DEM Parti İmralı Heyeti tarafından paylaşılan detaylar, yürütülen temasların boyutunu ve gelinen noktayı gözler önüne serdi. Terör örgütü elebaşı Öcalan’ın süreç için şart koştuğu “çerçeve yasa” talebi, devletin anayasal düzenini ve hukuki yapısını pazarlık konusu haline getirme çabası olarak değerlendiriliyor.
Yasal zemin kılıfı altında sunulan bu dayatmanın, terörle mücadelede kazanılan ivmeyi zafiyete uğratma riski taşıdığına dikkat çekiliyor.
CUMHURİYET’İN KURULUŞU İLE TERÖR PAZARLIĞINI BİR TUTMA HADDESİZLİĞİ
Açıklamada en çok tepki çeken kısım ise Öcalan’ın süreci “En az Cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemli bir sürecin başlangıcındayız” sözleriyle tanımlaması oldu. Bağımsızlık savaşı vererek kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin harcını ve aziz milletin varoluş mücadelesini, terör örgütüyle yürütülen muhataplık arayışlarıyla eş değer tutmaya çalışan bu ifadeler skandal olarak nitelendirildi.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu üniter devlet yapısının, bu tür benzetmelerle itibarsızlaştırılmak istendiği vurgulanıyor.
KAMUOYU VE SİYASETTEN ELEŞTİRİ YAĞMURU: MİLLİ BÜTÜNLÜK TEHLİKEDE Mİ?
İmralı’dan gelen bu mesajlar; anayasal bütünlük, terörle mücadeledeki kararlılık ve milli egemenlik ilkeleri açısından ciddi kaygıları beraberinde getirdi. Siyasi uzmanlar ve eleştirmenler, terör örgütü elebaşının meşru bir siyasi aktör gibi konumlandırılmaya çalışılmasının ve yasal düzenleme talep etmesinin kabul edilemez olduğunu ifade ediyor.
Devletin ve milletin bölünmez bütünlüğünden taviz verilerek yürütülecek hiçbir sürecin meşruiyet kazanamayacağı altı çiziliyor.

