Dr. Alper Sezener
  • 56 Yazı
  • 0 Yorum

Dr. Alper Sezener - Tüm Yazıları

Malumat Çağı: Her Şeyi Bilen Ama Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsan

Bu makale, Malumat Çağı'nda, yani bilgiye erişimin çok kolay olduğu ancak derinliğin kaybolduğu modern dönemde anlamın ve düşüncenin değer kaybettiği üzerine eleştirel bir denemedir. Yazar, günümüzde yüzeysel bilginin (malumat) artışının, hakiki bilgi yolculuğunu ve sessizlikle olgunlaşan düşünceyi engellediğini savunur; zira herkes her konuda yorum yapma baskısı altındadır....

Devamını Oku

Yorgunluk Çağı: Sessiz Çöküşün Antropolojisi

Dr. Alper Sezener'in "Yorgunluk Çağı: Sessiz Çöküşün Antropolojisi" başlıklı analizi, modern bireyin sürekli üretim ve görünürlük baskısı altında yaşadığı kolektif tükenmişliği ve sessiz çöküşü analiz etmektedir. Metin, uykusuzluğun statüye dönüştüğü, hızın derin bir korkuyu maskelediği ve bireyin kendi kendini sömüren bir sisteme gönüllü olarak bağlandığı neoliberal kültürü eleştirmektedir....

Devamını Oku

Yakıcı Gerçek: İklim Krizi

Kaynak, Dr. Alper Sezener'in "Yakıcı Gerçek: İklim Krizi" adlı eserinden alınan alıntılar ve David Attenborough: Gezegenimizden Bir Yaşam belgeseline dair bir film önerisi sunmaktadır. Sezener'in metni, iklim krizinin artık soyut bir tehdit olmaktan çıkıp somut ve gündelik bir gerçekliğe dönüştüğünü iddia etmektedir. Yazar, bu...

Devamını Oku

Her Şeye Rağmen Yaşamı Seçmek

Kaynak metin, Dr. Alper Sezener'in "Her Şeye Rağmen Yaşamı Seçmek" başlıklı makalesinden alıntılar sunmaktadır ve bu parçalar, insanın en zor koşullar altında bile yaşamı savunma ve anlam bulma sorumluluğu üzerine odaklanmaktadır. Metin, Roberto Benigni'nin "Hayat Güzeldir" filmi ve Jean-Jacques Rousseau'nun özgürlük hakkındaki sözleri gibi kültürel ve felsefi referanslarla...

Devamını Oku

Bir Kitabın İçinde Kaybolmak

Sağlanan metin, Dr. Alper Sezener'in "Bir Kitabın İçinde Kaybolmak" başlıklı denemesinden alınmıştır ve okumanın dönüştürücü gücünü ele almaktadır. Yazar, kitapların okuyucuyu gündelik kaygılardan uzaklaştıran ve içsel bir evrene açılan kapılar olduğunu savunur. Metin, bir kitabın içinde "kaybolmanın" olumsuz değil, aksine kişinin kendini anlama ve geliştirme...

Devamını Oku

Hakikat Sonrası Çağda İnsan Özgürlüğü Meselesi

Kaynak metin, Hakikat Sonrası Çağda İnsan Özgürlüğü Meselesi başlığını taşıyan bir analiz sunarak, günümüz "ileri demokrasisinin" aslında gelişmiş bir tahakküm biçimi olduğunu savunmaktadır. Yazar, özgürlük, demokrasi ve erdem gibi kavramların, reklam ajansları ve medya manipülasyonları aracılığıyla tüketim sloganlarına ve sahte tercihlere indirgendiğini ileri sürmektedir. Bu çağda arsızlığın ve ahlaksızlığın bir erdem gibi sunulduğu bir...

Devamını Oku

Utan. Yavaşla. Sus

Alper Sezener'in "Utan, Yavaşla, Sus" başlıklı yazısı, günümüz toplumunun değer kaybını sinema ustaları Ingmar Bergman, Andrei Tarkovsky ve Jean-Luc Godard'ın eserleri üzerinden inceler. Metin, Bergman'ın utanç temasını günümüzdeki arsızlık ve kibrin yaygınlaşmasıyla karşılaştırırken, Tarkovsky'nin zaman anlayışını modern çağın hız bağımlılığı ve yüzeyselliği karşısında değerlendirir. Ayrıca, Godard'ın parçalanmış...

Devamını Oku

Süper Kahramanların Ölümü

Alper Sezener'in "Süper Kahramanların Ölümü" adlı makalesi, süper kahramanların modern çağda orijinal anlam ve amaçlarını nasıl yitirdiklerini ele alıyor. Yazar, çocukluktaki Süpermen ve Örümcek Adam gibi kahramanların sorumluluk, adalet ve insaniyet gibi değerleri temsil ettiğini belirtiyor. Ancak günümüzde bu kahramanların,...

Devamını Oku

Doğayı Zincirleyen İnsan: Tahakkümün Çöküşü ve Gerçek Sürdürülebilirlik

Bu metinler, insanlığın doğayla kurduğu tahakküm ilişkisini ele almaktadır. Özellikle "Doğayı Zincirleyen İnsan" başlıklı yazı, modern çağda doğanın bir kaynak nesnesine indirgenmesini ve bunun çevresel yıkıma yol açan illüzyonunu açıklıyor. Metin, devletlerin ve şirketlerin "sürdürülebilirlik" söylemlerinin genellikle ekonomik çıkarları maskeleyen bir "yeşil aklama" aracı olduğunu öne sürer. Bu noktada, "Instinct" filmi,...

Devamını Oku

Liderlik Mitinin Çöküşü

Günümüzde "liderlik" kelimesinin içinin boşaltıldığını, sosyal medyada parlatılan, parlak ama içi boş bir "plastik oyuncak" haline geldiğini savunur. Plazalarda, iki-üç yıl deneyimli herkesin süslü unvanlarla ("dönüştürücü lider," "duygusal zekâ lideri" vb.) "lider" olduğunu ve bunun modern kurumsal kültürün bir hayaleti...

Devamını Oku
Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!