H. Nurcan Yazıcı
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. HÜRMÜZ: SU YOLU DEĞİL, GÜÇ MEZARLIĞI

HÜRMÜZ: SU YOLU DEĞİL, GÜÇ MEZARLIĞI

featured
0
Paylaş

Bu metin, Hürmüz Boğazı’nın tarih boyunca büyük güçler ve liderler için stratejik bir sınav niteliği taşıyan jeopolitik önemini ele almaktadır. 16. yüzyıldan itibaren Portekiz, Osmanlı ve Britanya gibi imparatorlukların bu dar geçitte verdiği hakimiyet mücadeleleri, Piri Reis gibi önemli isimlerin trajik kaderleri üzerinden anlatılmaktadır. Boğazın sadece bir su yolu değil, küresel enerji akışını ve dünya ekonomisinin ritmini belirleyen hayati bir arter olduğu vurgulanmaktadır. Günümüzde İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki gerilimin merkezinde yer alan bu bölge, olası bir tıkanıklık durumunda dünya çapında bir kriz yaratma potansiyeline sahiptir. Sonuç olarak kaynak, Hürmüz’ün tarihsel süreçte devletleri yükselten veya çöküşe sürükleyen bir güç merkeziolduğunu gözler önüne sermektedir.

Bugün üzerine konuştuğumuz şey sadece bir deniz yolu değil. Bu, dünyanın nabzının attığı bir arter. Tıkandığında sadece bir bölge değil, bütün sistem krize giriyor. Tarih bunu defalarca gösterdi. Ama her güç, nedense aynı hatayı yeniden yapma konusunda ısrarcı.

  1. yüzyılda Portekiz İmparatorluğu okyanuslara hükmediyordu. Ama mesele açık deniz değil, dar geçitlerdi. 1515’te Afonso de Albuquerque Hürmüz’ü aldığında, sadece bir kaleyi değil, ticaretin kalbini kontrol ettiğini düşündü. Ve belki de en büyük yanılgı buydu: “Kontrol ettiğini sandığın şey, seni de kontrol etmeye başlar.”Çünkü güç, tek bir noktaya yaslanınca kırılganlaşır. 1622’de Safevî Devleti ile İngiliz Doğu Hindistan Şirketibirleşti; Portekiz Hürmüz’den söküldü. Bu sadece bir yenilgi değildi; bu, bir devrin kapanışıydı…

Osmanlı da aynı sınavdan geçti. Osmanlı İmparatorluğu Hint Okyanusu’na indi ama Hürmüz gibi dar ve kritik bir noktada kalıcı üstünlük kuramadı. Bu mücadelenin içinde büyük isimler vardı. Ama tarihin acı tarafı şudur: Büyük isimler de büyük hesapların içinde harcanır. Piri Reis… Sadece bir kaptan değil, bir çağın en önemli deniz akıllarından biriydi. 1552’de Hint Okyanusu’nda Portekiz’e karşı yürütülen seferlerde yer aldı. Hürmüz hattına yönelen bu mücadelede beklenen sonuç alınamadı. Geri çekilme kararı, donanmanın bir kısmının Basra’da bırakılması ve stratejik tartışmalar… Belki askeri bir geri çekilmeydi; ama siyasette geri çekilmenin karşılığı çoğu zaman yoktur. İstanbul’da bu kararlar başarısızlık olarak görüldü ve o başarısızlığın bedeli ağır oldu. Kanuni Sultan Süleyman döneminde verilen hükümle Piri Reis idam edildi. Bir savaş kaybedilmemişti belki ama bir akıl kaybedilmişti. Hürmüz bu kez bir kaleyi değil, bir denizcinin kaderini yutmuştu.

  1. yüzyılda Britanya İmparatorluğu geldi. Doğrudan işgal etmedi; dengeyi kontrol etti. Çünkü artık mesele toprak değil, akışı yönetmekti. 20. yüzyılda ise sahne değişti; Amerika Birleşik Devletleri ve İran bu dar hatta karşı karşıya geldi.

1979 İran Devrimi sonrasında Hürmüz artık sadece bir geçiş yolu değil, açık bir gerilim hattı oldu. İran-Irak Savaşı sırasında tankerler vuruldu. Dünya şunu anladı: Bu boğaz, sadece ticareti değil, sinirleri de taşır.

Ve bugün… Dün bu boğazdan baharat geçiyordu, bugün petrol geçiyor. Ama gerçek değişmedi: Bu hattı kontrol eden sadece ticareti değil, dünyanın ritmini kontrol ediyor. İran için bu bir koz, Amerika Birleşik Devletleri için bir kırmızı çizgi ve dünya için bir kırılma noktasıdır.

SON SÖZ: BİR SAVAŞ ÇIKARSA…

Eğer bugün Hürmüz bir bilinmezlikle karşı karşıya kalır ve kapanırsa:

  • Petrol akışı durur,

  • Enerji fiyatları fırlar,

  • Ekonomiler sarsılır,

  • Ve kriz bölgesel kalmaz, küresel olur.

Hiçbir ülke “uzaktayım” diyemez. Hiçbir güç “bana dokunmaz” diyemez. Amerika büyük bir kırılma yaşar. Çünkü Hürmüz’ün kuralı nettir: Burada mesele mesafe değil, bağımlılıktır. Ve tarih bize şunu fısıldar: Hürmüz’de kaybeden sadece savaş kaybetmez; zaman kaybeder, güç kaybeder, gelecek kaybeder. Bazen bir komutanı, bazen bir lideri, bazen bir imparatorluğu… Ama mutlaka bir şeyi yutar. İran bunun farkında ve bütün gücüyle direniyor.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haberiniz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!