YASA AÇIK: BİRLİKTE YAŞAMA YETERLİ
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre, boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı tespit edilen kişilerin gelir ve aylıkları iptal ediliyor. Yargıtay, bu kuralın uygulanmaya başladığı 1 Ekim 2008’den itibaren boşanmanın hileli, yani muvazaalı olup olmadığının sorgulanmaması gerektiğinin altını çizdi. Kararda, SGK’nın ya da mahkemelerin kişilerin gerçek boşanma iradesini araştırmasına gerek olmadığı, fiilen birlikte yaşamanın tespitinin aylığın kesilmesi için yeterli olduğu belirtildi.
DAVANIN GEÇMİŞİ
Dava, 2001’de eşinden boşanan ve 2002’de vefat eden babası üzerinden SGK’dan yetim aylığı alan bir kadının dosyasıyla başladı. SGK, kadının boşandığı eşiyle yaşamaya devam ettiğini belirleyerek 2008’de aylığı kesti ve geçmişte yapılan ödemeleri borç olarak çıkardı.
Kadının açtığı ilk iptal davası reddedildi. Kadın, 2022’de yeniden SGK’ya başvurarak aylığının bağlanmasını istedi; talebi reddedilince İş Mahkemesi’ne başvurdu. Mahkeme, SGK’nın işlemini iptal ederek ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte kadına verilmesine hükmetti. Bölge Adliye Mahkemesi de SGK’nın itirazını reddetti.
YARGITAY: EKSİK İNCELEME
SGK’nın temyiz başvurusunu inceleyen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin yalnızca genel bir emniyet araştırması ve sınırlı tanık beyanıyla karar verdiğini, bunun eksik inceleme olduğunu belirtti. Yargıtay, davacı ile boşandığı eşinin nüfus adres kayıtlarının getirtilmesi, ihtilaflı dönemde bu adreslerde kimlerin yaşadığının kolluk aracılığıyla ayrıntılı biçimde araştırılması ve muhtar, komşu, kapıcı ile apartman yöneticisi gibi kişilerin dinlenmesi gerektiğine hükmetti. Daire, Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırarak İlk Derece Mahkemesi’nin kararını oy birliğiyle bozdu.

