Atsız Burucu’nun kaleme aldığı bu metin, yapay zekâ teknolojilerinin birer tembellik aracı değil, zihinsel gelişimi destekleyen stratejik aletler olarak görülmesi gerektiğini savunmaktadır. Yazar, öğrencilere süreç boyunca eşlik edecek ChatGPT, Obsidian ve Gamma gibi uygulamaların doğru kullanım yöntemlerini detaylandırmaktadır. Bu araçların temel amacı, bilgiyi kopyalamak yerine eleştirel düşünme, kavramsal bağlar kurma ve etkili anlatılar oluşturma becerilerini geliştirmektir. Metne göre yapay zekâ, ancak kullanıcı tarafından sorgulandığı ve yönlendirildiği takdirde anlamlı bir entelektüel kaldıraç görevi üstlenebilir. Sonuç olarak, teknolojinin bir ikame aracı değil, bireyin zekâsını ve derinliğini yansıtan bir yardımcı olması gerektiği vurgulanmaktadır.
Son yıllarda “yapay zekâ” denince herkesin aklına aynı şey geliyor:
Hazır cevaplar, süslü metinler, kısa yoldan ödevler…
Oysa mesele bu değil.
Yapay zekâ bir ikame değil; doğru kullanıldığında güçlü bir entelektüel kaldıraçtır.
Yanlış kullanıldığında ise düşünmeyi körelten pahalı bir tembellik aracına dönüşür.
Bu nedenle öğrencilerime üç aracı özellikle ayırarak öneriyorum.
Ne fazla ne eksik.
Gerçekten işe yarayanlar bunlar.

- ChatGPT: Soran Öğrenci İçin Zihin Açıcı Bir Ortak
ChatGPT bir “ödev yazma makinesi” değildir.
Doğru kullanılırsa: Konuyu farklı açılardan görmeyi öğretir, metni eleştirmeyi, yeniden yazmayı sağlar ve “Ben ne düşünüyorum?” sorusunu netleştirir.
Yanlış kullanımı bellidir: Kopyala–yapıştır, düşünmeden teslim, sorgulamadan kabul.
Doğru kullanım ise şudur: Soruyu iyi sor, cevabı tartış, itiraz et, yeniden sor.
ChatGPT sana düşünmeyi öğretmez, ama düşündüğünü ayna gibi gösterir.
- Obsidian: Ezber Değil, Bağlantı Kuran Öğrenci İçin
Obsidian klasik bir not defteri değildir.
Bir düşünce haritalama aracıdır.
Ders notlarını saklamak için değil, kavramlar arasında bağ kurmak için kullanılır.
Bir makale, bir ders, bir kitap…
Hepsi zamanla birbirine bağlanır.
Öğrenci şunu fark eder: “Ben aslında aynı konuyu farklı derslerde tekrar tekrar görmüşüm.”
Bu farkındalık ezberi değil, anlamayı doğurur. Gerçek öğrenme tam da burada başlar.
- Gamma: Sunum Değil, Anlatı Kurmak İçin
Gamma, “slayt yapayım” aracı değildir.
Sunumu metinden sonra düşünen öğrenci için idealdir.
Metni yapılandırır, anlatıyı sadeleştirir ve görselliği süs değil, destek hâline getirir.
Özellikle proje, seminer ve sunumlarda “çok yazdım ama anlatamıyorum” diyen öğrenciler için Gamma ciddi bir rahatlık sağlar.
Ama şunu unutmayın: İçerik sizden gelmiyorsa, en güzel slayt da boştur.
Son Söz Yerine
Yapay zekâ sizi zeki yapmaz.
Ama zekânızı daha görünür kılar.
Düşünmeyen öğrenci için hiçbir araç faydalı değildir.
Düşünen, sorgulayan, bağ kuran öğrenci için ise doğru araçlar yolu kısaltır, derinliği artırır.
Ben öğrencilerime şunu söylüyorum:
“Yapay zekâyı kendinizin yerine değil, kendinizle birlikte kullanın.”