TEK VE PARLAK BİR ÇİZGİ
Minnesota Üniversitesi’nden astrofizikçi Mason Huberty ve ekibinin çalışmasında sinyal, yaklaşık 1,6 mikrometre dalga boyunda tek ve parlak bir emisyon çizgisi olarak belirdi. Bu çizginin yanında başka bir emisyon çizgisinin bulunmaması, kaynağın ne olduğunun anlaşılmasını zorlaştırıyor.
10 BİN GALAKSİLİK BÖLGEDE YEDİNCİ TESPİT
Araştırma, güney yarımküredeki Ocak takımyıldızında, Hubble’ın Ultra Derin Alan görüntüsü için 270 saatten fazla gözlemlediği ve yaklaşık 10 bin galaksi barındıran bölgede yapıldı. Ekip, Webb’in Yakın Kızılötesi Spektrografı’nı bilinen hedefler yerine henüz keşfedilmemiş nesneleri aramak için kullandı. Sıkı kriterleri geçen altı tespit uzak galaksilerle eşleşirken, yedinci tespitin bilinen bir karşılığı bulunamadı.
TEKNİK HATA İHTİMALİ ZAYIF
Emisyon çizgisinin iki gözlem yönünde elde edilen dört pozlama setinin hepsinde tutarlı biçimde görülmesi, teknik bir arıza ihtimalini zayıflatıyor. Çizgi, Ekim 2022’deki Webb gözleminde de görülecek kadar parlak olmasına rağmen o tarihte saptanmadı. Bu durum, sinyalin o dönemde var olmayabileceği ya da daha önce çok sönük olan bir nesnenin sonradan güçlü bir parlama yapmış olabileceği ihtimallerini gündeme getiriyor.
DÖRT OLASILIĞIN HİÇBİRİ TAM UYMUYOR
Araştırmacılar dört ana senaryoyu değerlendirdi. Erken evrendeki bir galaksi ihtimali, bu tür bir ışığın o dönemin nötr hidrojeninden geçmekte zorlanacak olması nedeniyle zayıf görülüyor. Daha yakın tarihli bir galaksi ya da süpernova olması halinde ise ek emisyon çizgilerinin de görülmesi gerekiyordu. Dördüncü olasılık olan bir kara deliğin yıldızı parçalaması, tek ve güçlü bir çizgi üretebilecek senaryo olarak öne çıksa da bunu doğrulayacak yeterli kanıt yok.
The Astrophysical Journal’da yayımlanan çalışmada bilim insanları, kaynağın doğasının belirlenmesi için daha hassas takip gözlemlerine ihtiyaç olduğunu vurguladı.

