Nefes Gazetesi’nden Şehriban Kıraç’ın derlediği verilere göre Türkiye, geniş tanımlı işsizlik oranı ve işsiz sayısı bakımından Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yer alıyor.
Resmi işsizlik oranı ile geniş tanımlı işsizlik arasındaki farkın giderek açıldığına dikkat çekilen haberde, iki veri arasındaki makasın 23,4 puana ulaştığı belirtildi.
ÇALIŞMAK İSTEYEN 5,4 MİLYON KİŞİ İŞ BULAMIYOR
Mart 2026 verilerine göre Türkiye’de çalışmak istemesine rağmen iş bulamayan kişi sayısı 5 milyon 437 bin olarak kaydedildi.
Mart 2024 döneminde yüzde 24,2 olan geniş tanımlı işsizlik oranı ise iki yıl içinde önemli bir yükseliş göstererek Mart 2026 itibarıyla yüzde 31,5 seviyesine çıktı.
TÜİK VE DİSK-AR VERİLERİ ARASINDAKİ FARK DİKKAT ÇEKTİ
Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre Mart 2026 itibarıyla dar tanımlı işsiz sayısı 2 milyon 873 bin kişi olarak hesaplandı.
Buna karşılık DİSK Araştırma Merkezi’nin hesaplamalarına göre geniş tanımlı işsiz sayısı 12 milyon 850 bini geçti.
Veriler, son iki yılda geniş tanımlı işsiz sayısının 3,3 milyon kişi arttığını ortaya koyarken, yalnızca son bir yıldaki artışın 1 milyon 185 bin kişiyi aştığı belirtildi.
KADINLARDA İŞSİZLİK DAHA YÜKSEK
Atıl işgücü oranı olarak da ifade edilen geniş tanımlı işsizlikte kadınlar ve erkekler arasındaki fark dikkat çekti.
Mart 2026 itibarıyla geniş tanımlı işsizlik oranı erkeklerde yüzde 26,3 olarak hesaplanırken, kadınlarda bu oran yüzde 40,3’e ulaştı.
BETAM: İŞGÜCÜ PİYASASI DARALIYOR
Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin (BETAM) yayımladığı 2026 yılı ilk çeyrek raporunda ise işgücü piyasasında dikkat çekici bir eğilime işaret edildi.
Rapora göre son beş çeyrekte işgücünde yıllık ortalama 230 bin kişilik azalma yaşandı. Uzmanlar, istihdam ve işsiz sayısının birlikte azalmasının işgücü piyasasının daraldığını gösterdiğini belirtti.
BETAM raporunda, bu tür bir gelişmenin genellikle ekonomik kriz dönemlerinde görülen bir durum olduğu değerlendirmesi yapıldı.
İŞGÜCÜNDEN ÇEKİLENLERİN ÖNEMLİ KISMI ÇALIŞMAK İSTİYOR
Raporda, işgücü piyasasından ayrılan kişilerin önemli bölümünün uygun koşullar oluşması halinde yeniden çalışmaya dönmek istediği vurgulandı.
Uzmanlar, özellikle kadınların işgücüne katılımındaki gerilemenin uzun vadeli yapısal bir sorun oluşturduğuna dikkat çekti.
“İNSANLAR İŞ BULMA UMUDUNU KAYBEDİYOR”
Çalışma yaşamı uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik ise Avrupa ülkelerinde resmi işsizlik ile geniş tanımlı işsizlik arasında Türkiye’deki kadar büyük farklar bulunmadığını söyledi.
Çelik, birçok kişinin iş bulma umudunu kaybettiğini belirterek Türkiye ekonomisinin istihdam üretmekte zorlanan bir döneme girdiğini ifade etti.
EKSİK İSTİHDAMDA DA REKOR ARTIŞ
Veriler yalnızca işsizliği değil, eksik istihdam sorununu da gözler önüne serdi.
Mart 2026 itibarıyla haftalık 40 saatin altında çalışan ve daha fazla çalışmak istediğini belirten kişilerin sayısı son bir yılda 1 milyon 77 bin kişi arttı.
Bu kapsamda eksik istihdam edilenlerin sayısı 4,6 milyon kişiye ulaşırken, milyonlarca kişinin daha fazla çalışmak istemesine rağmen yeterli çalışma süresine erişemediği ortaya çıktı.
UZMANLAR ENDİŞELİ
Ekonomistler, işgücüne katılım oranındaki düşüş, geniş tanımlı işsizliğin yükselişi ve eksik istihdamdaki artışın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Ortaya çıkan tablo, Türkiye ekonomisinin yalnızca yeni istihdam üretmekte değil, mevcut işgücünü sistem içinde tutmakta da zorlandığı yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor.