğitimcilerimizdendi. Aynı zamanda hafız-ı Kuran olduğundan şehit cenazelerinde Kur’an okur maşeri duamızın sözcüsü olurdu. Onunla ben Gazi Hastanesi’nde endoskopi bölümünde son zamanlarda sıklıkla karşılaştık. Dün ebediyete uğurladık. Eski dostlar, gönüldaşlar hep oradaydı. Mekânı cennet olsun....

Devamını Oku
Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!