Suriye’deki PKK/YPG/SDG unsurlarının Türkiye’deki siyasetçilere övgüler dizmesini eleştiren Dr. Fikret Bayır, durumu “siyasi şımarıklık” olarak nitelendirdi. Bayır, “Devlet sorumluluğuyla konuşuyoruz ancak bugün Suriye PKK’sındaki eli kanlı bir katilin Türkiye’deki siyasetçilere övgüler düzmesini, ‘silahları gömdük’ demesini milletimizle alay etmek olarak görüyorum” ifadelerini kullandı.
“MECLİS’TEKİ 467 MİLLETVEKİLİ ADINA UTANÇ DUYUYORUM”
Çerçeve yasa tasarısına destek veren milletvekillerine de yüklenen Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bayır, alınan kararın Türk demokrasisi ve hukuk devleti adına bir kara gün olduğunu savundu. Yasa tasarısının hazırlanış ve onay süreçlerine tepki gösteren Bayır, “İçlerinde eski askerlerin, komutanların, bakanlık yapmış isimlerin bulunduğu 467 kişinin, görmedikleri bir tasarıya eli kanlı bir narko-teröristin onayıyla imza atmalarından derin bir üzüntü ve utanç duydum” dedi.
“SİLAH BIRAKMANIN VE TESLİM OLMANIN YOLU HUKUKTUR”
Terör örgütlerinin “silahları gömdük” şeklindeki açıklamalarının ciddiyetten uzak olduğunu ifade eden Bayır, devlet yönetimi ile hukuk kurallarının kişisel tasarılarla şekillenemeyeceğini söyledi. Silah bırakma sürecinin ancak resmi ve hukuki yollarla gerçekleşebileceğini belirten Bayır:
“Devlet hukukla yönetilir. Hukuka göre terör örgütü silah bırakacaksa, o silahlar getirilir, teslim edilir, kayıt altına alınır ve adli kriminal incelemesi yapılır. Kimse ‘biz bunu gömdük’ diyerek Türk devletiyle evcilik oynayamaz, Türk milletinin aklıyla alay edemez.”
“SON SÖZÜ TÜRK MİLLETİ SÖYLEYECEK”
Terör örgütü liderlerinin “kurucu önder” ya da “siyasi koordinatör” gibi ifadelerle meşrulaştırılamayacağını vurgulayan Dr. Fikret Bayır, açıklamasını “Arap coğrafyasındaki figürlere benzer şekilde terör örgütü yöneticilerine gömlek giydirip, kravat takıp bu millete satamayacaklar. Bu süreçte son sözü yine Türk milleti söyleyecektir” diyerek tamamladı.

