Orta Asya’dan bu yana Türklerin en kadim manevi geleneklerinden biri olan, Şaman kültüründe ruhani bir köprü ve kutsal bir tını aracı kabul edilen kam davulu, popüler kültürün kurbanı oldu. Dijital platformda izleyiciyle buluşan yapımda, bu kutsal enstrümanın yasaklı madde ticareti ve karanlık ilişkilerle aynı karede gösterilmesi, Türk milletinin kültürel değerlerine vurulan büyük bir darbe olarak değerlendirildi.
Toplumun milli ve manevi hassasiyetlerini hiçe sayan bu yaklaşım, izleyiciler ve kültür dernekleri tarafından anında fark edilerek sosyal medyanın en çok konuşulan gündem maddesi haline geldi. Türklerin bin yıllık mirasının bu denli ucuz bir kurguya alet edilmesi, geniş kitlelerin haklı öfkesini tetikledi.
IMDB PUANI ÇAKILDI, SOSYAL MEDYA AYAĞA KALKTI
Sahnenin yayınlanmasının ardından binlerce vatandaş ve Türk kültürü savunucusu duruma sessiz kalmadı. Sosyal medya platformlarında başlatılan boykot çağrıları kısa sürede çığ gibi büyürken, dizinin uluslararası sinema veritabanı IMDb’deki puanı da peş peşe gelen düşük puanlar ve eleştiriler nedeniyle adeta çakıldı. İzleyiciler, kültürel değerlerin kasıtlı ya da cehaletle harcanmasına karşı oylarını ve tepkilerini açıkça göstererek yapımcılara en sert mesajı verdi. Seyirciden gelen bu organize ve kararlı tepki, prodüksiyon ekibinin hesap hesap üstüne vermesine yol açtı.
YILMAZ ERDOĞAN ÖZÜR DİLEMEK ZORUNDA KALDI
Gelen tepkilerin büyümesi, IMDb puanlarının yerle bir olması ve kamuoyunda oluşan dalga karşısında daha fazla sessiz kalamayan projenin başrolü ve yapımcısı Yılmaz Erdoğan, boyun eğmek zorunda kaldı. GÖK-DER yöneticileriyle bir araya gelen Erdoğan, yaşanan skandalın bir “bilgi eksikliği ve özensizlik” olduğunu kabul etti. İstemeden de olsa Türk milletini ve değerlerini incittiklerini belirten ünlü isim, kamuoyu önünde açıkça özür dileyerek geri adım atmak zorunda kaldı. Bu olay, kültürel hafızaya ve kutsal simgelere saygı duyulmadan yapılan işlerin izleyici tarafından asla affedilmeyeceğini bir kez daha gözler önüne serdi.

