Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu, 2011 yılının başında dönemin savcısı Zekeriya Öz tarafından başlatılan soruşturmayı öğrendiğinde yurt dışındaki görev yeri olan Afganistan’da bulunuyordu. Kendisine yönelik suçlamaların ardından vakit kaybetmeden kargo uçağıyla Türkiye’ye dönerek adli makamlara teslim oldu. Mart 2011’de çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Kozinoğlu, Silivri Cezaevi’nde üç kişilik yüksek güvenlikli koğuşa sevk edildi.
ZEHİRLENME KORKUSUYLA SADECE KONSERVE GIZIDANI TÜKETİYORDU
Cezaevi ortamında kendisine yönelik olası bir suikast ya da zehirleme hamlesinden ciddi şekilde kuşkulanan Kozinoğlu, cezaevi mutfağından çıkan hiçbir yemeğe dokunmuyordu. Tutuklu bulunduğu süreç boyunca hayatını garantiye almak amacıyla yalnızca ambalajı kapalı konserve gıdalarla beslenmeyi tercih ediyordu.
KALBİNİ SIKIŞTIRAN KAHVEDEN SONRA GEÇİRİLEN KRİZ
Olay günü koğuş arkadaşıyla birlikte günlük yürüyüşünü tamamlayan Kozinoğlu, duş aldıktan hemen sonra hazırladığı sıcak kahveden yalnızca birkaç yudum aldı. Ancak hemen ardından aniden fenalaşarak yanındaki koğuş arkadaşına kötüleştiğini söyledi. Durumun ciddiyetini fark eden koğuş arkadaşı, ilk yardım amacıyla kendisine dil altı hapı verdi.
CEZAEVİNDE SKANDAL İHMALLER ZİNCİRİ VE GECİKEN MÜDAHALE
Kozinoğlu’nun sağlık durumunun daha da ağırlaşması üzerine saat 18.08’de koğuştaki acil yardım butonuna basıldı. İnfaz koruma memurları koğuşa ancak 10 dakika sonra ulaşabildi. Asıl vahim ihmal ise kurum içindeki sağlık personelinin tutumunda yaşandı. Cezaevinde 24 saat hazır bulunması gereken 3 kişilik acil sağlık ekibinin, görev yerini terk edip Silivri ilçe merkezine yemeğe gittiği belirlendi. Sağlık görevlileri olay yerine ancak yarım saat rötarla varabildi.

YOLDA BEKLETİLEN AMBULANS VE ÇELİŞKİLİ İFADELER
Hastaneye sevk sürecinde de soru işaretleri birbirini izledi. Kozinoğlu’nu taşıyan nakil aracı, arkadan gelen diğer ekibin talebi üzerine otoyol kenarında yaklaşık 10 dakika durup beklemek zorunda kaldı.
Öte yandan, soruşturma dosyasındaki ifadeler arasındaki zıtlıklar dikkat çekiyor:
Sağlık Çalışanları vs. Gardiyanlar: Hastanedeki hemşireler Kozinoğlu’nun acile ulaştığında bilincinin tamamen kapalı olduğunu belirtirken; infaz koruma memurları ise ambulansa bindirildiği esnada bilincinin açık olduğunu ve ibadet ettiğini iddia etti.
Doktor İfadeleri: Hastane acil doktoru, haber vermek için aradığı cezaevi doktorunun durumdan tamamen habersiz olduğunu ve cezaevinde görevde olduğunu söylediğini aktardı. Buna karşın cezaevi personelleri verdikleri resmi beyanlarda cezaevi doktorunun o saatlerde kurumda olmadığını doğruladı.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından derinleştirilen soruşturma kapsamında, aralarında cezaevi idarecileri, nöbetçi personeller ve görev yerinde bulunmayan sağlık çalışanlarının da yer aldığı en az 15 şüphelinin ifadesine başvurulacak.

