Basın meslek örgütleri; gazetecilere yönelik baskı, tutuklama, sansür ve yargılamalara tepki göstermek amacıyla İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere çeşitli kentlerde eylemler düzenledi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti,Türkiye Gazeteciler Sendikası, DİSK Basın-İş, Çağdaş Gazeteciler Derneği ve Basın Konseyi gibi önde gelen meslek örgütlerinin öncülük ettiği eylemlerde; gazetecilerin çalışma hakkının güvence altına alınması ve basın özgürlüğünün evrensel ilkeler doğrultusunda korunması çağrısı yapıldı.
Zafer Partisi Basın Politikalarından Sorumlu Başdanışmanı Çınar Coşkunserçe, söz konusu eylemlere katılmama kararlarının gerekçesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ BÜTÜN GAZETECİLER İÇİN SAVUNULMALI
Basın özgürlüğünün demokratik hukuk devletinin temel güvencelerinden biri olduğunu vurgulayan Coşkunserçe,basına yönelik baskıların vatandaşların haber alma hakkını doğrudan zedelediğini ifade etti. Gazetecilere yönelik baskı,sansür ve yargılamaların karşısında durduklarını belirten Coşkunserçe, “Basın özgürlüğünü yalnızca kendi düşüncemizi paylaşan gazeteciler için değil, bütün gazeteciler için savunuyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
DEM PARTİ İLE AYNI PLATFORMDA YER ALMAYI DOĞRU BULMUYORUZ
Eyleme katılmama nedenlerini açıklayan Coşkunserçe, DEM Parti’nin de etkinlikte yer alması sebebiyle Zafer Partisi olarak ortak platformda bulunmama kararı aldıklarını duyurdu. DEM Parti’nin PKK ile arasına açık ve kesin bir mesafe koymadığı yönündeki görüşlerini yineleyen Coşkunserçe, terör örgütleriyle arasına mesafe koymayan bir anlayışla yan yana gelmeyeceklerini kaydetti.
Türkiye’nin millî birliği, üniter devlet yapısı ve terörle mücadele konusundaki duruşlarının net olduğunu belirten Coşkunserçe, terör örgütlerinin derhal silah bırakması ve örgütsel faaliyetlerini sonlandırması gerektiğini vurguladı.
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ İLE MİLLÎ BİRLİK BİRBİRİNİN ALTERNATİFİ DEĞİLDİR
Kararlarının basın özgürlüğüne karşı bir tutum olarak algılanmaması gerektiğini altını çizen Coşkunserçe, siyasi ilkeler doğrultusunda hareket ettiklerini bildirdi. Coşkunserçe açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Gazetecilerin özgür olmadığı, haberlerin sansürlendiği ve vatandaşların gerçeklere ulaşamadığı bir Türkiye’yi kabul etmiyorum. Ancak basın özgürlüğü adına da Türkiye’nin millî birliği ve terörle mücadele konusundaki ilkelerimizden vazgeçmeyeceğiz. Benim için basın özgürlüğü de millî birlik de vazgeçilmezdir. Birini savunmak için diğerinden vazgeçmek zorunda değiliz.”

