Siyasi iktidarın kamuoyunu yanıltmaya çalıştığını öne süren Büyükkayaer, “İktidar, ‘Biz sadece terör örgütüne üye olan, propaganda yapan, finans sağlayan ancak kasten öldürme suçunu işlemeyen ve pişman olup teslim olanları kapsıyoruz’ diyerek gerçeği Türk Milletinden gizlemeyi amaçlıyor. Bu propaganda ile halkın öfkesi yumuşatılmak ve toplumsal direnç zayıflatılmak istenmektedir” ifadelerini kullandı.
ÇATIŞMAYA GİREN TERÖRİSTLER SERBEST Mİ KALACAK?
Yasal düzenlemenin yaratacağı hukuki boşluklara ve tezatlara dikkat çeken Büyükkayaer, somut örnekler vererek şu soruları yöneltti:
- Bombalı Eylemler: Kızılay veya Taksim gibi kalabalık alanlarda bombalı ya da silahlı eylem gerçekleştiren, onlarca kişiyi yaralayan ancak kimseyi öldürmeyen bir terörist ‘kasten öldürme’ suçunu işlemediği gerekçesiyle affedilecek mi?
- Çatışma Anı ve Lojistik: Güvenlik güçleriyle çatışmaya giren 10 kişilik terörist gruptan sadece birinin kurşunuyla şehit verildiğinde, geri kalan 9 terörist ve onları olay yerinden kaçıran şoför kasten adam öldürme fiilini bizzat işlemediği için bu aftan yararlanacak mı?
- Örgüt Yöneticileri: Bizzat çatışmaya girmemiş ve kurşun sıkmamış üst düzey örgüt yöneticileri, sözde pişmanlık beyanlarıyla bu düzenleme kapsamına mı alınacak?
MEMUR OLAMAYAN VATANDAŞLARIN YERİNE TERÖRİST Mİ DEVLETE GİRECEK?
Düzenlemenin adli ve idari boyutuna ilişkin en kritik uyarısını Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 53. maddesi üzerinden yapan Paşa Büyükkayaer, devlete liyakat ve kamu görevine giriş koşulları açısından büyük bir tehlikeye işaret etti.
Terör soruşturma ve kovuşturmalarının ertelenmesi durumunda kesinleşmiş hapis cezalarının bulunmayacağını belirten Büyükkayaer, “Trafikte, okulda veya komşusuyla kavga ettiği için basit bir suçtan 1 yıldan fazla ceza alan bir Türk evladı memur olamazken; aftan faydalanıp soruşturması ertelenen PKK/KCK’lı bir terörist memur olabilecek. Dün Türk askerine kurşun sıkan bir teröristin, yarın karşımıza polis, hâkim, savcı, doktor, kaymakam veya vali olarak çıkmasının önü açılıyor” diyerek tepkisini dile getirdi.

