DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın sosyal medya üzerinden paylaştığı 9 maddelik “yolsuzluk ve haksız kazanç” kriterleri siyaset kulislerinde tartışma yarattı. Yolsuzluğun sadece rüşvet veya devlet kasasından para çalmak olmadığını, devlet gücünün ve imkânlarının çıkar amaçlı kullanılmasının da bu kapsama girdiğini belirten Babacan’ın sözlerine, Zafer Partisi’nden sert bir eleştiri yöneltildi.
BABACAN’IN “YOLSUZLUK” KRİTERLERİ DİKKAT ÇEKTİ
Herkesin yolsuzluk yapanların hesap vermesi konusunda hemfikir olduğu bir dönemde açıklamalarda bulunan Ali Babacan, unvan ve yetki istismarından imar rantlarına, adrese teslim ihalelerden kamu kaynaklarının parti işleri için kullanılmasına kadar birçok başlığı yolsuzluk olarak tanımlamıştı. Babacan, “Bir siyasetçi, sayılan bu davranışları yolsuzluk olarak görmüyorsa ve bunlarla samimi şekilde mücadele etmiyorsa ‘Yolsuzluğa karşıyım’ demesinin anlamı yoktur” ifadelerini kullanmıştı.
ZAFER PARTİSİ’NDEN GEÇMİŞ DÖNEM HATIRLATMASI
Ali Babacan’ın bu çıkışına, Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Seyit Yücel’den manidar ve sert bir soru geldi. Babacan’ın geçmişteki iktidar ortaklığı ve bakanlık dönemlerine atıfta bulunan Yücel, yapılan özelleştirmelerin sonuçlarını hatırlattı.
Seyit Yücel, Babacan’a yönelik şu ifadelerle tepki gösterdi:
“Sn. Babacan; Kâr ettirdiğimiz şeker fabrikalarını özelleştirme adı altında peşkeş çekmek ve bu suretle hem pancar çiftçimizi perişan etmek, hem de şeker ithalatına sebep olmak, ilaveten GDO’lu NBŞ ile Türk milletinin zehirlenmesine vesile olmanın da bir adı var mı?”

